THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Amerika’ya nefret tüm insanlığın kurtuluşu olacaktır

16 Ağustos 2018 Perşembe

Amerika’nın Müslüman dünyayı Batılılaştırılma projesi, kimi dönemlerde modernleşme, kimi dönemlerde sömürgeleştirme, kimi dönemlerde oryantalizm, kimi dönemlerde emperyalizm, işgaller, istilalar ve savaşlarla, kimi dönemlerde Hıristiyanlaştırma ile bu dönemde de küreselleşme yoluyla sürmektedir.

Bütün bunlar birbirine bağlı, birbiriyle iç içe geçmiş süreçler olarak somutlaşmaktadır. Bugün ise bütünüyle yoldan çıkmış bir küresellik durumu ile karşı karşıyayız.

Bilim, bilgi, teknoloji, enformasyon, modernlik geliştikçe, güçlendikçe, büyüdükçe; tahrip yıkım ve yok etme gücü de o ölçüde büyük boyutlara ulaşmaktadır.

……………….

Amerika, uluslararası hukuku, ahlaki ve insani tepkileri, gerilimleri ve kendisine yönelen büyük nefreti asla umursamadan sınırsız bir kibir ve narsizmle her türlü keyfiliğe başvurarak, küresel tahakküm peşindedir.

Bu tahakkümlerinin ve kibirlerinin esiri olarak onlara karşı direnen halklara “terörist” damgası vurup, kendi ürettikleri terör örgütlerine hem silah satmakta hem de o halklar üzerinde baskı kurarak, “demokrasi ve özgürlük” vaadiyle istediği gibi sömürmekteler.

Amerika terörist örgütler sayesinde sömürdükleri bu ülkelerin yeraltı-üstü zenginlik kaynaklarının yanı sıra esasinsanların kanıyla beslenmektedir.

Bu anlamda medya ve sosyal iletişim araçlarının koordinesinde oluşturulan merkezlerle; toplumların sosyal, siyasal ve ekonomik durumlarına göre, dini yahut ırki yönden ayrımcılık politikaları izleyerek, Müslüman halkları birbirine düşman etmektedir.

Hatta pek çok yerde birtakım meselelerin, İslami yorumlarını kendilerine göre fetvalandırıp deklare ettirmektedirler.

Ülkemiz dışında bu oyuna gelmeyen Müslüman ülke yok gibidir. Bizde de besledikleri terör örgütleri ve sempatizanları ABD’ye tapmaktadır.

Halkıyla bütünleşemeyen bazı Müslüman memleketler, Amerika’nın rahatlıkla türlü oyunlar tezgâhladığı arenalardır.

……………….

Amerikalıların iğrenç bir anlayışı vardır ve bu anlayışlarına da sebep; maalesef Müslüman kisveli ve sözlü devlet yöneticileri ile Amerika’da tahsil görürken, zihinlerini esir etmiş okumuş kimselerdir.

Amerikalı beyazlar, kendilerini seçilmiş/tercih edilmiş halklar olarak görmektedirler. Bu sebeple ABD’deki siyahlar dâhil, bütün insanlığı dışlayıcı bir politika izlemektedirler.

Tekrar edelim ki, halen bu gerçeğin farkında olan tek ülke yine Türkiye’dir.

Gerçi o kadar haksızlık etmeyelim. Bazı İslam ülkelerinin halkları da bizim gibi düşünmekte ve inanmaktadırlar ama ellerinden bir şey gelmemektedir.

Ne yazık ki, o ülkelerin yöneticileri de tepeden tırnağa ABD’ye zincirlenmiş modern köleler durumundadırlar.

…………………

Ezcümle:

Amerika her geçen gün içten içe çökmektedir. Toplumunun hiçbir kesiminde “geçim ve istikrar adına” ülkelerine karşı güven kalmamıştır.

Bu yüzden Amerika varlığını koruyabilmek için İslam’ı ve Müslüman toplumları düşman olarak seçmiştir.

Eğer İslam âlemi ve sömürülen diğer halklar, Amerikalıların çıkarlarına hizmet etmekten vazgeçip, kendilerine gelirlerse, kaçınılmaz çöküş daha da hızlanacaktır.

Amerika’ya nefret büyüdükçe, tüm insanlık büyük bir beladan kurtulacaktır. 

 

YORUM YAZ