Bu hafta çok hareketli ve tarihi bir hafta oldu
MHP lideri devlet Bahçeli’nin ekim ayı başında başlattığı süreç 22 Ekim itibarıyla herkesi şok eden tahmin edilemez bir noktaya ulaştı. Bu açıklamaların ardından insanlar nasıl hareket etmeleri gerektiğini kestiremez duruma geldiler.
Bu konuyla ilgili söylenecek çok şey hem var hem de yok!
Ben kendi adıma iki ayrı düşünce ve hissiyat içindeydim.
Birincisi ben şunları düşündüm;
Devletimiz içinde bulunduğu karmaşık ortamdan güçlü çıkabilmek adına içeride toplumsal birliği sağlamalı ve bu da siyasete sirayet etmelidir.
Tarih her zaman yaptığını yapıyor ve tıpkı mevsimler gibi, geceyle gündüz gibi devinimini tamamlamaya hazırlanıyor. İş ki bu devinimi veya kimine göre tekerrürü görebilmektir.
Tarih Anadolu Türklerini, Müslüman Türkleri, Müslüman Kürtleri yüz yıl önce olduğu gibi yine aynı sınava sokmaya hazırlanıyor, bunu görmemek aptallık olur.
Bu sınavın konusu hem coğrafyamız hem tarihimiz hem de birbirimize karşı tutumumuz olacak. Yeni siyasi düzen bu dengeler üzerine inşa edilirken biz eksiksiz her alanda başarılı olmak zorundayız.
Ancak şunu söylemek gerekir ki; en çok zorlandığımız alan birbirimize karşı tutumumuzdur.
Bu konu yeri geldiğinde etnisite üzerinden yeri geldiğinde eli kanlı terör örgütü PKK üzerinden bizi en fazla zorlayan konu oluyor.
Yeni süreçte siyasetin ve devletimizin bu konuyu tüm yönleriyle çözmesi gerektiği ve bu sorunun en önemli sorun olduğu anlaşılmış ve çözüm arayışına girişilmiştir.
Devlet Bahçeli’nin yaptığı hamlelerin bu yönde bir çaba olduğunu görüyor, tahmin ediyor veya umuyorum.
GELELİM İKİNCİ BAKIŞ AÇISINA
Bu konu elbette önemli ancak;
Hiç lafı kıvırmadan, parti ayrımı yapmadan söylenmesi gereken sözler, yapılması gereken uyarılar var!
- Bu süreçte, PKK terör örgütüne daha önceki süreçte olduğu gibi rahatlama sağlayacak ortam oluşturmaması için önlemler alındı mı?
- Devletin itibarını düşürmeden takip edilecek yol haritaları, iletişim dili dahil planlandı mı?
- Biz tüm süreci bu şekilde kürsülerden sürpriz şeklinde mi duyacağız?
- PKK terör örgütünün eli kanlı Apo’yu dikkate almayacağı hesaplanarak verilecek fırsatlar boşa çıkarsa yağlı urganın boynuna geçeceği söylendi mi?
- Süreç sonunda bir ihanet bir taviz olması durumunda DEM parti dahil olmak üzer hiç kimseye gün yüzü gösterilmeyeceği ona göre süreci yürütmeleri gerektiği söylendi mi?
- Bu sürecin tek amacının topyekûn milletin faydasına olsun diye yürütüldüğü, aklında sözde “Kürdistan’’ hayalleri olanlara asla “umut hakkı’’ vermeyeceği anlatıldı mı?
- Asla ve asla anayasal veya kanuni düzenlemeler ile sözde güçlendirilmiş yerel yönetimler safsatasının gerçekleşmeyeceği söylendi mi?
- Hülasa; tüm önlemler alındı mı?
- Kurşunlar namluda hazır mı, yağlı urgan askıda asılı mı?
- Türk milleti dünyanın hiçbir milletinin asla kabul etmeyeceği bir konuda hükümete ve muhalefete bir kredi açmıştır. Bu sürecin çok uzun olmayacağı açıktır.
- Biz izliyoruz ancak en ufak bir yan basmada artık sürecin adı “YA HERRO YA MERRO’’ olacaktır.