--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Emtia...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Altın borsasında düşmeler görüldü. Petrol borsasında fiyatlar çakılıp kaldı. Hububat borsasında spekülatörler sotaya yattı. Emek borsasında 12 Eylül şartları giderek ağırlaşıyor. Umumhane borsasında canlılık görülüyor. Bağımlılık borsasında da işler tıkırında. Futbol borsası ise, kan alıp can yakmaya devam...
İnsan unsuru, emtia borsasında alım satım metasıymışçasına muamele görüyor. Umumhane borsasıyla yeşil saha borsalarında da aynı muameleye tabi tutulmuyor değil...
Eskinin “Kibar Ali” lügatında umumhane kadını olarak tanımlanırken, yaptığı iş itibarıyla modernleşerek çağdaş kamuslarda, terfian hayat kadınlığına çevrilen dişilik, eğer bir serbest meslek ise, öyle kabul görüyor zira zina suç olmaktan çıkarılmadı mı, bu işle uğraşan emek sahipleri, hiçbir aracı borsacı kullanmadan kendi  fiyatlarını pazarda kendileri deklare edebilmeli...
Amma öyle olmuyor. Ekmeğini top koşturmakla çıkaran futbolcuların alım satım ve kiralama işlemlerinin yeşil saha borsalarında komisyon karşılığı brokerler tarafından yapılması gibi, bunların da bedenlerini genelevci sahiplerine süreli süresiz bağımlı kılan sözleşmeleri, kerhanecilerin kendi aralarında aktediliyor...
İnsanlar meslek seçimlerinden din tercihlerine kadar kendi hür iradelerini kullanma hürriyetine sahip ise, umumi kadınlarla yeşil sahalarda top koşturanlara, kömür ocaklarında bin bir tehlikeye karşı kazma kürek kullananlarla hastasına kolonoskopi uygulayan doktoruna kadar tüm meslek sahipleri, paraya tahvili mümkün bütün hüner ve özelliklerini kendi hesaplarına kendileri pazara çıkarmalı, çıkarabilmeli...  
Maalesef olmuyor, memleketimizde komisyoncudan geçilmiyor. Ah keşke sendikalar, kendilerine emanet edilen temsilcilik ve komisyonculuk görevlerini layıkıyle yerine getirebilseler...
¥
Türkiye, tipik bir Akdeniz ülkesi. Aynı anda dört mevsimi birlikte yaşayan ve kendine has özellikleri bulunan bir coğrafya üzerinde... İnsanlarının hem geleneklerinden gelen, hem de coğrafi ve iklim şartlarının diğer ülkelere nisbet farklılığından, bağışıklık sistemleri de farklı yapıda...
Eskinin geçimlik üretim yapan Türkiye’nin “yaşlı dirisi” köylüsüyle, şimdinin fuel oille kızdırılan şehir fırınlarının beyaz ekmeğiyle beslenen “ayağı çukurdaki genç köylüsü” arasında dağlar kadar fark bulunuyor...
Modern kapitalist tıp, ticari yatırımlarıyla ilgili ileriye dönük projeleri için bölge bölge dünya insanlarının sağlık sıhhatla ilgili kimlik bilgilerine ulaşmak istiyor.
Geçmişe nisbet günümüze ulaşan antibiyotik kullanım referansları, yeni üretilecek hastalıklara karşı yapısı itibarıyle Türkiyelinin direnç gücüne sahip olup olamıyacağı, gıda rejimindeki değişikliklerin, yeni üretilecek olan virüslerin yaratacağı hastalıkların doğuracağı tıbbi tetkik ihtiyacı üzerinde meydana getireceği, olumlu olumsuz etkileri, vs, vs, gibi...
Modern kapitalist tıp, dünyalılarla beraber Türkiyelilerle de ilgili bu referansları isterken haliyle karşısındaki muhataplarına bir bedel  ödemeyi teklif edecek. Kuraldır, kaz gelecek yerlerden tavuk esirgenmez...
¥
İmanla küfür arasındaki çelişki gibi beşeri platformdaki gelişmişlerle gelişmeye çalışanlar arasında halen var olan çelişkinin kıyamete kadar süreceği de kesin...
Gelişmiş ekonomiler, bir başka tanımıyla egemen sermaye şirketleri, tüketim krizine uğramaksızın ürettiklerini satabilmek için çeşitli araç ve gereçleri kullanacaklar. Bunlardan birisi de dünya insanlarının sağlık sıhhat bilgi bankaları...
Hükümetler, bu bilgilerin kendi milli hazinelerine kazandıracağını umdukları birkaç adet tavuk hatırına kendi insanlarının kaz gibi soyulmasına rıza gösterebilirler mi...
Böylesi tavuk gelsin de nereden ve kimden gelirse gelsin politikaları,  o beldelerin  insanlarına, kendilerinin kaz yerine konulmalarına karşı protesto ve itiraz haklarını bahşeder...
Ve bu hak, beyaz kadın komisyonculuğuyla uğraşan genelev işleticilerinin kendi aralarında yaptıkları sermaye alım satımlarına benzer muameleye tabi tutulan top oyuncularının yeşil saha şirketleri arasındaki alım satım ve kiralama işlemlerinde olduğu gibi, sağlık sıhhat kimlik bilgilerinin uluslararası alım satımı sırasındaki hür ve bağımsız kişiliği beyaz kadın statüsüne indirgenen bütün vatandaşlarımızın temel hakları arasında yer alır…
Ve insanlar, eğer komisyoncular eliyle satılacaklarsa, kendilerinin belirleyecekleri fiyatlar üzerinden kendilerini, bizzat kendileri pazarlamalıdır...
Varsa itirazı olan, buyursun...                  

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle