--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Can ile Canan arasında…

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Gerçekten “bir hadise var, can ile canan arasında”, amma  anlaşılması zor bunun... Hadiseyi yaratanların,  istedikleri de esasen, bunu “anlaşılamaz” kılmaktır                              
¥
Geçenlerde, “canan’lar İstanbul’u yerinden oynattılar. Galatasaray, dünya çapında meşhur olduğu söylenen yabancı bir topçuyu Avrupa’lardan satın mı almış, kira ücreti karşılığında mı Türkiye’ye getirmiş her neyse, Aman Allah, gazetelerde millet adına ne sevinç, ne coşku, ne heyecan ve topraklarımızda da ne festival…
Yabancı diyarlardan ithal edilen yeşil saha virtüözümüzün ülkemize tattırdığı bu gurur ve mutluluğun bedeli, söylentiler doğruysa, birkaç trilyon turkish lirasını buluyormuş…
¥
“Can” ile “canan” arasındaki hadisenin bilinmezliği, bunların nitelikli yapılarının bilinemezliğinden…
Seçmen afyonlanınca kendisini “can” sanıyor. Sözde kendi hür iradesiyle seçtiği vekiline de “cananı” gözü ile bakıyor. Tabii yanılıyor. Çünkü, meçhul birileri, hadisede aktör sıfatıyla yer alan öznelerin yerlerini değiştirmiş...
Etkinlikte seçen “canan” iken, seçilen “can”… Demokrasi objektifinin sandığın içindeki buzlu cama aksettirdiği görüntüler, tepetaklak edilmiş izafi görüntüdür…
Fonksiyonelliğinde “can” rolünü başarıyla oynayan seçilenlerin, sık  sık yaptıkları gibi, yarınki günlerde yeşil saha dünyasına yeni mali af ikramına kalkıştıklarında, Maliye Hazinesi üzerinden gerçek “can”ların saçı bitmemiş yetimlerine muacceliyet kesbeden tüm borçlarının üzerine birer çizgi çekilecek…      
Kendini “can’sanan “canan”lar ise, sevdalandıkları renkler aşkına kendi aralarında giriştikleri heyecanlı münakaşalarının gümbürtüsünde çekilen bu çizgilerin çarşı pazara çıktıklarında kazık olarak kıçlarına batacağını hesap edemediklerinden; ya, ya, ya… şa, şa, şa gevezeliğiyle yüklü coşku seline kapıldıklarında, atı alan topçular, Üsküdar’ı geçmiş olacak…
Anlaşılmaması için  “Can” ile “canan” arasındaki üzeri ustalıkla örtülmüş hadisenin özü ve hülasası budur…
¥
Sivil büyüklerimizin bir kısmı FB’li bir kısmı GS’li, Trabzonlu, Bursalı ve damarlarında 76 vilayetteki maşukalarının renginde kan dolaştıran aşıklar. Askeri bürokrasinin de bu babda politikacılardan farkı yok… Ücret geliriyle geçinen beyaz ve mavi yakalıların arasındaki münakaşaların ana teması da, yine yeşil saha  gevezeliği…
Sağlık hizmetlerine para yetiremiyenler, bakanın mavi beyaza olan aşkıyla bu çaresizliği sineye çekiyor. Isınma ve aydınlanmaya  yapılan zamlar, ilgili bakanın renk muhabbetiyle şenliğe dönüşüyor. Belediyesporların taraftarı yoksa da, onların borçları da diğerlerinin arasında affa uğradığından, başbakanın beş çocuk istemesi hiçbir dar gelirli taşralıyı ırgalamıyor…
Köprüler ve otoyollar ucuzuna mı gitmiş, kara kartal, kanarya’yı haklayınca atılan kazıklarda goncalar tomurcuklaşıyor…
¥
Bursa’da haftalık yayınlanan Şehir Gazetesi’nde BUDO’nun da tıpkı İDO gibi eninde sonunda özelleştirilip kaymağından özel sermayenin faydalanacağını kalemimize dökmüştük… “Şehir Gazetesi”nin haftalık oluşu, söz konusu yazımızı belediyenin Bursa medyasını davet ettiği ziyafet ağırlıklı Boğaz turlu BUDO açılışının sonrasına bıraktı.
Sanılabilir ki, ziyafet ve seyahata davet edilmediğimiz için, biz de kalktık ve BUDO üzerinden Bursa Belediyesi’ni tenkit ettik…
Yalakalık, bizim şiarımıza yakışmaz…

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle