• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
09 Kasım 2019

Zayıfın hakkı kuvvetliden alınmadığı müddetçe

Değerli kardeşlerim; bu yazımda kısaca büyük evliyaullahtanbirisi olan AhmediRifai (KS) hazretlerinin Abbasi Halifesi El-Müstencid Billah’a çekinmeden yaptığı nasihatın bir bölümüne yer vermek istiyorum. Birlikte okuyalım.

“Ey müminlerin Emir’i! Şayet sen Allah’ın (C.C.) kitabının hükümlerini tatbik edersen, o zaman senin kitaplarının hükümleri de Allah’ın (C.C.) mülkünde tatbik edilir. Resulullah Efendimizin (S.A.S.) emirlerine ittiba ve önem vermek suretiyle AllahuTeala’nın emirlerini yüceltirsen, insanlar da senin işlerini yüceltir. Ey müminlerin Emir’i! Şüphesiz sen çok iyi biliyorsun ki; Müslümanların imamı Hz. Ali (R.A.),mahlûkatın efendisi Hz. Peygamber Efendimizden (S.A.S.) şöyle bir hadisi şerif rivayet etmektedir: “Zayıfın hakkı kuvvetliden kolayca alınmadığı müddetçe bir ümmet asla yücelemez.” (İbniMace) “İşlerini kadınların elinde oyuncak olmaktan, bidatçı ve ahmaklardan koru. Çünkü bunlar seni çöküşe götürür. Herhangi birini sevdiğinde insaflı davran ki haksız kimse haklının önünde yer almasın. Eğer birinden nefret edersen, Allah’ı hatırlayarak ona zulüm etmekten kalbini koru. Bulunduğun makam emniyetli ve güvenli olmayı gerektirir.” (El Mecalisussinaniye, s. 181)”

“Eğer birinden nefret edersen Allah’ı hatırlayarak ona zulüm etmekten kalbini koru” cümlesi iman sahibi her aklıselime yeter de artar bile. Hepimize çok ciddi bir uyarıdır. Rabbim hepimize ibret ve ders almayı nasip eylesin.Gözlüklerimizi çıkartıp şöyle etrafa dikkatlice bir bakalım. Bizim insanlara karşı davranışlarımız nasıldır? Ne için seviyoruz? Neden düşman olup, düşman olduklarımızın hayatlarını söndürmeye çalışıyoruz?

Asrı Saadet’tecereyan eden oldukça ilginç ve biraz müstehcen bir duruma değinmek istiyorum. Hz. Peygamber Efendimizin (S.A.S.) huzuruna bir genç geliyor ve Peygamber Efendimizden (S.A.S.) zina yapmak için izin istiyor. Peygamberimiz onu olgunlukla karşılamış, huzurundan kovmamış, bu delikanlı bizim aramıza giremez diye yasaklar koymamış, hakaret etmemiş, arkasından kimseleri konuşturmamış; gence, zinanın doğuracağı felaketleri veCenab-ı Hakk’ın zinayı niçin haram kıldığını güzel bir şekilde anlatmış. Genç ikna olmuş ve Peygamber Efendimizin bu tavrına hayran kalarak o kötü fiili bir daha ağzına bile almamış. Bunun gibi bir başka olay ise Ramazan-ı Şerifte hanımı ile cinsel ilişkiye giren ve zihar yeminini bozan Süleyman b. Sahir’in başına gelmiştir. Kendisi çevresinde kötülenip, tenkit edilirken Peygamber Efendimiz onu hoşgörü ve güler yüzle karşılamıştır. Kovmamış, hakaret etmemiş, tabir caizse tecrit etmemiştir.

İslam’a yeni giren Amr b. El-As ise şöyle anlatıyor: “Resulullah (S.A.S.) yüzüyle ve sözüyle toplumun en kötüsüne dahi yöneliyor, bununla onların kalbini kazanmak istiyordu.” (Tirmizi) Enes b. Malik (R.A.) şöyle anlatıyor: “Resulullah Efendimize (S.A.S.) dokuz yıl hizmet ettim. Bana yaptığım bir işten dolayı “Neden böyle yaptın?” ya da yapmadığım bir işten dolayı “Şöyle yapsaydın ya!” demedi. Resulullah Efendimiz (S.A.S.) sövüp sayan, lanet edip duran, kötü sözler söyleyen biri değildi.” (Ahmed b. HambelMüsned)

Peygamber Efendimiz (S.A.S.) ile ashabı arasındaki ilişkilerde herhangi bir resmiyet yoktu. Ashab-ı kiram canlarından çok Peygamber Efendimizi severlerdi. Ashap, Peygamberimize gönülden bağlı idi. Aralarında sonsuz bir güven, saygı ve sevgi hakimdi. İşte o güzel ilişkiler ki “Asr-ı Saadet” dediğimiz o güzel dönemi oluşturdu.Hz. Peygamber Efendimizin (S.A.S.) farz edelim ki hiçbir mucizesi olmasa dahi 23 senede oluşturduğu Asr-ı Saadeti oluşturan o güzel ashap mucize olarak yeter de artar bile. Allah (C.C.) bizleri şefaatlerinden mahrum eylemesin.

Değerli kardeşlerim, yukarıda Hz. Peygamberimizin (S.A.S.) davranışlarından birkaç örnek okuduk. Şimdi Allah rızası için sormak isterim. Zamanımızda Cenab-ı Hakk’ın dinine hizmet eden ülkemizdeki bir kısım dini kurum, vakıf, dernek, cemaat veya tarikatların üst düzey yöneticilerinin veya şeyhlerininyaptıkları doğru mudur? Bazı dini cemaatlerde yetişmiş âlimlere, hoca efendilere kıyılıyor, atılıyor, sözüm ona yasaklar getiriliyor, arkalarından iftira, gıybet ve karalama kampanyaları ve her türlü belden aşağı vurmalar yürütülüyor.Buna izin veren bir şeriat var mıdır?Böyle bir hak din var mıdır? Kardeşini manen katil etmeye izin veren bir tarikat veya tasavvuf ekolü var mıdır? Ne din ne de tarikat bu gibi yanlış işlere asla izin vermez. Bu işlere cevaz verenlerin hepsi sahte şeyh, sahte tarikat liderleridir. (Gerçek olanları elbette ki tenzih ederiz.)

Hepimizin içinde bulunduğu gemi birileri tarafından deliniyor. Üst katta oturan bazı gafiller sadece seyretmekle yetiniyor. Tanıdığımız birçok dini cemaat, şeriattan ve sünneti resulden süratle uzaklaşıyor, bidat bataklığına saplanıyor, neredeyse İslam’ın nezih inanç ve itikatlarından tamamen ayrılıp; şeyhinin, abisinin, amirinin dediğini İslam itikadı ve sünneti resul prensipleri üzerine tercih eder oldular. Gemideki personelden ve yolculardan en ufak bir tepki bile yok… Bu korkaklık nereye kadar devam edecek? Bu din dışı, sünnet dışı, mezhep dışı, gerçek tarikat usulleriyle bağdaşmayan bu kötü hallere Allah rızası için dur diyecekâlimler, kurumlar ve makamlar yok mudur? İyiyiz, çok iyiyiz, hizmetlerimiz yürüyor diyebilmek için afedersinizinsanın gözüne at gözlüğü takması lazım. Sağda solda olup bitenlerden habersiz bir şekilde; bir aferin uğruna veya bir makam ve yağlı kemik kapabilmek için körü körüne alkış tutmaktan başka ne olabilir?

Yukarıda bahsettiğimiz gibi eğer birinden nefret etmiş olsan bile ona zulüm etmekten Allah’tan kork. Kalp kırma, gönül yıkma. (Gerçekten ilmi ile amil, ihlas ve samimiyetle hizmet etmeye gayret gösterenleri; hangi grup ve cemaatten olursa olsunlar tenzih ederim. Rıza-ı Hakk uğrunda yapacakları hizmetlerinde başarılar dilerim. Allah (C.C.) rızası için gayret gösterenlerden Rabbim kat kat razı olsun.)Cenab-ı Hakk hepimizin akıbetini hayır eylesin. Mevla’ya emanet olunuz.

NOT:

Yurt içindeki ve yurt dışındaki akrabalarımın, dostlarımın, dava arkadaşlarımın, bütün okurların ve Âlem-i İslam’ın Mevlid Kandili’ni gönülden tebrik eder; milletimiz, memleketimiz, Âlem-i İslam ve bütün dünyaya huzurun gelmesine vesile olmasını diler, kalbi selam ve muhabbetlerimi sunarım.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

medeniyet

Efendimizden (S.A.S.) şöyle bir hadisi şerif rivayet etmektedir: “Zayıfın hakkı kuvvetliden kolayca alınmadığı müddetçe bir ümmet asla yücelemez.” (İbniMace) “İşlerini kadınların elinde oyuncak olmaktan, bidatçı ve ahmaklardan koru. Çünkü bunlar seni çöküşe götürür. Herhangi birini sevdiğinde insaflı davran ki haksız kimse haklının önünde yer almasın. Eğer birinden nefret edersen, Allah’ı hatırlayarak ona zulüm etmekten kalbini koru. Bulunduğun makam emniyetli ve güvenli olmayı gerektirir.” güzel tesbitler. günümüze uyarlarsak. zayıfın hakkı alınıyor mu. maalesef kuvvetli her zaman haklı olduğu gibi, torpil ve rüşvetin yapmadığı iş yok. kanunlar suçluyu korumak için onun lehine düzenlenmiş. mahkemeler hak dağıtma yerine haksızlık dağıtan suçlunun tarafı olan yerler olmuş idarecilerde sürekli af çıkararak suça teşvik ediyor. hak diye bir şey kalmamış. işlerimiz kadınların ve bidacıların elinde oyuncak olmuş. tesettürsüz kadın bakan ve başkan genel müdür vali olmuş. yerin altı üstünden hayırlı hale gelmiş. bir taraftan kuran okuyup diğer taraftan onun hükümlerine mugayir iş ve icraatlarla aileyi adaleti bitirdik.
  • Yanıtla

Neco

Sayın yazar bu işlerin neresindesiniz bilmiyoruz ancak cemaat hizmetleri ile zerre ilginizin ve gönül bağınızın olmadığı ve sokak ağzıyla olaylara baktığınız yazınızdan anlaşılıyor.kimi kastediyorsunuz, bu hizmetlerin hangi zorluklarla yapıldıģından haberdarmısınız ehli sünneti ve mezhepleri fitne ocağı sayan yapıyımı kastediyorsunuz. Ahir ömrünüzde bırakın cemaat düşmanlığını delikanlıca bunlarla ilgili yazın safınızı belli edin sizi daha iyi tanıyalım.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23