Uyanık olduğunuzu sanıyordum…

20 Haziran 2019 Perşembe

Şu günlerde ülkemiz yeniden seçime kilitlendi. Sadece ülkemiz değil, Türkiye Devleti’ne, Türk Milletine düşman olan birçok batılı ülkeler de ülkemizdeki son seçime kilitlendiler. Sanki kendi memleketlerinin büyük bir şehrinde belediye başkanlığı seçimi yapılıyor. Yazılı ve görsel basın yayın organlarında bazı adaylara tam destek verilirken bazı adayları da tabir caizse beni mazur görün yerin dibine batırıyorlar. Ülkemizde tam anlamı ile bir algı operasyonu yapmaya çalışıyorlar. Hiç düşündük mü bu seçim; batılı devletleri, Türkiye düşmanlarını ve terörist gruplarını niçin alakadar ediyor? Neden ülkemiz içinde ve dışındaki ezan, bayrak ve vatan düşmanları bu kadar hummalı bir çalışma içine girdiler? Niyetleri ne maksatları ne hedefleri nedir?

Fransız yazarlarından J. R. Durdent’in 1818’de Paris’te yayınlanan “Beautés de l'Histoire de Turquie” isimli eserinde şöyle bir hadiseye yer verilmektedir. Kanuni Belgrad’ı zaptetmiş, hükümet merkezine dönerken önüne Sırp asıllı bir köylü kadın çıkmış. O kadın, Kanuni Sultan’ın huzuruna çıkmak istemiş. Sırp kadını önce korumaları engellemek istemiş. Ancak kadının ısrarı ve feryadı üzerine Kanuni, kadının yanına gelmesine izin vermiş. Kadın, Padişah’a: “Sultanım, senin vahşi askerlerin dün gece benim evimi yağma ettiler. Ben artık nereye gideceğim? Çocuklarımı, eşyamı, nafakamı nereden bulacağım?” demiş. Kanuni gülerek kadına: “Eğer evinin uğradığı bütün zararlar seni uyandıramamışsa, sen ancak bu sabah onların farkında olabilmişsen, her halde çok derin bir uykuya dalmış olmalısın!” deyince, kadın, Padişah’a karşı şu cevabı vermiş: “Evet Sultanım! Ben uykuya dalmıştım. Çünkü zat-ı şahanenizin, benim ve bütün tebaanızın emniyet ve selameti için uyanık bulunduğunu sanıyordum.” Kanuni kadından aldığı bu çok net cevap karşısında utanmış ve kendisine çok büyük bir ders çıkararak vezirlerinden Rüstem Paşa’ya, kadına bir miktar altın verilmesini ve evinden alınan bütün eşyalarının geri ödenmesini emretmiş. Ayrıca kadının köyünden belli bir süre vergi alınmamasını da emretmiş. (Tarihi Hakikatler C.1, S.173)

Dileriz şu çok kritik dönemde Sayın İstanbullu hemşerilerimiz uyanık olurlar. Oynanan oyunları, devletimiz ve milletimiz aleyhine yapılan gizli ittifak ve pazarlıkları fark ederler. Değerli vatan evlatları! Bugün uyanık olma zamanıdır. Öyle bir karar ver ki, Afrika çöllerinde susuz, ilaçsız, doktorsuz Mehmetler, Haticeler sevinsin, gülsün. Öyle bir karar ver ki, yıllardır zulüm altında inim inim inleyen Filistinli kardeşlerimiz sevinsin. Türk Bayraklarını ellerine alarak zafer turları atsınlar. Öyle bir karar ver ki, ABD kuklası Sisi’nin kulakları çınlasın. Yunan Çipras’ın başı önüne eğilsin. Öyle bir karar ver ki, Türkiye düşmanları zalimler üzülsün. Bütün dünyadaki Müslim ve Gayrimüslim tüm mazlumların yüzü gülsün. Öyle bir kakar ver ki, güzel İstanbul’umuzda yaşayanlar olduğu gibi İstanbul’da metfun bulunan birçok evliya ve enbiya kabrinde rahat etsin, kemikleri sızlamasın. Onların manevi teveccühlerine de hak kazanmış olalım. Öyle bir karar verelim ki Akşemsettin Hazretleri, Ulubatlı Hasan, Fatih Sultan Mehmet Han ve İstanbul’un fethine manevi ordusu ile katılan Ubeydüllah-i Ahrâr Hazretleri, fetih için ilerlemiş yaşına rağmen ta Medine-i Münevvere’den kalkıp İstanbul’a kadar gelen Eyyûb el-Ensarî Hazretleri’nin ruhları memnun olsun. Öyle bir karar ver ki, yıllardır sürgünde bulunan beş milyona yakın Suriyeli kardeşin sevinsin. Suriye’de oynanan oyunlar bitsin ve muhacirler kendi vatanlarına, kendi topraklarına dönebilsinler. Afganistan’daki din kardeşlerin, Bangladeş’teki din kardeşlerin sevinsin. Vereceğin kararla, alınacak netice ile sevinsinler.

Değerli Kardeşlerim, Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hakk’ın ayetleri vardır: “Düşünmez misiniz?”, “Akletmez misiniz?” lütfen düşünelim. ABD neden bizim Rusya’dan S-400 füze almamıza karşı çıkıyor? ABD neden Suriye’deki teröristlere binlerce tır silah veriyor? Bize gelince paramızla vermiyor. Türkiye’yi bir eyaleti gibi yönetmek istiyor. Hükümetimizin elini güçlendirmek için İstanbul’u fetih ruhunu taşıyanlara emanet edelim. Samimi temennimiz, rahatça uyuyabilmemiz için bizi idare edenlerin bizim gibi inanan, bizim gibi düşünen; bebek katillerine, topyekûn anarşiye hayır diyebilen; milli ve manevi değerlerine yürekten bağlı devlet adamlarımızın ve idarecilerimizin işin başına gelmesidir. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz...         

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Allah GörüyorAllah Görüyor23 gün önce
    Sayın hocam, gerçekten çok güzel yazıyorsunuz. Başka yanlışlarımız yok mu? Sesimi duyan var mı? Üç maymunu oynamaktan ne zaman vazgeçeceğiz. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste diyerek alınan ahları nereye koyalım. Eden bulur diyerek yaptığımız yanlışları nereye koyalım. Sui zannı tavan yapmayı nereye koyalım. İftiradan ortalık geçilmiyor. Ama söylem çok güzelde uygulama tam tersi olunca bütün çabalar boşa. Din sanki istismar ediliyor görüntüsü var, var değil tam karşılığı da denebilir. İnandırıcılık yok. CHP zamanında başörtüsü mücadelesi sonucu başörtümü çıkarmadığım için istifaya zorlandım. Şimdi de adı ADALET olan partim tarafından yargısız infazla damgalandım. Bana damgalama yerine sizinle çalışmak istemiyoruz denilse idi, istifanızı verin denilseydi, inanın verirdim. Ama bunun yerine sui zannı tavan yapıp iftira ile hain damgası vuruldu. Sahi CHP den ne farkımız var? At gözlüğüyle bakmaya devam mı edeceğiz? Üç maymunu oynamaktan vazgeçersek görmeye duymaya bilmeye başlarız. Laf çokta icraat olmadıktan sonra doğruları büyüleyerek söyleseniz ne olur. Darbecinin, soru çalanın, yargıya, polise fesat karıştıranın canı cehenneme! Ama hiçbir şeyden haberi olmayana yapılan zulme ne diyeceksiniz? Geciken adalet adaletsizliktir. Adımız adalet olacak 3 yıldır ohalkomisyonu karar versin de sonucumuz ret gelecek olursa adalet aramaya başlayacağım. Neredeyse 3 yıl olacak. Daha mahkemeye hakkımı aramak için mahkemeye gidemiyorum. Sual yok. Savunma isteme yok. Yargısız infaz ile iftira ile işimizi elimizden al, üstelikte hiç hakketmediğimiz halde kocaman hain damgasını vur. Acaba nerede hata yapıyoruz? Çocuklarım bu yüzden dinden uzaklaştı. Annem üzüntüye dayanamayarak kalp krizi geçirip öldü. Dost bildiklerim sizin sui zannınız ile uzaklaşıp gitti. Yapılan yanlışların daha hangi birini yazayım. Yazmakla bitmiyor. Ama görmek istemeyince "Biz nerede yanlış yaptık" diyerek yağ gibi üste çıkmaya devam ediyoruz. Yanlışa devam edecekseniz, durmak yok yola devam. Daha sonra pardon filmi gibi pardon diyeceksiniz ama kul hakkını nasıl ödeyeceksiniz? Mevlam neyler neylerse güzel eyler. Tekrar söylüyorum. Darbecinin, soru çalanın, yargıya, polise fesat karıştıranın canı cehenneme! Bana fetöcü diyen asıl kendisi fetöcüdür ve asıl kendisi kriptodur. Allah herkesi görüyor.
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Kaleminize..sağlık...su..uyur..bu..alçaklar..uyumaz.
  • mustafamustafa1 ay önce
    Bizim gibi düşünen insanlar yaptı ne yaptıysa.. Aile paramparça, 28 şubatçılar zindanda zalimde şirketlerini paylaşamıyor, fetocular her yerde (elitler el üstünde), hainler yargılanıyor gibi yapılıp beslenmekte, 28 şubatı yapan komutanlar sere serbest.. kağıt davasından yargılananlar zamanaşımından dışarda.. bunları bizden olanlar yaptı ve binlercesini.

Günün Özeti