• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
25 Ekim 2019

Müslümanlar ve Türkler gerçekten barbar mıdır?

Başta Suriye olmak üzere birçok İslam memleketinde batılıların nasıl fitne tohumları ekerek, anarşi çıkardıkları, kardeşi kardeşe kırdırdıkları ve teröristleri kendi çıkarları için nasıl kullandıkları gün gibi ortaya çıkmıştır. Bir ülkede özellikle batıda bir terör olayı olduğu zaman, daha hiç araştırmadan, incelemeden, sonuç belli olmadan hemen faturayı Müslümanlara utanmadan keserler. Her zaman demokrasiden ve insan haklarından dem vururlar ancak gerçekte demokrasinin de insan haklarının da katilleri hiç şüphesiz batıllardır. Batılılar Müslümanları özellikle Türkleri barbar ilan ede dursun, biz kendilerine birkaç soru yöneltmek isteriz. 1. ve 2. Dünya Savaşlarında milyonlarca insanın can vermesinin sebebi Müslümanlar ve Türkler midir? Altı milyon Yahudi’yi kimler öldürdü? Yahudilere kimler yurt verdi? Hangi millet, hangi padişah onlara kapılarını açtı? Sömürge düzenlerini kurmak için insanları köleleştirenler, özellikle Asya ve Afrika kökenli 30 milyon insanı Müslüman Türkler mi Öldürdü? İsminden de belli olacağı gibi, haçlı seferlerinde 4 milyon insanı kimler öldürdü?

Bugün dünyanın neresinde kan akıyorsa, araştırın sebebi İslam dininin düşmanı batılılardır. Asla Müslüman ve Türkler değildir. Otuz seneden fazla Türkiye terörle mücadele ediyor. Terörü besleyen, finanse eden, istihbarat bilgileri aktaran, silahlar veren kimlerdir? Müslümanlar mı? (Bu arada başını kuma sokan Müslümanların yanında değil de batılıların yanında yer alan, bazı sözde Müslüman Arap memleketleri vardır ki, ne zaman terör onların kapısını çalar, ellerinden servetleri, makamları giderse, o zaman uyunacaklar. O zaman da iş işten geçmiş olacaktır. Elbette ki ahirette onların azabı, hesabı da çok şiddetli olacaktır.)

Kendini bilmez bir kısım batılılar, dini taassup içinde kalarak sadece İslam dinine olan düşmanlıklarından dolayı, Müslümanları ve bilhassa İslam dinini kabul ettikten sonra; İslam’ın bayraktarlığını yapan Müslüman Türk milletini hep barbar olarak görmüş ve her fırsatta Müslümanları barbar ve terörist olarak göstermişlerdir. Hakikat hiçbir zaman bir kısım fanatik batılıların dedikleri gibi değildir. Daha dün denecek kadar yakın bir zamanda “Barış Pınarı”nda Tük ve Müslüman askerlerinin sergiledikleri, insanlık ve yardımseverlikleri batılılar görmezler mi? Kahraman Mehmetçik yakaladığı terörist ile yemeğini nasıl bölüştü… Yaralı olarak teslim aldığı teröristin yarasını nasıl da sarıyordu… Haberlerde izlemiş olmalısınız, yirmiden fazla yaralı mülteciyi Yunanlılar nasıl da ülkelerinden zorla Türkiye sınırına getirilip bırakılmışlar? Hanı insan hakları, hani demokrasi? Devletimiz hemen onları aldı hastanelere yerleştirdi. Bu sahtekâr batılıların gözleri var, hakikati görmezler; dilleri var, doğruyu söylemezler; kulakları var hiçbir zaman hakkı duymazlar. Sadece ama sadece menfaat, çıkar düşünürler. Sömürecek yerler, ülkeler ararlar.          

Burada kısaca birkaç tarihi belge sunmak isterim. Hz. Peygamberimiz Efendimiz (S.A.S.) Sina rahiplerine umumiyetle Hristiyanlara verdiği beratı maddeler halinde okuyalım. Bu yazacaklarımız “MİS” Piskoposunun “Şark ile Sair Memleketlerin Vasfı” eserinde de yer almaktadır ki adı geçen Piskopos koyu bir dindardır. Peygamber Efendimizin verdiği berat şöyledir:

1- Her kim bu ahitnamenin hükümlerine muhalefet ederse Allah’ın ahdine (emrine) muhalefet etmiş olur ve kim olursa olsun lanete müstahak olur.

2- Rahiplerden herhangisi seyahat ederek bir dağ, tepe, köy, deniz veya çölde veya bir manastır, kilise veya mabette yerleşirse himaye olunacak, kendisine her türlü kolaylık gösterilecek, malı ve canı muhafaza edilecektir.

3- Bunlardan bir güna (hiçbir) vergi veya cizye alınmayacak, böyle bir şey itasına mecbur edilmeyeceklerdir.

4- Bunların hakimleri, valileri değiştirilmeyecek, bu memurlar memuriyetlerinden azledilmeyeceklerdir.

5- Seyahat esnasında bunlar, bir güna (hiçbir) tecavüze uğramayacaklardır.

6- Bunlar, kendilerine ait kiliselerden ihraç edilmeyeceklerdir.

7- Bunların hakimleri, valileri, zahitleri, müritleri, hizmetçileri herhangi bir vergiye tabi olmayacaklardır.

8- Bu ahde tecavüz edenler ilahi emre tecavüz etmiş olurlar.

9- Dağ başlarında münzeviyane bir hayat yaşayanlar vergi ve aşara tabi değillerdir.

10- Mahsullerin bereketli zamanlarında halk bunlara bir hisse vermelidirler.

11- Harp zamanlarında bunlar, ikametgahlarından ihraç edilmeyecekler, harbe iştirake icbar edilmeyecekler ve kendilerinden bir şey talep olunmayacaktır.

(Bu maddeler rahiplere müteallik her şeyi mutazammın olduğu gibi, gelecek maddeler bütün Hristiyanlara ait hususları izah etmektedir.)

12- Mukim (yerli) olan Hristiyanlar, ticaret ve servet sahibi olanlar vergi verirler.

13- Hristiyanlardan başka bir şey alınmaz.

14- Şayet bir Hristiyan kadın bir Müslümanla evlenecek olursa, kocası onu, kiliseye gidip akidesine göre ibadet etmekten menetmeyecektir.

15- Hristiyanlar kiliselerini tamir etmekten men olunmayacaklar.

16- Bu şartlara riayet etmeyenler, ilahi emirlere muhalefet etmiş sayılırlar.

17- Bunların aleyhinde bir kimse silah taşımayacak, aksine Müslümanlar, onları müdafaa edeceklerdir.

18- Müslümanlar, bu ahitnamenin hükümlerine devamlı olarak riayet edeceklerdir.

(Bakınız: John Davenport, Hz. Muhammed (S.A.S.) ve Kuranı Kerim; İslam Kültürünün Garbı Medenileştirmesi, s. 167-168)

Bu ahitnameye tanınmış sahabeler şahit olarak imzalarını koymuşlardır. Bilmem ki Müslümanları terörist olarak ilan edenlerin veya İslami terör diye avaz avaz bağıranların biraz olsun yüzleri kızarır mı? Birazcık olsun utanma hisleri kaldı ise tabii…

Bir de Fransız filozof Voltaire’i dinleyelim: “Bütün tarihlerimiz, en modernlerine varıncaya kadar keşişlerin o zaman uydurdukları masalları tekrarlayıp dururlar. Güya Fatih İstanbul’u kan ve ateşe boğan bir barbarmış, güya bir kavunu kimin yediğini bulmak için on dört uşağının karnını yardırmış, güya yeniçerilerine hoş görünmek için sevgilisi İrena’nın başını kestirmiş… Tarihi hatalardan hoşlanan milletler çoktur. Bazı garplı tarihçiler, Müslümanların Venüs’e taptıklarını ve Allah’ı inkâr ettiklerin ileri sürdüler. Grotius bile, Hz. Muhammed’in (S.A.S.) bir güvercini kulağı etrafında uçurmaya alıştırdığını, Allah’ın emirlerini bu güvercin vasıtasıyla kendisine ulaştığını zannettirmeye çabaladığını tekrarlayıp durdu. Çoğu birer alfabetik yalan dergisi olan sözlüklerimizde böyle gülünç masallara sık sık rastlanır.” (İslam Kültürünün GarbıMedenileştirmesi, s. 168)

Hz. Peygamber Efendimiz rahipler ile Hristiyanlara verdiği eman (berat) ile Voltaire’in söylediklerini okuduk. İslam terörist dini değil, barış ve kardeşlik dinidir. İslam terörü emretmez, desteklemez. İslam’ın ilan edildiği günden bugüne kadar (İslam’ı istismar edenleri yahut İslam’ı yaptıklarına alet edenleri de saymazsak) İslam asla teröre, adaletsizliğe, haksızlığa geçit vermez. İslam’ı tebliğ etmekle mükellef Peygamber Efendimizin (S.A.S.) verdiği emanı maddeler halinde okuduk. Yabancılar neyse Türkiye’de olup dinim İslam’dır diyen bir kısım siyası ve yazar çizerlerin İslami terör diye bağırmalarını, bunca olup bitenden sonra hala bebek katillerine destek olmalarını anlamakta gerçekten zorluk çekiyoruz.

Ne dersiniz Türkler gerçekten barbar (!) mıydılar? İslam barbarlık dini midir? Müslümanlar barbar mıdır? Yoksa bir kısım fanatik papazların, hahamların uydurdukları tarihi yalanlarla Müslümanları karalamak mı istiyorlar? Suriye’ye barışı getirmek için batılı devletler nasıl entrikalar çeviriyorlar, nasıl engel oluyorlar, bir gün içinde nasıl birbirine hiç uymayan beyanlar veriyor, şekilden şekle girerek, istismar ediyorlar? Kendilerini insan hakları savunucusu (!) ilan eden sözde demokrasi havarisi kesilen, bütün dünyadaki ülkeler şu an buna şahitlik etmiyorlar mı? Olup, bitenleri görmüyorlar mı? Teröristlere karşı çıkan kimler? Teröristleri her türlü imkanları ile destekleyenler kimlerdir? Tarihi bilen ve vicdan sahibi olanları bu hususta insafa davet ediyoruz. Böyle yanlış sözlerle Müslümanları incitmekten vazgeçsinler artık…

Cenabı Hak milletimizin yardımcısı olsun. Şu an Barış Pınarı için Suriye’de bulunan, ülke içinde ve çeşitli dünya ülkelerinde mücadele eden Mehmetçiğimizin yardımcısı olsun. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

TEBRİK:

Sayın Cumhurbaşkanımız, Muhterem A. Rıza Demircan Hoca Efendinin oğlu, eski Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ı Kültür Bakanlığı Yardımcılığına atamıştır. Kendilerini tebrik eder milletimiz için hayırlı hizmetlerde bulunmasını dileriz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

nostalji

Trklerin barbar olmadığını ve medeniyetin kurucusu ve öncüsü olduğunu düşünüyorum. Müslümanlara gelince ,Hayır. Müslümanların çağdaş ve uygay bir medeniyet kurduklarına falan inanmıyorum. Bence barbarlığa siya derseniz Müslümanlar Gridir. Ama Beyaz değildir. Müslümanlık yüzünden ve mezhepler yuzunden yuzbınlerce ınsan birbirini boğazlamış ,yakmış ve katletmiştir. Barbarlarında aynı işlevleri dunya tarihinde yaptıklarını göz önune alır ısek Müslümanalık barbarlık değildir demek oldukça zordur. olmustur. elbette barbar değildir ama modern de değildir tarih bıyu da olmamıştır. medeniyet dusmanıdırlar kanımca. Musluman ıle TURK ayrımın ıyı yapmak lazımdır. aynı kefeye koymak buyuk haytadır. TURLUK ak sut ıse Muslumanluk ona duşurulen bir kurum kömürdür.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23