• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

Müslüman Türklerde merhamet duygusu!..

25 Temmuz 2026
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Müslüman Türklerde merhamet duygusu!..
ALİ SANDIKÇIOĞLU

Sözde medeni, demokrat ve insan haklarına bağlı ve saygılı (!) Avrupalılar, batılılar; Türk milletini barbar, yamyam gibi görür ve öyle göstermeye çalışırlar. Tarihi incelediğimizde uzun yıllardır dünya sahnesinde ya devlet veya imparator devleti olarak yaşayan milletimiz İslam’la şereflenmeden önce ve İslam’la şereflendikten sonra asla barbar ve sömürücü olmamışlardır. Sağlam aile yapısına sahip, dini, dili, ırkı ve rengi ne olursa olsun herkese adaletle ve insaf ölçüleri içerisinde davranmışlardır. Şimdi milletimizi barbar ve merhametsiz olarak gösterenlere seslenelim. Uzun yıllar İslam’ın bayraktarlığını yapan Türk milleti zaman içinde tam bir merhamet örneği sergilemiştir. Türkler mazlum milletler ve insanların sığınağı, yoksulların dayanacakları yer olmuşlardır. Sadece insanlarla kalınmamış aynı zamanda Türkler hayvanların da koruyucuları olmuşlardır. Gerçekten hayvanları sevmiş ve korumuşlar. Zamanımızda olduğu gibi bazı hayvanseverlerin yaptıkları gibi hiçbir zaman şov yapmadılar. Hayvanları istismar ederek keselerini doldurmamışlardır. Osmanlı imparatorluğunun temelini atanlar imanla attılar. Acizler, zayıflar, düşkünlere; hangi ırk, hangi renk ve hangi milletten olursa olsunlar merhamet duygusu ile dolu idiler. 


Türklerin amansız düşmanlarından biri olan Lord BAYRON aynen şöyle der: "Kılıcı insafsız bir maharetle kullanan Türk eli, mağlup ettiği insanların yarasını sarmakta da ustadır." (Tarihte Türkler için söylenmiş büyük sözler S.76). Yukarıda Türkler sadece insanlara değil hayvanlara da merhametle davrandılar demiştik. Birlikte okuyalım. 17. asırda Türkiye’yi ziyaret eden koyu bir Hristiyan olan DULOIR bakın neler söylüyor: "...Buraya kadar gözden geçirdiğimiz Tük hayrat ve hasenat son derece şayanı takdirdir; Fakat bu hayatın esası Hristiyanlığa istinad etmediği için batıl itikatların gülünç iftiralarına düşmektedir. Türkiye’nin bazı şehirlerinde kediler için yapılmış binalar bulunduğunu, gıdaları için vakıflar tesis edildiğini ve o asil ailelerin hizmetlerinde bulunup ziyafet işlerinde çalışmak üzere vekil harçlarla uşaklar bulunduğunu görüp gülmeyecek insan var mı? Atları ağır yüklerinden kurtarmak sureti ile gösterdikleri insaniyeti ve Türk adliyesinin hayvanlara tahammüllerinden fazla yük taşıtanlara karşı o yükleri kendi sırtlarında taşımak cezasını tayin eden kararnameleri takbih edecek değiliz." (Eski Türk Seciye ve Ahlakı S. 180-181). Comte de Bonneval şöyle diyor: "Türkler; kedi, köpek ve saire gibi başıboş hayvanlar için de vakıflar tesis ederler, kasaplar her gün bu gibi hayvanların bir miktarını beslemekle mükelleftir." (Eski Türk Seciye ve Ahlakı S. 184-185). Ünlü Fransız Larmartine de şöyle diyor: “Türkler canlı ve cansız mahlukatın hepsiyle iyi geçinirler. Ağaçlara, kuşlara, köpeklere, velhasıl Allah’ın yarattığı her şeye hürmet ederler; bizim memleketlerde başı boş bırakılan veyahut tazip edilen bu zavallı hayvan cinslerinin hepsine şefkat ve merhametlerini teşmil ederler.". Clavde Garrere şöyle diyor: “O Türk namusludur. Vefakardır, dürüsttür; katı bir görünüşü vardır belki; amma zayıflara ve iyilere karşı inanılmayacak kadar yumuşaktır." (Türklerin Manevi Gücü S. 22). 


Türklerin merhamet duygularını anlatan bir kısım yabancıların đüşündükleri ve söylediklerini birlikte okuduk. Peki şimdi soralım, aynı merhamet duygularını taşımakta mıyız? Bizlerde arzu edilen o asil merhamet duygusu neden azaldı, neden yok oldu? Yoksa Osmanlının temelini attığı o şerefli insanlar koca imparatorluğunun temelini atarlarken taşıdıkları iman, ahlak, fazilet, sevgi, saygı, birlik, beraberlik ruhlarından mı uzaklaştık? Niçin bugün kardeş kardeşe, evlat anne babaya, komşu komşuya, memur amire, amir memura, işveren işçiye, işçi işverene, hulasa herkes herkese insaf ve merhametsizce davranıyor? İslam; faizi karaborsayı, ihtikarı haram kılarken Müslüman esnaf, üreticiler, zincir marketler günümüzde neden yazın ortasında bir kilo patlıcana 100-120 TL etiket koyabiliyor? Neden marketlerden sıvı yağlar üçer beşer toplanıp suni bir fiyat artışı yapılıyor. Bir bağ maydanozun 50-60 TL ile satılmasını izahı nedir. Ülkemizde üretilen yumurtanın kolisi neden 170-200 TL’den satılıyor? 

Şu an zincir marketlerde bir kilo patates 39.50, bir kilo soğan keza 39.50 TL’den satılıyor… Sanki millet Türkiye’ye düşman dış güçlerle ittifak eylemiş vatandaşı sokağa dökmek için zam üstüne insafsızca, merhametsizce zam yapıyorlar… Paraya esir olmuş esnaf ve tüccarlar… Onlar için varsa yoksa para. Öyle garipler, öyle yetimler, öyle mazlumlar vardır ki,  onların ahları, iniltileri, sizin hem dünyanızı hem de ahiretinizi mahveder unutmayın. Gittiğiniz zam, akşam sabah zam yapma yolu kesinlikle sağlıklı bir yol değildir. Bu çıkmaz sokaktan bir an önce dönünüz. Bu insafsız ölçüde yapılan zamların sebeplerini çok iyi araştırmalı ve sağlıklı bir tedavi şekline acilen milletçe gitmeliyiz. Bunu da yapacak elbette ki devleti temsil eden hükümetimizdir. Tüm devlet birimleridir. 


Patatesler, soğanlar ve diğer ihtiyaç malzemeleri nerelerde stoklanıyorsa devletimiz, tüm istihbarat elemanlarımız bulup ortaya çıkarmalı. Gerekirse bunların bir kısım hastanelere, yatılı okullara, cezaevlerine hatta askeriyeye, belgeli fakirlere bedava olarak dağıtmalıdır. Yoksa sonuç hiç birimiz daha doğrusu milletimiz ve memleketimiz için hayırlı olmaz. Bu suni sıkıntılardan bir an önce kurtulmalıyız. Belediyeler, zabıtalar ne iş yaparlar? Peygamber Efendimizin (SAS) şu hadisi şerifini hiçbir zaman unutmamalıyız: “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” Bir başka hadisinde ise: “Yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, kainatın sahibi HZ. Allah’da (CC) sizlere merhamet etsin.” Eskilerimizin bir sözü vardır: “Cumhura muhalefet kuvve-i hatadandır.” Birkaç zincir market, birkaç para hırsı gözünü bürümüş ticaret erbabı bugün yaptıklarıyla cumhura, Türk’ün örf ve adetlerine karşı hareket ediyorlar. Hatalar işliyorlar. Garip gurebanın haklarına el uzatıyorlar. Bu tip insanlar için merhamet düşünülemez. Ecdadımızdan ibret alarak hepimiz kendimizi düzeltmeliyiz. Direnenlere karşı umumun menfaatını temin için, devlet baba gücünü göstermeli, ilgililere oy kaybederim hesabı yapmadan gereken cezalarını vermelidir. Rabbim hepimizin akıbetini hayır eylesin. Daima hakkın ve doğrunun yanında yer almamızı nasıp eylesin. Amin… Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23