• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

MİLLETLE BARIŞMADAN BAŞARAMAZSINIZ…

18 Temmuz 2026
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

MİLLETLE BARIŞMADAN BAŞARAMAZSINIZ…

Ali Sandıkçıoğlu

Bilindiği gibi pek siyasi konulara girmiyorum. Elimden geldiği kadar da yazılarımın kaynaklarını gösteriyorum. Rahmetli bir büyüğüm bana yazı yazmam hususunda bazı tavsiyelerde bulunmuştu: “Yazdıkların mutlaka bir kaynağa dayansın. Kesinlikle kişisel haklara dokunma. Asla hayali yazılar yazma. Hele hele gavurcukların oltalarına yem olma.”.


Öyle bir zaman geliyor ki, beşer olmamız hasebi ile olup biten haksızlıklara tahammül gücümüz bitiyor. İster istemez birilerinin hoşuna gitse de gitmese de biz de fikrimizi beyan etme durumunda kalıyoruz. Son günlerde ülkemizde köklü ve eski bir siyasi partimiz tabir caizse toz duman. Dünün arkadaşları, bugün birbirlerine en ağır şekilde hakaretler yapıyorlar. 


Yapılanları ilkokul sıralarında olan çocuklar arasında bir anket yapsanız onlar bile tasvip etmez. İster istemez insan soruyor; acımasızca arkadaşını boğazlamaya kalkan, koltuk kapma yarışında olan, milyonlarca dolarlık rüşvet alma verme olaylarına sahip çıkan, Türkiye kamuoyu önünde “Rüşvet yok, hırsızlık yok bizim arkadaşlarımız tertemizdir 56 kuruş bile haram yemediler. Bunlar sarayın emrinde olan hakimlerin, savcıların uydurup ortaya attıkları yalanlardır.” nasıl diyebiliyorlar?


El insaf derler. Adamlar sayfalarca ifade veriyor şu kadar Euro verdim şu kadar Türk Lirası verdim diye. Şu kadar ve şu kişiye verdim, şurada verdim diyor. Türkiye’yi idare etme sevdasında olan sayın liderlerimiz boğazını çatlatırcasına rüşvet alma verme yok, irtikap yok diye bağırıyorlar. Bunların hepsi iftira, uydurma senaryolardır diyebiliyorlar. Sormazlar mı insana ülkemizdeki bu kadar savcı bu kadar hakim bunca insanı hayali suçlar sebebi ile mi tutukladı?


Tutuklu veya tutuksuz bunca insan aslı olmayan sebeplerle mi mahkeme ediliyorlar? Benim yaşım epeyce ilerledi. Yaşı müsait olanların bildikleri gibi yapılanları görüyor ve biliyoruz ki, kendisini ülkenin güvencesi sayan bir siyasi parti kurulduğu günden günümüze, milletimizle, milletimizin mukaddes değerleri ile hiçbir şekilde barışamadılar. Bir yerde ezana, Kurana, özellikle manevi değerlere bir saldırı varsa araştırın, kendilerini biz cumhuriyetçiyiz, biz laikiz, biz aydınız diye lanse edenler olduğunu görürsünüz.



 İşlerine geldiği zaman reklam için hanımlara başörtüsü hediye edip yakalarına rozet takanlar aslında en azılı başörtüsü düşmanıdırlar. Başörtüsünün yasaklanması için anayasa mahkemesine koşanları bu millet unutmadı. Ezana ve salaya karşı çıkanlar varsa araştırın “Biz şeriata karşıyız, laikiz” diyen din ve mukaddesat düşmanı iki yüzlü insanlar karşınıza çıkar. Bir öğretmenimiz çocukları alıp Cuma günü camiye götürürse yine o bizim aydın, laik, anti şeriatçı insanların sesinin yükseldiğini görüsünüz.


Beyler ve bayanlar! Şunu iyice kafanızı koyun ve anlayınız ki, laiklik din düşmanlığı değildir. Çeyrek asırdan fazla kaldığım Avrupa’nın birçok ülkesinde hafta başı dersler başlamadan önce papaz efendi dua yapar ondan sonra dersler başlar. Sene başında yine topluca dualar yapıldıktan sonra derslere girilir. Ramazanı Şerif ayında sayın milli eğitim bakanımız Ramazanı Şerif ayını okullarda tanıtmak isteyince birileri yine laikliğe, cumhuriyetçiliğe sarıldılar.


Gazetelerinde, dergilerinde, TV ekranlarında hem sayın bakanın hem hükümetin hem de milletimizin mukaddes değerlerine dil uzatmaktan geri durmadılar. Kur’an-ı Kerimde Rabbimiz: “İsteyen iman etsin, isteyen kafir olsun.” bizim itikadımız budur, ister iman edin ister etmeyin. Ancak iman ehlinin mukaddes değerlerine saldırmaya hiçbir surette hakkınız yoktur. Medeni insanlar olun. 


Sizin gibi inanmayanlara, düşünmeyenlere de saygılı olun. Şunu hiçbir zaman unutmayın bu vatan nice inanmış insanların şehit kanları ile sulanmıştır. Her adımında bir şehit yatmaktadır. Yarın % 80’inizin cenazesi hayatta iken bir defa olsun içine girmediğiniz, minaresinden okunan ezana düşmanlık ettiğiniz, inananları düşman gibi gördüğünüz camilerin musalla taşlarına gelecek ve o insanlar tarafından namazlarınız kılınacaktır. 



Geliniz siyasi hesaplar, oy hesapları yüzünden Allah’ın dinine, kitabına aleni veya gizli düşmanlık ederek ebedi hayatlarınızı mahvetmeyiniz. Hepimiz biliyoruz ki bu dünya fani, ahiret ise bakidir. 

Sözde bir sanatçı çıkmış ortaya âlemlerin efendisi Peygamber Efendimize (SAS) hakaret ediyor. Rabbimizin muhafazasını bizzat üzerine aldığı Kur’an-ı Kerim’e hakaret ediyor. Milyonlarca Müslümanın kutsalına alçakça saldırıyor. 


Türk hakimleri ensesine yapışınca; malum siyasi partinin eski ve yeni liderleri hemen ifade özgürlüğünden bahsetmek, zavallıya sahip çıkmak ve ziyaret etmek için birbirleri ile yarışıyorlar. İşin garibi sözde sağda olduğunu beyan eden bir küçük muhalefet partisinin başkanı da bu din düşmanına sahip çıkmaz mı? Şunu hiçbir zaman unutmayınız ki, sizler bu milletin kutsallarına düşman oldukça, milletle barışmadıkça hiçbir zaman iktidar yüzü görmeyeceksiniz. 


Kendini sanatçı sanan bazı zavallılar Hz. Peygamber Efendimize (SAS) ve Kur’an-ı Kerim’e utanmadan, sıkılmadan saldırırlarken, dünyanın gelmiş geçmiş büyük düşünürleri hakkı teslim ederek Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimize hayranlıklarını ifade etmişlerdir. Bir örnek verelim: “Kur’an’ı bir kere dikkatle okursanız onun hususiyetlerini izhara başladığını görüsünüz. 


Kur’an’ın güzelliği diğer bütün edebi eserlerin güzelliklerinden kabili temyizdir… Kur’an’ın başlıca hususiyetlerinden biri onun asliyetidir. Benim fikrim ve kanaatime göre Kur’an serapa samimiyet ve hakkaniyetle doludur. Hazreti Muhammed’in cihana tebliğ ettiği davet, hak ve hakikatdir.” (Karlayl). Sizler İslam’a, Kur’an’a ve HZ. Peygamberimize, İslam’ın kutsal değerlerine saldırdığınız müddetçe unutmayınız: Bu necip millet her zaman size kırmızı kart gösterecektir. 

Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali Sandıkçıoğlu Rüşvet yok, hırsızlık yok

Ali Sandıkçıoğlu Rüşvet yok, hırsızlık yok 15 Temmuz ayın darbe girişiminde de aynı hikaye
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23