• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
21 Aralık 2018

Kula kulluk edilmez…

Kâinatı yoktan var eden Hz. Allah’tır (C.C.).Yaratılanlar içinde insan, eşref-i mahlûktur. Hz. Allah (C.C.) bir hadisi kutsisinde: “Ben gizli bir hazine idim, bilinmem için insanoğlunu yarattım” buyurmaktadır. İnsanlar bu âleme başıboş yesinler, içsinler, gezsinler diye getirilmedi, yaratılmadı. Elbette ki insanoğlunun bazı önemli vazifeleri vardır. Bunu kitabımız Kur’an-ı Kerim şöyle haber vermektedir: “Ben cinnileri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” O halde dünya hayatında insanların ilk vazifesi Allah’a kul olmak ve onun emirlerine uyup, yasaklarından kaçmaktır.

Bilindiği gibi yeryüzüne indirilen ilk insan Adem (A.S.); Allah’ın kulu, aynı zamanda ilk peygamberi ve insanlık neslinin de atasıdır. (Adem (A.S.) ve Havva validemiz) Ondan sonra Rabbimiz zaman zaman büyük peygamberler, resul ve nebiler göndermiştir. Bu büyük peygamberlerin bir kısmının isimleri, kıssaları Kur’an-ı Kerim’de sarahaten anlatılmaktadır.

Bütün peygamberlerin vazifeleri insanları Allah’a davet etmekti. Son peygamber Hz. Peygamber Efendimizden sonra daha peygamber gelmeyecektir. “Âlimler peygamberlerin varisleridir. (El ulemau veresetül enbiya)”. Gerçek âlimler de insanları bugün vaaz ve irşatları ile talebe yetiştirmekle Resulullah Efendimizin varisleri olarak Allah’a (C.C.) davet ederler. Bu daveti yaparken asla madde, para peşinde koşmazlar. Peygamber varisliğini dünyanın süfliyatı ile karıştırmazlar. İlmin vakarını korurlar. Din kardeşinin aleyhine olmaz, bölücülük yapmaz, fitne çıkartmaz, Lillah için dinim İslam, kitabım Kur’an, peygamberim Muhammed (S.A.S.) diyen herkesi kardeş kabul eder, birbirlerine kardeş gibi davranırlar. Vatanlarını severler, asla hiçbir konuda din ve vatan düşmanları ile vatanlarının aleyhine hareketlerde bulunmazlar.

Peygamber varisi hiçbir zaman kula kulluk etmez. Makam sahiplerine, zenginlere hak etmediği halde, yalandan methetmez. Onlar, Hz. Peygamber Efendimizin: “Bir insanı medih ederken gördüğünüz zaman yerden bir avuç toprak alarak yüzüne atın” hadisi şerifini bilirler. Çünkü İslam meddahlığı reddeder. Üzülerek ifade edelim ki, günümüzde birçok din adamı bu hususta yanlış yapmaktadırlar. Kimileri üstlerine, amirlerine şık gözükmek için, terfi alabilmek için renkten, renge giriyor, eğilip bükülüyorlar. (Gerçek din adamlarımızı tenzih ederim.) Kimi din adamları üç beş kuruş için zenginlerin etrafında pervane gibi dönüyorlar. Eğer bu hoca efendiler tasavvufla ilgileniyorsa günümüzde olduğu gibi iş daha da garipleşiyor. Bağlı bulunduğu şeyhine kendini kabul ettirebilmek için neler yapıyor neler… Yalanlar, yalandan kerametler uydurmalar, aşırı derecede medih etmek, en iyi benim şeyhimdir, yeryüzünde bundan başka böyle keramet sahibi bir evliya yoktur gibi…

Günümüzde birçok sahte şeyh ve birçok sahte müridin işi gücü o kutsal değerleri istismar ederek dünyalık temin etmektir. Çünkü zahiri birçok insandan kanaat kalktığı gibi birçok şeyh ve müride de kanaat kalmamıştır. Bir Arap şair şöyle diyor: “Yetişeceğin miktar sana zenginlik vermezse,  yeryüzünde olan emval ve eşyanın topu seni zengin eylemez. (İn kane la yağnike ma yekfike fe küllü ma fil ardı la yağnike)” (Vezaifülİnas S.23-S.24)

Çok önemli ibret verici bir kıssa ile yazımızı bitirelim. Maruf-i Kerhi hazretleri bir gün bilmediği, tanımadığı bir imamın arkasında namaz kılmış. Namazdan sonra imam Maruf-i Kerhi’ye: “Zatınız nereden yer içersiniz?” diye sorar. Maruf-i Kerhi bu suali işitince “Dur dur! Evvela şu kıldırdığın namazı tekrar edeyim. Zira rızkın nereden geldiğine şüphesi olan adamın halikına da şüphesi vardır. Yaratanına şüphesi olan imamın arkasında namaz olmaz.” (Vezaifül İnas S.28) Bu hadiseden ibret alabilmeyi Rabbim cümlemize nasip eylesin. Mevla’ya emanet olunuz.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23