• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
08 Aralık 2018

Kalp kırmamaya dikkat gösterelim…

İnsanoğlunun kalbi ile alakalı Kur’an-ı Kerim’de ayeti kerimeler, Resulullah Efendimizin de birçok hadisi şerifleri vardır. Kalp maddi vücut için de çok önemli bir organdır. Vücuda kanı pompalar ve yine geri çeker. Kalp, Nuri ilahinin tecelli ettiği merkezdir. Kalpler ancak Allah’ı zikir etmekle huzur bulurlar (mutmain olurlar). Kainatta hiçbir şey boşa yaratılmamıştır. Yaratan Allah’ın (C.C.) her ne yaratmış ise mutlaka bir hikmeti vardır.

Kur’an-ı Kerim’de bizler için çok önemli ve bizlere ders verecek bir kıssa vardır. Süleyman (A.S.) bir gün ordusu ile karınca vadisine geldikleri zaman, bir karınca: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza giriniz! Sakın, Süleyman ve ordusu, sizi bilmeyerek kırmasın” demişti. Süleyman (A.S.), karıncanın söylediğini işitti ve “Onu bana getiriniz!” dedi. Getirdiler. Süleyman (A.S.) ona: “Sen, ne için karıncaları sakındırdın? Benim zalim olduğumu mu işittiniz? Yoksa benim adaletli bir peygamber olduğumu mu bilemediniz? Ne için onlara: “Sizi Süleyman (A.S.) ve ordusu kırmasın dedin?” diye sordu. Karınca: “Ey Allah’ın Peygamberi! Sen, benim sözümdeki (Onlar bilmeden) kaydını işitmedin mi? Bununla beraber benim can kırma sözümden maksadım, ancak kalplerin kırılması idi. Senin bir şey vermeni temenni edip fitneye düşmekten, sana bakmakla meşgul olup Allah’ı tesbih etmekten geri kalmaktan korktum!” dedi. Bunun üzerine Süleyman (A.S.) karıncaya: “Bana öğüt ver!” dedi. Karınca: “Babana Davud (A.S.)  isminin ne için konulduğunu biliyor musun?” diye sordu. Süleyman (A.S.): “Hayır bilmiyorum” dedi. Karınca: “O, kalp yarasını tedavi etsin diye verildi!” dedi. “Sana Süleyman (A.S.) isminin ne için konulduğunu biliyor musun?” diye sordu. Süleyman (A.S.): “Hayır! Bilmiyorum!” dedi. Karınca: “Göğsüne selamet verilinceye kadar dayanasın ve baban Davud’a (A.S.) erişmeye müstahak olasın diye verilmiştir!” dedi. Sonra: “Yüce Allah’ın, sana rüzgarı, ne için uysal kıldığını, biliyor musun?” diye sordu. Süleyman (A.S.): “Hayır! Bilmiyorum!” dedi. Karınca: “Dünyanın tümünün, esen, gelip geçen bir yelden ibaret bulunduğunu sana haber vermek için!” dedi. Süleyman (A.S.) karıncadan dinlediği sözlerden dolayı hayretler içinde kaldı ve gülümseyerek: “Ey Rabbim! Bana, ana ve babama lütfettiğin nimetine şükür etmemi ve geri kalan ömrüm içinde senin razı olacağın iyi (işler) yapmamı, bana ilham et! Rahmetinle beni de, (Cennette) Salih kullarının arasına dahil et!” (Geniş bilgi için Neml süresi 18-19 ayetlerinin tefsirine bakılabilir.)

Süleyman (S.A.) ile karınca arasında geçen tarihi olayı Cenab-ı Hakk’ın ayetlerinden kısada olsa okuduk. Bir yel gibi esip geçen şu üç günlük dünyada incinmeyelim, incitmeyelim. Kimsenin kalbini kırmayalım. Gönüller yıkmayalım. Hz. Allah (C.C.) bizleri fitne ateşinden korusun.

İlkokulu Rize’de doğduğum köyde okumuştum. O yıllar yokluk ve fakirlik yılları idi. Yaya olarak zaman zaman büyüklerimizin arkasına takılarak kazamızın pazarına giderdik. Kazamızın girişinde hayırseverin birisi bir çeşme yaptırmış ve üzerine de şu dörtlüğü yazmıştı, çocukken oradan ezberlemiştim: “Bak şu zavallı çeşmeye, / Su içecek tası yok. / Kırma kimsenin kalbini; / Yapacak ustası yok…” Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23