İki kardeş

05 Ekim 2019 Cumartesi

Değerli kardeşlerim, bu yazımda Şeyh Sadi Şirazi hazretlerinin günümüz Türkçe’sine çevrilen bir yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım hepimiz için faydalı olur. Hepimiz kendi çapımızda bu anlatılacak olanlardan istifade eder, kendilerimize göre dersler çıkartırız.

“Doğu ülkelerinde babaları aynı, anaları ayrı olan bir zatın iki oğlu (erkek kardeşler) vardı. İkisi de tahsilli, askeri konuda yetenekli, kılıç kuşanma ve kullanmada, ok atmada usta idiler. Oğullarının bilgili, yiğit ve savaşçı olduğunu gören ülke idarecisi babaları ülkesini ikiye böldü. Yarısının idaresini bir oğluna, diğer yarısının idaresini de diğer oğluna verdi. Babanın niyeti ölümünden sonra olabilecek taht kavgalarını önlemekti. Esasında babanın düşüncesi güzeldi. Güzel olanı da yaptı. Oğullar da babalarının taksim ettiği payla yetiniyordu. Zaten mal, mülk, servet, asker, her şey ziyadesi ile vardı. Baba vermişti. Kardeşlerden biri tam adaletle iş görüyor, halkına sevgi, şefkat ve merhametle davranıyor, dertlilerin dertleri ile bizzat ilgileniyordu. Diğer kardeşin gözünü ise hırs bürümüştü. Daha çok servet sahibi olabilmek için maiyetindeki insanlara gelişi güzel davranıyor, haksız yere zulümler, eziyetler yapıyordu. İdare ettiği ülkede yaşamak oldukça zorlaşmıştı. Tam adaletle hareket eden kardeş ise kendini yetimlere, yoksullara, yaşlılara, gariplere ihsan ve yardıma adamış; bir yandan da hastaneler, aş evleri, misafirhaneler, tekke, cami ve medreseler inşa ediyordu. Devletin hazinesi boşalıyor ancak memleket bir yandan bir yana imar ediliyor, ülke genelinde topyekûn millet zenginleşiyordu. Adaletle davranan kardeş vatandaşının mutluluğu için gece gündüz demeden çalışıyordu. Böyle güzel hizmetleri başarabildiği için de Hz. Allah’a (C.C.) hamd ve şükürler ediyordu. Adil olmayan kardeş ise kendine daha çok servet yapabilmek için zülüm ediyor, vatandaşına altından kalkamayacağı ağır vergiler yüklüyordu. Ticaretle uğraşan tüccarların varlıklarına göz dikti. Haksız yere birçoklarının mallarına el koydu. Güçsüz olan vatandaşlarını daha güçsüz hale getirdi. Esasında bu kardeş kimseye değil, en ağır kötülüğü kendine yapıyordu. Kendine yaptığı kötülüklerin farkında bile değildi. Gözünü hırs bürümüştü bir kere. Hırs, tamah, dünya saltanatı, zevki sefa gözünü kör ettiğinden ileride başına gelebilecek felaketleri göremiyordu. Çok fazla geçmeden durumdan rahatsız olanlar ortaya çıkmaya başladılar. İtirazlar yükselmeye başladı. Askerleri dağıldı. Tüccarlar alışveriş yapmadı. Çiftçiler arazilerini ekmedi. Halk oldukça fakirleşti. Büyük bir kıtlık başladı. Bu durumu fırsat bilen ülkenin düşmanları harekete geçti. Her cepheden savaş açtılar. Sonuç olarak adil olmayan kardeşin devleti, saltanatı, malı, mülkü ve serveti yağmalanıp talan edildi. Halk yaşamak için kendi ülkesini terk edip başka ülkelere göç etmeye başladı. Göç edemeyip geride kalanlar ise yeni yöneticileri alkışlıyordu. Yeni yöneticiler için şöyle söylüyorlardı: “Bahtiyar olun. Zulme son verdiniz. Ülkenin sahibi adil ve esirgeyici olandır.” Pek tabi bu iki kardeşin arkalarında isimleri kaldı. Ülkesini adaletle idare eden iyiliklerle, zulümle idare eden kardeş ise arkasından kötülükleri ile anıldı.

Değerli kardeşlerim, ben hiçbir yorum katmadan Şeyh Şadi Şirazi’den naklen bu hadiseyi sizlere aktarmaya çalıştım. Ancak hepimizin üzerinde ittifak edeceğimiz bir husus vardır ki; tarih içerisinde zulümle saltanat kurmaya çalışan ve başarılı olan ne devlet başkanı ne sultan ne hakan ne insan ne abi ne kardeş ne amir ne emir ne de memur vardır. Son zamanlarda ülkemizde siyaset sahnesinde yeni yeni oyunlar oynanmak isteniyor. Yeni filmler sahneye konulmaya çalışılıyor. Vefakârlıktan nasipleri olmayan, gözlerini hırs ve kin bürüyen bir kısım insanlar dün velinimetim dedikleri insan veya insanları bugün topa tutar olmuşlar. Dün her yaptığına alkış tutanlar, olur efendim diyenler; bugün dış güçlerin de etkisi ile kendi elini tutup havaya kaldırdığı insanları yıpratmak için ezeli düşmanlarla iş birliği yapmaktan çekinmiyorlar. Dün ülke genelinde isimleri bilinmeyen bu muhteris insanları, isimleri, getirdiği makamlarla kahraman eden dava arkadaşlarına ihanet ediyor, arkadan hançerlemeye çalışıyorlar. Dünyanın ne kadar ömrü olduğunu ancak kâinatı yaratan Hz. Allah (C.C.) bilir. Kıyamete kadar da hiç birileri zulümle, ihanetle, kıskançlık ve hasetle abat olamayacaklar, saltanat süremeyeceklerdir. O halde aklıselim insanlar için önemli olan insanlara saygı, sevgi ve adilane muhabbetle yaklaşmaktır. Hiçbir zaman insanları küçük görüp, doğruluk, merhamet ve adaletten ayrılmamaktır. Rabbimiz hiçbir şekilde zulme meyletmeyin buyuruyor. Yukarıdaki iki kardeşin kıssasından ibret alarak insanları sevebilmeyi, herkese adilane ve samimi olarak davranabilmeyi haksızlık ve zulümden uzak durmayı Cenab-ı Hakk hepimize nasip eylesin. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Gurbetçi Gurbetçi 3 gün önce
    Türkiyede işsizliğin olmadığından bahsediyorsun neye dayanarak bukanıya vardın ali hoca sen yıllarca Almanyada cami hocalığı yaptın sende çalışmadan vatandaşın söylediğin gibi tuvalete bile izin alamadığı ve zorluklarla kazandığı paraları yedin şimdi kalkmışsın işsizlik yok diyorsun yalan yazıyorsun doğruları yaz..
  • MuhteremMuhterem4 gün önce
    Ya muhterem insanı delirtmeyin. Geçen sene şubat ayından beri işsizim. Bir meslek yüksek okulu Bir de fakülte diplomam var. Bir sürü sertifikam var hiçbiri ise yaramıyor. Bir sürü yere müracaatın oldu geri dönüş yapan bile olmuyor.Beden işçisi olarak çalışayım diyorum 35 yaş üstünü işe almıyoruz diyorlar. iskur TYP YE baş vurdum öncelik kadınların istihdamı deniliyor.Bu durum da Çocukların ailemin yüzüne bakmak ne kadar zor biliyormusun
  • ahmetahmet11 gün önce
    ALLAH c.c. görüyor isimli yorum yapan kardeşim,senin ızdırabını çok iyi anlıyorum.3 senedir aynı acıları oğluma ve bize yaşatıyorlar.ben o yüzden ateş düştüğü yeri yakar diyorum.fetö teöristiyle yapılan mücadeledeki hataları,yanlışları,acıları halkımızın çoğu bilmiyor,eğer atıldıysa vardır sebebi deyip kesip atıyorlar.halbuki gerçekten o kadar çoğaldiki mağdurlar bunlar yazılıyor çiziliyor fakat hükümetimizde tık yok.bizim sağ medyamız malesef ÇIKARLARI gereği sol kesim kadar hakkı hukuku savunmuyor ki halk ne olup bittiğini öğrensin.geçen gün ankara milletvekili naci bostancı suçlu olmasalarda devlet şüphelendiği için çalışmak istemiyor diye açıklama yaptı.peki bu vekilimiz 3-5 sene önce zaman gazetesi yazarlığı yapıyordu.bu nasıl mücadele bu nasıl ayırım.ben garibanım zorlukla 8 sene gurbette akademide okuttuğum oğlumu devlet şüphelendiği için hiç bir kriteri olmadan işsiz bırakıyor,
  • Allah GörüyorAllah Görüyor11 gün önce
    Anlattıklarınızı başıma gelenlerle karşılaştırınca biraz olsun teselli oluyorum.679 KHK ile görevimi aksatmadan özveriyle yaptığım görevimden hemde sorgusuz sualsiz yargısız infazla ihraç edildim ve şu ana kadar iadem sağlanmadı. Ne FETÖ/PDY terör örgütü ne de herhangi başka bir terör örgütü ile uzaktan yakından ilgim olmamasına rağmen bana yapılan bu suçlamaları kabul etmiyorum. Vatanımın birliği, bütünlüğü ve bayrağımız için her zaman canımı vermeye hazırım. 15 Temmuz 2016 gecesi ülkemizde yaşanan darbe girişimini yapanları da lanetliyorum. Devletimize, milletimize ve demokrasimize yapılacak herhangi bir hain saldırıyı desteklemedim ve desteklememde mümkün değildir. Bu suçlamayı kabul etmeme nedenlerim: 1. Hiçbir terör örgütüne üye değilim. Görevim nedeniyle herkesle görüşmek ve onları dinleyerek koordinasyonu sağlamak zorundayım. Yaklaşık 25 yıldır Konya’da bulunmam ve çeşitli birimlerde çalışmam, sosyal kişiliğimle herkese yardımcı olmam ve bulunduğum son görev yerimden dolayı herkesle görüşmek zorundaydım. Kimlerin vatan hainleri olup olmadığını nasıl, nereden bilebilirim. Vatan hainlerini herkes gibi bende medya aracılığıyla 15 Temmuz darbesiyle öğrendim. Kamu görevimden çıkarılmama gerekçe gösterilen FETÖ/PDY terör örgütü yapılanmasıyla hiçbir şekilde irtibatım söz konusu değildir.Ayrıca FETÖ/PDY ile mücadele kapsamında hakkımda yapılan işlemlerde somut olarak ne ile suçlandığım tarafıma bildirilmemiştir. Bana isnat edilen iftirayı kabul etmiyorum. Bana bu iftirayı atanın kendisi vatan hainidir. Bu iftirayı atan asıl kendisi vatan haini ve en büyük şerefsizdir. Asla vatan hainliğini kabul etmiyorum. 2. Daha öncede 28 Şubat nedeniyle başörtü zulmü yaşadım. Eğer bunlarla bağlantılı olsaydım başörtüsü mücadelesi yapmazdım. Başörtüsünden dolayı zamanında çok mücadele ettim. Dayanamayıp istifa ettim. Başörtüm kadar vatanımda bayrağımda kutsaldır. 15 Temmuz 2016 gecesi ve sonrası Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine ailemle beraber bende meydanlardaydım. Darbecilerin hiçbirini tanımam, desteklemem. Bunu yapanların hepsinin Allah belalarını versin. 3. 2014 Ekim ayında ev için krediye ihtiyacım oldu. Krediyi Kuveyt Türk Katılım Bankasından çektim. Eğer FETÖ mensubu olsaydım, FETÖ elebaşının Bank Asya’ya destek çağrısında bulunduğu zamanda Bank Asya’dan kredi çekerdim. FETÖ ile bağlantım olmadığından ve o zamanın Başbakanı şimdiki Cumhurbaşkanımızın uyarısından dolayı krediyi Kuveyt Türk Katılım Bankasından çektim. Asla FETÖ/PDY’ye finansal destek sağlamadım. 4. SAĞLIK-SEN (Sağlık Ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası) sendikasına üyeyim. FETÖ/PDY veya diğer terör örgütleriyle ilgili hiçbir sendikaya üye değilim. Başka sendikalarla bağlantım yoktur. Eğer FETÖ mensubu olsaydım, onların sendikasına üye olmaz mıydım? 5. FETÖ/PDY ile ilgili hiçbir şekilde ilişkim yoktur. 17/25 Aralık öncesi bazen çalıştığım kurumdaki arkadaşlarla mesai arasında bir araya geliyor, hem hal hatır soruyor, dertleşiyor hem de birbirimize iyiliği emretme kötülükten sakındırmaya yönelik konuşuyorduk. Bazen de Kuran okuyorduk. Dini konuşmalarımızda kesinlikle herhangi bir cemaate ait kitabı kullanmadık, okumadık. Siyasi veya herhangi bir cemaate yönelik konuşmamız veya yardım adı altında para toplama olmadı. Benim ve çalışma arkadaşlarımın FETÖ/PDY veya diğer terör örgütleriyle ilişkisi yoktur. Onlar gibi bende vatan haini değilim. Bu iftirayı atan şerefsizdir ve vatan hainidir. 6. Bunların okullarında okumadım. Dershanelerine gitmedim. Yurtlarında kalmadım. Derneklerine, sendikalarına üye olmadım. Burs almadım, vermedim. Bank Asya’da hesabım hiç olmadı. FETÖ/PDY veya diğer terör örgütleriyle hiçbir şekilde bağlantım olmadı. Bu tür suçlamaları kabul etmem mümkün değildir ve kesinlikle kabul etmiyorum. Hiçbir somut gerekçe bulunmadığı halde bu şekilde bir yaptırımla karşı karşıya bırakılmamdan dolayı, ben ve ailem açısından maddi ve manevi anlamda telafisi imkansız sıkıntı yaşıyorum. Kişisel ve mesleki itibarım son derece ağır biçimde zedelenmiştir. Asla vatan hainliğini kabul etmiyorum, dememe rağmen halen TERÖRİSTLİK suçlanıyor ve KHK ile üzerime atılan vatan hainliğinden kurtulamıyorum. 2016 yılından beri ilgili mahkememiz araştırma ve soruşturma sonucu KYOK ( Kovusturmaya Yer Yok ) diye 08.2018 yılında karar veriyor ama benim masumluyum ve mağdurluğum giderilemiyor. Anlattığınız hikaye de tam yerine oturuyor. Daha 3 yıl geçmiş ohalkomisyonu iade vermeyip ret verirse mahkemeye gidip haklarımı arayacağım. Allah aşkına buna adalet mi diyorsunuz? Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • Allah GörüyorAllah Görüyor11 gün önce
    Allah razı olsun hocam. lafı gediğine koymuşsunuz. Artık yarası olanlar gocunsun. Kuran nasihat değil mi? Peygamberimiz örnek değil mi? Alan var mı? Yaşayan var mı? Göstermelik yaşarsak içimiz başka dışımız başka olmuyor muyuz? Kimi kandırıyoruz? Allah'ı kandırabilir miyiz? ALLAH ADİLDİR, KULUNUN AHINI KİMSEYE BIRAKMAZ… “Ah alan onmaz, iflah olmaz”. Camide musalla taşına konulduğumuzda hoca haklarınızı helal ediyor musunuz deyince haklarımız helal olabilir mi? Vardır bunda da bir hayır. İmtihandayız deyip sabrediyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • ahmetahmet11 gün önce
    ayşe kardeş bizde yazarın anlattığı incelikleri biliyoruz lakin adaletsizlik canımızı yakıyor,adalet ve hukuk da uygulanmayınca insanlar kaçacak başka kapı ararlar.buna fırsat vermemekde şimdiki hükümetimizin elinde fakat bir hırs,inat ve öfkeyle hatada ısrar ediyorlar,büyüklük yapıp kendilerinin dediği gibi "aldatıldık"deyip dönenleri,hiç bir kritere bulaşmayanları,mahkemenin senin örgütle hiç bir bağlantın yok dediği insanları hala dışlıyor,her türlü zulmü yapıyor.bu olaylar hiç bir suça bulaşmamışken size terörist dense anlardınız.fakat halkımız olayların ne boyutta olduğunu bilmiyor.ateş düştüğü yeri yakıyor.
  • Ayşe BAyşe B11 gün önce
    Harika bir yazı olmuş elimize emeğinize sağlık. Gerçekten, ibret almasını bilenler içinçokibretli çok manidar hadiseler yaşıyoruz, milletçe çok önemli günlerden geçiyoruz. Aslında mesele çok açık, kimin kimle durduğu neyi niçin yaptığı çok net. Fakat malesef herkes bunetliği göremiyor, anlayamıyor. Ama yine de bu milletin çoğunluğununferasetine güveniyoruz inşallah hayırlara tebdil olur bu yaşananlar diyelim:))
  • Raşit erginRaşit ergin11 gün önce
    Yazarlık farklı bir meslek.Oradan buradan alıntılarla,Oğluyun kızıyın hikâyeleriyle, kendiyin hatıralarını yazmakla yazar olunmaz."Kişi haddini bilmek kadar irfan olamaz" sözü ne kadar güzel bir söz.Müktesibatınızı bilmiyorum ama, bazı yazılarınızı okudum başı, sonu bağlantılı değil.İmla hataları göze batıyor.Benimde yazarlıkla falan ilgim yok. bende sizin gibiyim ama ayrım yapmadan bir çok yazarı okuyorum .Yani,İyi bir okuyucuyum.Selam ve sevgilerimle.

Günün Özeti