Gerçek insan haklarına bir örnek...

13 Temmuz 2019 Cumartesi

Birçok dünya kuruluşları yöneticileri ve maddeten ilerlemiş birçok ülkelerin başkanları, yöneticileri her fırsatta insan hakları ve demokrasiden dem vururlar. İnsan hakları şöyle insan hakları böyle diye… Ayrıca gelişmiş ülkeler her fırsatta demokrasinin erdemliğini anlatırlar. Tüm dünya ülkelerini ve insanlarını, insan hakları ve demokrasi nutukları ile uyutmaya çalışırlar. Gerçekler öyle mi? Elbette ki hayır. Bu ikiyüzlü insanlar, menfaat ve çıkarları durumunda her şeyi unuturlar. Söylediklerinin tam tersini yaparlar. Menfaatler ön plana çıkınca, o zaman ne insan hakları kalır ne de demokrasi. Yakın tarihimizde bunun acı örnekleri çoktur. Çeçenistan, Afganistan, Bosna Hersek ve şu an Irak, Suriye, Filistin, Libya’da olup bitenleri insan hakları ve demokrasi ile izah etmek mümkün müdür? Buraların halkına söylenen hep demokrasi ve insan haklarını getireceğiz sözleri değil miydi? Hele ibretle bir bakalım dünyadaki birçok Müslüman ülkeye demokrasi getireceğiz diyenler; kan, gözyaşı, işkence ve zulümden başka ne getirdiler? Maalesef vaat edilenlerin hepsi lafta kaldı. Güçlü olanlar güçsüzleri ezip ezip geçiyor.

Şimdi anlatacağım hadiseyi idareci mevkiinde olanlar ve sürekli demokrasi ve insan haklarından dem vuran dünyayı idare edenler lütfen okusunlar. Hz. Ömer (R.A.) bir gün Cabiye denilen şehirde dolaşırken bir ihtiyarın dilendiğini görür. Hz. Ömer (R.A.) yanında bulunan şehrin idarecisi durumundaki insanlara dilencilik yapan yaşlının halini sorar. Kendisine cevaben dilencilik yapan o ihtiyar yaşlı ve geliri olmayan bir Yahudi’dir derler. Hz. Ömer (R.A.) biraz öfkelenir, bu vaziyette o dilencilik yapan yaşlının ödediği vergisini kaldırır. Bundan sonra bu yaşlıdan vergi almayınız talimatını verir ve sonrasında Cabiye şehrinin idarecilerine şöyle söyler: “Siz ondan zamanında vergi alıyordunuz. İhtiyarlayınca da kendisini dilenmeye terk ettiniz öyle mi?” Ve işin enteresanı Hz. Ömer (R.A.) dilencilik yapan yaşlı Yahudi’ye dönerek: “Sana insaflı davranmadık. Gençliğinde senden vergi alıyorduk. İhtiyarlayınca yüz üstü bıraktık” der ve sonra kendisine beytülmalden yeteri kadar maaş bağlar.

İşte gerçek insan haklarına bir örnek. Dinine, diline, ırkına bakılmadan koca bir halife, yaşlı Yahudi’ye sana insaflı davranmadık diyor. Ona aylık bağlıyor. Yanındaki şehir idarecilerini de azarlıyor. İşte bugün insanlığın muhtaç olduğu duygu bu duygudur. Sistem bu sistemdir. İman bu imandır. Yoksa yaşlı demeden, kadın demeden, çocuk demeden, hele hele mabetlere sığınmış insanların üzerine makineli tüfeklerle mermiler sıkmakla insan hakları ve demokrasi asla olmaz. Bu gibi iğrenç olayları, ne yapalım savaş hali diyerek tasvip etmek de demokrasi ile bağdaşmaz. Gerçek insanların asla tasvip etmediği hallerdir. Yani yeraltı ve yerüstü servetlerini elet edeceğim diye başkalarının ülkelerini işgal etmek, oralarda fitneler çıkartmak, gizli ajanlar vasıtası ile ihtilaller yapmak, kargaşalar çıkartmak, teröristlere destek vermek ne kendi dedikleri insan hakları ve ne de demokrasi ile bağdaşmaz. Günahsız insanları öldürmek hiçbir zaman dünyada barışın ve huzurun sebebi olmaz. Daha çok kin ve nefret oluşturur. Onun için ırkı, rengi, dili ve dini ne olursa olsun insanı insan olduğu için sevmeli, elimizdeki imkanları adilane olarak paylaşmalıyız. Hz. Peygamber Efendimizin (S.A.S.): “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” düsturunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Türkiye’mizin, dünyanın çeşitli fakir ülkelerine el uzatması, hastaneler kurması, su kuyuları açması, ülkemizdeki mültecilere sahip çıkması hep bu yüzdendir. Demokrasi ve insan haklarından bahseden tüm Avrupa ülkelerindeki göçmenlerin sayısı Türkiye’nin barındırdıklarından çok daha azdır. Birçok Avrupa ülkesinin geçmişi çeşitli zulüm ve işkenceler yapmakla doludur. Tarih boyu gerçek insan haklarını, adaleti, adilane paylaşmayı, din ve dillerinde serbestlik vermeyi şerefli ecdadımız tam olarak yapmıştır. Her zaman zalimden yana değil mazlumdan yana olmuşlardır. Onların halleri, dünyayı gören gözleri olabilenlere bugün bile örnektir. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Allah GörüyorAllah Görüyor7 gün önce
    Aynen katılıyorum. Çokta güzel bir yazı olmuş. Ama tam olarak durumumuzu anlatmıyor. Eksikleri var. Tam yansıtılamamış. Samimi olduğunuzu düşünerek ben de düşüncenize katılmadığımı kendim üzerimden anlatmak istiyorum. Yoksa sizi eleştirmek gibi bir düşüncem yok. Aynı yanlışların ülkemizde de zulüm olarak yapıldığını görmediğinizi, göremediğinizi, görmek istemediğinizi düşünüyorum. Bizden ise yanlışta olsa görmezden gelelim gibi bir düşüncenin olduğu şüphesi oluşmaya başladı ki o da iktidarın inişini hızlandırıyor. Adaletin isimde değil uygulamada olması durumunda başarılı olabiliriz. Dışarıdaki durum bu ve Türkiye'nin ise güllük gülistanlık mı olduğunu anlatmaya çalışıyorsunuz. Türkiye'nin dışarıdan farklı mı olduğunu sanıyorsunuz ya da göstermeye çalışıyorsunuz? Gerçekleri görmemek için elinizden geleni yapıyorsunuz? Filistin, Suriye, Libya, Mısır, Çeçenistan, Doğu Türkistan, Bosna, Afrika ve diğer zulüm gören Müslümanların yaşadığı beldelerde gerçekten zulüm var. Bizde yok mu? Onlardan aşağımı kalıyoruz? Bende zamanında İHH derneği ile çocuklarımın sağlıklı olması düşüncesiyle 6 akika kurbanı bağışladım. Bende CHP zamanında baskılar yüzünden başörtüsü zulmü sonucu istifa etmek zorunda kaldım. Ama gel gör ki aynı zulmün bir benzerini şimdiki iktidar ile görüyorum. Hemde neden kaynaklandığını bilmeden sorgusuz sualsiz konuşmana bile izin verilmeden görüyorum. Kriter ne, neden suçlanıyorum, ne yanlışı yapmışım bilmeden. Sana sorgusuz sualsiz vatan haini denip KHK ile adın yayınlansa idi, yıllarca vatan haini olmadığını ispatlamak için bekletilseydin, sana yapılanın diğer ülkelerdeki yapılan zulümden farkı olur muydu? Hemde ağaç kökü yeyin diyerek, hem de bulunduğun ülkede çalışma hakların elinden alınarak, sürekli damgalama ile yaşamaya mecbur edilerek, hem de bizimle aynı görüşe sahip olup ta zulüm gören masum ve mağdurları kastederek milleti güldürmek için espri yapan bir milletvekili çıkıp utanmadan gülerek, “Bizim için yanı verin, ne olmuş yani” denilerek yapılan hatalarını bir de yağ gibi üste çıkarak desteklediklerini düşünün. Yani masum ve mağdur varsa bizim için yanı versin diyorlar. Neden masumlar ve mağdurlar kendileri için yanacak anlamış değilim. İslam yaşın yanında kuruyu yakın mı diyor? İslam iftira atın mı diyor? İslam gerçekleri görmemek için güneşi balçıkla sıvayın mı diyor? Doğrular ortadayken söylemeyip mızrak çuvala sığmadığı halde mızrağı çuvala sığdırın mı diyor? İslam dünyaya at gözlüğüyle bakın kendi yanlışlarınızı görmeyin mi diyor? İslam üç maymunu çok güzel oynayın mı diyor? Ortada çamur olacak ve bunun sonucu ülkede hiçbir işe giremeyeceksin, dışarıya bile gidemeyeceksin, damgalanmaya devam edileceksin. Suçun ise belli değil. İftira mı, sui zan mı, hiçbir şey bulunamamış ise sui zannın okkalısı kripto olabilir denilerek zulüm yapılacak. Sahi dışarıdaki zulümden ne farkı var? Filistin'deki, Çin'deki Müslümanlara yapılan zulümden ne farkı var? Buna da ADALET diyorlar. Anlattınız örnekle veya İslami yaşayışımızda ki güzelim örneklerle ne kadar örtüşüyor? Zaten yaptığımız geçmişimizle övünmek ama yaşamaya gelince sadece kullanıyoruz. Hep birilerini etkilemeye çalışıyoruz ama adımız gibi olup yaşamaya dökemiyoruz. Nasihat var maalesef uygulama yok.DARBECİNİN, SORU ÇALANIN, YARGIYA, POLİSE FESAT KARIŞTIRANIN CANI CEHENNEME! Ama bunu bahane edip hiç alakasızları yakmak Müslümanlığa sığar mı? Bende darbeye karşıyım. Hatta ailemle birlikte günlerce hükümet meydanlarındaki protestolara katıldım .Ama gel gör ki sorgusuz sualsiz ihraç edildim. Daha sonra hakkımda soruşturma açılmış. İfademi verdim. Mahkeme neden atıldığımı sorduğunda bilmediğimi söyledim. Çünkü mahkemenin kendisi de neden atıldığımı bilmiyor ve bana kurumundan şikayet olmamış, araştırmalarına bakarak, sen neden ihraç oldun diye bana soruyor. Allah aşkına anlattıklarınızın hepsine aynen katılıyorum da dışarıdaki zulümden farksız uygulamaya bakıldığında bana yapılan bu lekelemeye ne diyeceksiniz? Benim darbeye hiçbir katkım olmamasına rağmen iftira ile atılmama ne diyeceksiniz? Mum dibine ışık vermez diyorlar. Çevreyi görüyoruz ama dibimizi göremiyoruz. Doğruları çok güzel özetlemişsiniz ya yanlışları ne zaman göreceksiniz? Vatandaşa bu yargısız infazı söylediğimizde "Bir şey olmasa atmazlardı" diyerek cevap veriyor. “Yanlış hesap varsa mutlaka düzelir”, diyor. İnanın inancım olmasa idi çoktan intihar etmiştim. İntihar etmeyi çok kez düşündüm. Psikolojim bozuldu. Sadece benim değil aileminde psikolojisi bozuldu. Bir kişiyi değil tüm aileyi çamurladılar. Hiçbir suçun olmayacak gelip alnına vatan hainliği çamuru atılacak. Yanlışlık varsa yıllar sonra adalet yerini bulacak. Tabi hastalanıp ölmezsek, intihar etmezsek, delirmezsek. Hatta bu durumlarda olup ölenlerin daha sonra yanlışlıkları düzeltilmiş ve iadeleri verilmişti. Yani adam intihar etmiş, üzülüp kalp krizi geçirip hastalanıp ölmüş, yanlışlık öldükten sonra düzeltilmiş iadesi sağlanmış. Buna adalet mi diyorsunuz? Gerçekten suçluysam asılmaya razıyım. İtirazım olmaz. Seve seve ölüme giderim. Hatta yanlışlıkla bile olsa idam edilmeye razıyım. Böyle yaşamaktansa idam edilmeyi çok isterim. Çünkü hiç olmazsa şehit olmuş olurum. Devlet benimle çalışmak istemiyor olabilir. O zaman çamur atmadan istifamı istesin. Seve seve veririm. Neden olmadığım halde çamurlanayım. CHP zamanında da başörtüsü mücadelesinde istifamız istendi. Baktık olmadı. İstifamızı verdik. Ama bu yapılan zulüm CHP nin yaptığından daha beter. Hem de adı Müslümanım diyen kardeşim dediğimiz yapıyor. Sui zannı tavan yapıyor. İftirayı önce kendi yapıştırıyor ve vatandaşa da devam etmesini istiyor. Sadece çamurlanmakla kalsaydık. Yakınlarımdan üzülüp kalp krizi geçirerek ölenler oldu. Yine yakınlarımdan beni çekemeyenler sevinip her türlü hakareti yaptılar. Çocuklarım yapılanları görünce din bu ise olmaz olsun diyerek dinden soğudu. Namazlarını kılmaz oldu. Hatta cumaya bile gitmez oldular. Din bu yanlışları yapmıyor, insanlar yanlış yapıyor desem bile inandıramadım. Onlarında psikolojileri bozuldu. İnsanlar neden deizm oluyor sanıyorsunuz? Can ciğer dost sandığım insancıklar bile beni bilmelerine rağmen korkularından uzaklaşıp görülmez oldular. Sui zanna hareket etmelerine devam ettiler. Korkmaları da normal. Çünkü lekelenen haklarını arayamıyor. Arasa bile sui zan tavan olunca damgalamaya devam ediliyor. Kimseye masum olduğunu anlatamıyorsun. Allah aşkına “İslam dinini” böyle mi anlatacağız, böyle örneklerle mi yayacağız, yaşayacağız? Halen mahkeme KYOK vererek soruşturmamı bir yıl önce bitirmesine rağmen ohalkomisyonu 3 yıl oldu karar veremiyor. Hem de sıramı atlayarak diğer KHKlılara karar vererek, karar veremiyor. Hani sıraya riayet edilecekti. Hani yanlışlık varsa hemen düzeltilecekti. Bir çok kriterlilere, kritersizlere iade verilirken bana HİÇBİR KRİTERİM OLMAMASINA RAĞMEN sıra gelmiyor, karar verilemiyor. Bir çok sayılan kriterler bir çok insanda hem de fazlasıyla varken hiçbiri ihraç olmuyor, önemli bir çok makamlarda görev yapmaya devam ediyor. Ama adı çıkan, çamurlanan saf vatandaşlarımız ise yok sms atmış, yok kitapçının önünden geçmiş kitap almış, yok sohbette görülmüş, yok yasal olan sendikaya üye olmuş, yok yasal olan dershanelerine gitmiş yok okullarında okumuş, yok onlarla beraber gezmiş … vb. gibi bahaneler üretilerek lekelenmeye çalışılıyor. Sanki insanların gelecekten haber alma gücü varmışveya insanların alınlarına bakarak kimin ileri de darbeci kimin vatansever olacağını bilebiliyormuş gibi yeteneğe sahipmişçesine düşünülerek hiçbir şeyden haberi olmayan vatandaşlarımız suçlanabiliyor. Yani insanların düşüncelerini okuyan yöneticilerimiz var. O zaman çocuklar doğar doğmaz kimin katil kimin vatansever olduğunu bilin. Katil olacak olanları yani sorunlu olacakları doğar doğmaz katledin. Bu nasıl bir düşüncedir Allah aşkına! Buna da adalet diyoruz. Bu bahaneler herkese uygulansın bakalım suçlanmayan kimse kalır mı? O zaman kim adaletten şikayet edebilir? Şeriatın kestiği parmak acımaz. Adalet uygulanırsa. Ama adalet hem gecikiyor hem de adamı olana değil olmayana iftira ile gerçekleşiyor görünümü yayılıyor. Yani adalet kendimize göre uygulanıyor. Bu durumda güveni yok ediyor. Şüpheleri artırıyor. Adalet geciktirilerek, masumlar cezalandırılarak acaba ne hesaplanıyor? ZORLA MİLLETİ KÜSTÜRMEYE Mİ ÇALIŞILIYOR? YOKSA GİRDİĞİMİZ VEBALLER AZ OLDUĞU İÇİN DAHA ÇOK VEBALLERE GİRELİM Mİ DİYE Mİ ÇABALAMA YAPILIYOR? Hani sui zan kötü idi. Hani iftira çirkindi. Hani kul hakkına girmekten çekiniyorduk. Hani Allah'tan korkuyorduk. Allah'tan korkan bu yanlışları yapabilir mi? Demek ki çok büyük şüpheler doğuyor. İmanımızda çok büyük yanlışlar var. İslam’ın adı var. Uygulaması yok. Müslümanın adı var, yaşayışı yok. Adımız gibi dosdoğru olmayacak mıydık? Bana darbeci diyen, iftira atan hiçbir şey olmasa bile kriptodur diyen herkese haklarımı helal etmiyorum. Buna yol açanların, vesile olanların asıl kendileri fetöcüdür. İthamlarını kendilerine iade ediyorum. Tekrar söylüyorum. DARBECİNİN, SORU ÇALANIN, YARGIYA, POLİSE FESAT KARIŞTIRANIN CANI CEHENNEME! Darbe yapmak isteyen şer odaklara karşı direnirken canını feda eden 15 Temmuz Şehitlerimize ve diğer tüm şehitlerimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. Bir an önce it izi at izine karıştırmaktan vazgeçilmeli. Güneş balçıkla sıvanmaya çalışılmamalı. Üç maymunu oynamaktan vazgeçilmeli. Adalet partimizin adında kalmamalı ve uygulanmalıdır. Adalet geciktirilmemeli, herkese eşit uygulanmalı. İslami sözler çokta uygulama olmadıktan sonra din sanki kullanılır hale gelmiş gibi görünüyor. Dürüstlüğün cezalandırıldığı bir ortamdayız. Allah yar ve yardımcımız olsun. Sözleri mi Fatih Sultan Mehmet’in sözleriyle bitirmek istiyorum. Fatih Sultan Mehmet Han der ki: “Aklı öldürürsen ahlak da ölür. Akıl ve ahlak öldüğünde millet bölünür. Kadı’yı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün Devlet de ölür.” (Mehmed Şevket Eygi’ye Allah’tan rahmet diliyorum. İnna lillah ve inna ileyhi raciun.)
  • HARUNHARUN7 gün önce
    ÇOK GÜZEL YAZMIŞSINIZDA. DİRİ MÜSLÜMAN YOK DUYGULU DÜŞÜNCELİ MÜSLÜMAN YOK HEPSİ ÖLÜ. HERKES MENFAAT VE DÜNYALIK PEŞİNDE . TABİAT YOK EDİLİYOR SES ÇIKARAN YOK.TARİHİ ESERLER AYNI.EN AZ 30.000 İNSAN FETÖDEN MAĞDUR (BERAAT EDEN) SAHİP ÇIKAN YOK. MEMLEKETTE MÜSLÜMANA SAHİP ÇIKILMIYOR Kİ YAHUDİYE SAHİP ÇIKILSIN

Günün Özeti