• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

Bütün oyunları hep birlikte boş çıkartmalıyız…

04 Şubat 2023
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Değerli kardeşlerim, hepimizin gördüğü gibi bütün Avrupa ülkeleri ve ABD birlik içinde Türkiye’nin aleyhine birleşmişlerdir. Hepsi tam bir ikiyüzlülük sergileyerek bahaneler üstüne, bahaneler üreterek Türkiye için sinsi planlar devreye sokuyorlar. İşin aslı haç ile hilalin kavgasıdır. Bu kavga Hz. Peygamberimiz’in (s.a.s) İslam dinini yaymaya başladığı günden beri, günümüze kadar vardır. Dün de vardı. Bugün de vardır. Yarın da var olacaktır. Hz. Peygamberimizin (s.a.s.) hadisi şerifinde “Cihat kıyamete kadar devam edecektir” buyurarak bizlere haber vermektedir.

İşin en garip olanı petrol yokken, fakirlik içinde olan bir kısım sözde İslam devletlerine ecdadımız sürre alayları ile yardımlar gönderirken, Müslümanım diyenlerin birçokları bugün ehli saliple birlik içinde hareket ediyor. Türkiye’ye karşı düşmanlıklarını ellerindeki maddi imkânları seferber ederek kullanıyorlar.

Tarihen sabit ve bir gerçektir ki, ecdadımız altın liralar dökerek o günün zor şartlarında Bağdat ve Hicaz demir yolunu yapmış, tabir caiz ise o yoksul insanları dünya ile birleştirmişti. Bugün o insanlar dün Türkiye İstiklal mücadelesi yaparken ne yaptılar? Yine bugün Türkiye’nin her tarafı sözde müttefikleri(!) tarafından çembere alınmak istenirken ne yapıyorlar? Kimlerle beraber hareket ediyorlar?

İslam dinine mensup milyarlarca insanın kitabı Kur’an-ı Azimüşşan’dır. Kur’an-ı Kerim’e karşı sözde demokrat, insan haklarına saygılı(!) batılı birçok ülkede çirkin saldırılar yapılırken, kitabullah yakılırken Türkiye’den başka telin için gür sesi çıkan başka bir Müslüman ülke var mıdır?

Ya batılı müttefiklerimiz ne yapıyorlar? Demokratik haktır diyerek tam tamına Ebu Cehil, Ebu Lehep dedeleri gibi ikiyüzlülük ve İslam düşmanlığı yapıyorlar.

Bir de aksini düşünelim. Herhangi bir İslam ülkesinde veya Türkiye’de İncil veya Tevrat yakılmış olsa (Bizler asla tasvip etmeyiz), bugünkü bıyık altından oh(!) diyerek sırıtan Avrupa ülkelerinin tutumları ne olurdu? Kıyametler koparmazlar mıydı?

Şu hale bakınız ki, birçok Arap ülkesi Filistin meselesini, Kudüs davasını satmış, zevki, sefa içinde haçlı dostları ile günlerini gün etmeye çalışıyorlar.

T.C. vatandaşları, Türk bayrağının gölgesinde yaşayan şehit kanları ile sulanmış bu vatanın evlatları olarak bizler neler yapmalıyız?

Öncelikle şunu ifade edelim ki, hangi din, hangi ırk, hangi dil, hangi mezhep sahibi olursak olalım, atalarımız bu vatanı yurt ederek bizlere emanet etmişler. Bu vatanın evlatları olarak bize düşen vazife, tezgâhlanmak istenen oyunlara aldanmadan, birliğimizi, beraberliğimiz koruyarak ülkemiz için, çocuklarımızın geleceği için, düşmanlarımızın tuzaklarına düşmeden oyunları boşa çıkartmaktır.
Herkes istediği gibi inanmalı, istediği gibi ibadetini yapmalıdır.

Yıllar önce bakınız bu hususu merhum Hüsnü Dikeçligil nasıl ifade ediyordu; “Toprağımızın çocukları olarak birbirimizi sevmeliyiz. Dedikoduyu, yıkıcılık zihniyetini, kötüleme, çamur atma politikalarını bırakmalıyız artık!..

Böyle olanlarla ve bu şekilde düşünen düşmanlarımızla mücadele etmeliyiz. Ve bilmeliyiz ki, faziletliler diğer bir tabirle toprağımızın hakiki evlatları birleşirler, susmayıp da şahlanırlarsa bu soytarı çakallar kaçacak delik ararlar. Zira bunların metotları yaygaracılık, bozgunculuk, iftira, kötüleme, dedikodu ve çamur atma, bizlerin yerli tabiriyle de hem kellik hem de fodulluktur. O halde faziletliler susmamalı. Birbirlerine kusur aramayı bırakmalı ve saflarını bir tutup, sıklaştırmalıdırlar. Çünkü geçmişimizde toprağımızın çocukları böyle olmuşlardı ve böyleydiler. Bu vasıf ve tutumlarıyla da toprağa düşüp, toprağımızın çocukları olma şerefine nail olmuşlardı. Şimdiki vatanımız, milletimizi iç düşmanlarımızdan kurtarmamız icap etmektedir. Buna göre uyanık bulunmalı bu toprağın çocukları!...”

Evet, merhum yazarın bundan seneler önce kaleme aldığı yazısından bir paragrafı daha birlikte okumaya devam edelim: “Hatır gönülle değil, değere, ehliyete, kabiliyete, fazilete yer vermesini bilmeli. Böylelikle toprağımızın çocukları mukaddes vatanımızın insanlarını her türlü masumane halleriyle hor görmeksizin sevebilmeli… Onları yüceltmeyi, tenvir ve irşadı milli bir vazife saymalıdır. Hatta değil bu yurdun insanını canlı ve cansız varlıklarını da sevebilmeli!...” (Yeni İstiklal gazetesi, 31 Ekim 1962, sayı 98, sayfa 2)

Evet, bu vatanın çocukları, bu vatanın evlatları öncelikle aramıza tefrikanın girmesine engel olacağız. İnsan olmamız hasebi ile birbirimizi sevmeliyiz. Sevincimizi, acımızı birlikte paylaşmalıyız.

Hayat, ömür mutlaka bir gün son bulacak, ebedi âleme daha doğrusu sonsuzluk âlemine göçeceğiz.

Dün hep birlikte denize döktüğümüz Yunanlılar, ağabeylerinin desteklemesi ve gaz vermesi ile Türkiye’ye boynuz sallıyor. Görmez misiniz?

Zaman birlik zamanıdır. Hep birlikte dün ecdadımız gibi günü geldiğinde inançla, birlik içinde o veya başka benzeri boynuzları hep birlikte kıracağız inşallah.

Buradan bir Türk vatandaşı olarak hem iktidar mensuplarına hem de muhalefetteki siyasetçilerimize samimi olarak seslenmek isterim: Lütfen siyasi konuşmalarınızı yaparken tansiyonu düşürünüz. Vatandaşlar arasında düşmanlık tohumlarının yeşermesine sebep olmayınız. Ülkemizi ilgilendiren milli meselelerde iktidar, muhalefet demeden bir araya geliniz ve birleşiniz.

Değerli kardeşlerim; şu an için dünyada oynanan kirli oyunları iyi görelim, ehli salibin niyetlerini iyi okuyalım, asırlarca devam eden haçlı seferlerini unutmadan, batılıların yapmak istediklerini hep birlikte inşallah boşa çıkartalım. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

ÖZÜR:

Geçen haftaki yazımda elde olmayan sebeplerle elektronik posta sebebi ile bazı kelimeler bitişik olarak çıkmıştır. Bütün kardeşlerimden özür dilerim.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yalnız

Yazar. Ülke kutsaldır. Mevzuu vatan ise gerisi teferruattır.  

VERİSİ

BOŞ BOŞ KONUŞMA ÜFÜRÜKCÜ 2022 YILI TİCARET AÇIĞI REKOR KIRIP 110 MİLYAR DOLAR OLMUŞ TUİK VERİSİ
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23