• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
22 Şubat 2019

Bütün gayretleri Türkiye’yi yok etmek...

Uzun yıllardan beri (Selçuklulardan bu zamana) batılılar Anadolu’yu Müslüman Türklerin elinden almak, Türkleri ortadan kaldırmak için çok sinsi plan ve çalışmalar yapmış, projeler geliştirmişlerdir. Anadolu’yu parçalamak ve Türkleri yok etmek için o günden bugüne geliştirilen projelerin sayıları yüzleri belki binleri aşmıştır. Romanya’nın eski İstanbul elçilerinden Djuvara’nın 1914’te Paris’te yayınlanan “Cent Projets De Partage De La Turquie” isimli eserinde Türkiye’yi bölmek ve parçalamak için batılılarca geliştirilen gizli ve hain projelerden uzun uzun bahsedilmektedir. Bu hain planlar ta Anadolu Selçuklu Beyi 3. Gıyasettin Keyhüsrev devrinde sahneye konmaya başlamıştır. Batılıların o gün bugün Asya ile Avrupa arasında bir köprü durumunda olan ve Müslüman Türklerden elinde bulunan Türkiye’yi nasıl böler, parçalar ve nasıl taksim ederiz hayalleri ve rüyaları ile yaşarlar. Bunun için hiçbir hile ve bölücü faaliyetlerini yürütmekten çekinmezler, geri durmazlar.

Yaşadığımız şu günlerde Avrupalı dostlarımızın(!) Kıbrıs Türkleri ile Rumları arasında sergiledikleri tutum, yaptıkları ayırımcılık niçindir? Avrupalı dostlarımız(!) binlerce masum insanın katilleri teröristlere verdikleri desteği neden Türk milletine vermezler? Hele hele dost(!) dediğimiz Avrupalılar, AB’yi meydana getirenler Türkiye’yi AB’ye almamak için nasıl oyunlar oynadıkları, ikiyüzlülükler sergilediklerini anlamayan kaldı mı? Bütün bunlara sebep Türklerin Müslüman olması değil de nedir? Daha çok yakın geçmişte İngiltere Avam Kamarası’nı terörist posterleri ile donatıp orada sözde konferanslar tertipleyenlerin maksatları nedir? Yıllar önce Türk Milleti olarak kendileri için Kore’de kan akıttığımız şu ABD’lilere bakınız... Suriye’de oyun üzerine oyun sergiliyorlar… “Çekildik, çekiliyoruz, çekileceğiz, tarih vermedik ki” diyerek oyalıyorlar. Kendileri binlerce kilometre uzaktan Suriye’ye, Irak’a güya demokrasi getirmek için(!) gelebiliyorlar da, Türkiye’nin 900 kilometreden fazla sınırı olan, akrabalık ve tarihi bağları olan Suriye’ye gitmesine dostlarımız(!) batılılar karşı çıkıyorlar. Bugün verdikleri sözlerden yarın dönüyorlar. Çünkü niyetleri başka… Türkiye ile tüm İslam devletleri arasında tabir caizse aşılmaz bir set oluşturmak. Türkiye’nin kalkınmasını durdurmak. Türkiye’yi bölmek ve parçalamaktır. Yalnız unuttukları bir şey vardır. Türkiye eski Türkiye değildir. Bugün Türkiye’yi idare edenler de, eski idarecilere hiç ama hiç benzememektedirler. Ne ABD’den ne de AB’den direktif almadan canları pahasına, ülkelerinin menfaatleri için hem içte hem dıştaki düşmanlarına karşı korurlar, koruyorlar ve inşallah canları pahasına korumaya da devam edeceklerdir. İkiyüzlü, sömürgeci batılıların bu gerçeği anlamaları lazımdır artık. Gün geçmiyor ki Türk Devletinin Sayın İdarecilerine bir değişik teklifleri gelmesin! Bu nasıl ittifak? Bu nasıl dostluk? Sözde batılı dostlarımız(!) bir taraftan Kürt kardeşlerimizin her birine (Onlar bizim din kardeşlerimizdir. Binlerce yıldır iç içe yaşadık, kız aldık, kız verdik, akraba olduk ve Türkiye Cumhuriyetini de birlikte kurduk.), değişik aşiretlere, değişik mavi boncuklar vererek çeşitli vaatlerde bulunarak perde arkasından Türkiye aleyhine kışkırtıyorlar. Maalesef bazı Kürt kardeşlerimiz bu vaatlere ya aldanıyor ya da kanıyorlar. Şu bir gerçektir ki, Müslümanın gerçek manada dostu ancak Müslümandır. Zira Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerim’inde inanan müminlerin kardeş olduğunu haber vermektedir. Batılı dostlarımız(!) “Ya bizim dediğimiz olacak ya da asarız, keseriz ha!” diyerek Türkiye’ye yeniden bir Mondros mu imzalatmak istiyor? Geçmiş olsun onlara. Artık hem sahada hem masada güçlü bir Türkiye vardır. Artık bunu anlamalısınız. Şunu batılılardan öğrenmek isteriz; Çanakkale’ye İngilizler, Fransızlar, İrlandalılar, İskoçlar, Anzaklar, Zelandalılar niye gelmişlerdi? Dostluk için mi, yoksa çiçek bahçeleri yapmak için mi? Elbette ki hayır! Niyetleri Türkiye’yi bölmek, parçalamak… Sonra da yeraltı ve yerüstü servetlerine konmak, kapmak ve bölüşmek… Çünkü onların geçmişlerinde kan var. Sömürü var. İnsanları köle olarak satmak var. İnsan hakları, demokrasi palavraları, hepsi yalan… Hepsi dünya kamuoyunu yanıltmak için yapılan içi boş, sahte reklamlardan başka bir şey değildir. Bütün bunların arkasında yatan tek gerçek var: Gayret edip Türkiye’yi zayıf düşürüp parçalamak ve yutmak. Yeraltı ve yerüstü servetlerine konmak, oradan da Ortadoğu ve Kafkaslara açılmak… Kaybettikleri eski sömürgelerine yeniden kavuşmak… Oyun bu, plan bu. Kendilerine seçtikleri hedef ve yol da bu. Hele hele Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği bazı kararlara bakınız. Bir tarafta 80 milyonluk bir Türkiye Cumhuriyeti, öbür tarafta bir katil, 30 bin insanın katili. İnsan Hakları Mahkemesi’nin hakimleri tavırlarını hukuk adına bir katilden yana, teröristlerden yana koyuyorlar. Onu sevdikleri için veya hukukun tecellisi için değil, acaba bu yoldan yeni bir kargaşa çıkartabilir miyiz hesabı içindeler. Üstelik buna adalet diyorlar. İnsan Hakları Mahkemesi’ne daha önce de çeşitli sebeplerle müracaat edenler var. Neden onlar için bugüne kadar bir karar verilemedi de hemen alelacele teröristlerin kararlarına öncelik veriliyor? Sabancı’nın katili Fehriye Erdal nerede ikamet ediyor? Bu katili kimler koruyor, saklıyor? Niçin Türkiye’ye iade edilmez? On beş Temmuzda Türk helikopteri ile Yunanistan’a kaçan ihtilalci subayları neden AB üyesi Yunanistan iade etmez? Birçok Avrupa ülkesinde Türk Devletini yıkmak isteyen teröristler ve Fetö’cüler ellerini, kollarını sallaya sallaya dolaşıyor. Neden ülkeler arası suçluların iadesi kuralı işletilmez? İdam idam diyorlardı. Türkiye’de idam da kalktı. Batılıların Türkiye’ye bakışları yine aynı. Dostane değil, tam aksine hasmane. Bu ikiyüzlü yahut çifte standartlı insanların bankalarında bulunan terör örgütlerinin paraları niçin dondurulmuyorlar? Hani bütün dünya devletleri terörle müştereken savaşacaklardı? Yoksa sizce terör petrole sahip olmak veya Müslüman olmak mı? Öyle ise niçin dedeleriniz asırlar boyu süren haçlı seferleri tertiplediler? Unutmayalım ki bunların gizli ya da kısmen aşikâr tek sebebi vardır, o da İslam’dır. Asırlar boyu İslam’ı yaşayan ve yaşatan Türkleri bölmek ve böylece de Türkiye’ye sahip olma arzusudur. Bizler birlik ve beraberlik içinde olduğumuz müddetçe, kendi içimizde tefrikaya düşmedikçe, aramızda fitne ateşi yakılmadıkça, fitnecilere kanıp inanmadıkça Hz. Allah’ın (C.C.) yardımı ile bayrağımız ilanihaye dalgalanmaya devam edecek, ezanlarımız ise okunacaktır. Batılıların planları varsa Cenab-ı Hakk’ın da mutlak planı vardır. Batılıların bu arzu ve emelleri hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir inşallah... Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

TEŞEKKÜR

Amansız bir hastalığın pençesinde özel bir hastanede yoğun bakımda yatan kardeşim İhsan Sandıkçıoğlu için yurt içinden, yurt dışından telefonla arayan; elektronik posta ile mesaj gönderen; Rize, Ankara, Antalya, Düzce, Bolu, İzmir ve İstanbul’un çeşitli ilçelerinden hastaneye kadar gelerek bizlere manevi destek olan bütün dost, akraba ve komşularımıza AKİT Gazetesi aracılığı ile teşekkür eder, dualar bekler, hepsinden Allah (C.C.) razı olsun deriz.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23