Bizim sesimizi de duyurun…

09 Kasım 2018 Cuma

20.10.2018 tarihli AKİT gazetemizde yayımlanan “Vatandaş Taksitlendirme İstiyor” başlıklı yazım için ülkemizin birçok vilayetinden telefon ile arayıp, elektronik posta gönderip teşekkür edenler oldu. İnşallah devlet büyüklerimiz sesimizi duyar, kulak verir emlak barışı için devletimiz tarafından vatandaşa taksitlendirme kolaylığı olur.

Son açıklanan rakamlara göre, nerede ise emlak barışı için müracaat edenlerin sayısı sekiz milyona ulaştı. Hükümetimiz emlak barışı için müracaat süresini de zaten uzattı. Bahse konu olan yazım neşir edildikten sonra bir başka konu üzerine de beni çok arayanlar, mümkünse bu hususta da bir yazı isteyenler, bizim sesimizi de duyurun diyenler oldu. Şayet bizim sıkıntımızı AKİT gazetesinin köşesine taşırsanız umulur bizim sesimizi de duyanlar olur. Bizim sıkıntılarımızla da ilgilenen devlet büyüklerimiz çıkar.

Şu fani dünyada herkesin kendine göre bir derdi ve sıkıntısı zaten vardır. Dertler, sıkıntılar bitti derken ölüm çıkar gelir. Hayat devam ederken insan birçok problemleri halletmek için uğraşır. Bazen çözer bazen de çözemez. Hayat mücadelesi denen şey bu.

Bilindiği gibi ülkemizin birçok il ve ilçesinde plansız, programsız çarpık kentleşme ve yerleşmeler vardır. Devletimiz de emlak barışı ile bu çarpık yerleşme yapanların sorunlarını çözmeye çalışıyor. Bu arada şöyle de bir sıkıntı içinde olan vatandaşlarımız var. Çok değerli bir hoca efendi (ismi bende mahfuz) bana elektronik posta yolu ile İstanbul’a yakın bir ilçemizin belediye başkanına, büyük şehir belediye başkanına, zamanın başbakanı, reisi cumhuru ve imar iskân bakanı ile şimdiki çevre bakanına yazdığı kısa ve öz olarak derdini anlattığı dilekçelerinin suretlerini gönderdi. Bu arkadaşımız tam yirmi bir sene önce İstanbul’a yakın bir ilçeden sekiz-dokuz dönüm kadar bir arazi alıyor. İleride çocuklarım için bir gelir olur inşaat yaparlar diye. Şu an için arsanın etrafı tamamen binalarla dolu. Hoca efendi o zamanlar hizmet ettiği mahalde oturduğu için arsasına ev yapmadı veya yapamadı. Şimdi arsasını kullanmak istiyor. Önüne 50-60 sene önce çıkartılmış bir kanunu koyuyorlar. Burası zeytinlik tarlasıdır. Hiçbir şey yapamazsın cevabını alıyor. Arsa sahibi: “Arsam müsait etrafı hep bina olmuş, iskân için değil bari izin verin akrabalarımla beraber ben buraya bir özel okul yapayım herkes istifade etsin” diyor. Cevap aynı. Orası zeytinlik tarlasıdır hiçbir şey yapamazsın. Oysa mezkûr yerde zeytinliğin sadece ismi kalmış her taraf binalarla, apartmanlarla dolmuş. Bu arada, bazı uyanıklar bizzat gelerek veya telefonla arsanın sahibine ulaşıyorlar: “Arsanız zeytinlik tarlasıdır, orada inşaat yapmanız mümkün değildir. Arsanızı bize satın” tekliflerinde bulunuyorlar. Tabii ki değerinin çok çok altında fiyatlar teklif ederek.

Konuyu kendi çapımda biraz araştırdım. Öğrendim ki, büyük şehirlerde ve birçok vilayetimizde yapılmış olan bütün binalar normal ifrazlı ve planlı binalar değil. Birçok binalar hisseli tapularla inşa edilmiş. Hatta kocaman apartmanlar yapılmış ve hisse tapuları ile vatandaşa satılmışlar. Kat irtifakları ve kat mülkiyetleri yok.

On binlerce vatandaşımız geçmişte herhangi bir şehirde hisse tapulu bir arsa almış ancak bina yapamamış. Şu an için arsaların etrafları binalarla dolmuş. Bugün arsa hisseli olduğu için ne kardeşler arasında bölünebiliyor ne de inşaat yapılabiliyor. Birçok şehrin göbeğinde inşaat yapılamamış bu hisse tapulu boş arsalar bir nevi çöplük haline dönüşmüş. Herkes çöpünü oralara atıyor. Çirkin de bir manzara oluşturuluyorlar.

Hükümet yetkililerimiz ülkemiz genelinde şehirlerin göbeklerinde kalmış bağ, bahçe, zeytinlik, portakallık bahçe vasfını çoktan yitirmiş binalar arasındaki bu tip hisseli tapular için bir iyileştirme getiremez mi? En azından etrafındaki binalar yüksekliğinde veya daha az bir şekilde arsa sahibinden. Belli bir harç alarak inşaat yapma izni verilemez mi? Böylece şehir göbeğinde, merkezi yerlerdeki çirkinlikler kalkar, dar gelirli vatandaşımızın geçmişte tasarruf ederek aldığı hisseli arsasına başını sokacak bir ev ya da dükkân yapma mutluluğuna erişmiş, kavuşmuş olur. Gelecek için umudunu ticari yönden arsalarına bağlayan, bugün ise arsasını kullanamayan sayıları belki milyonlara ulaşan vatandaşlarımızın yüzlerini de güldürmek böylece çok hayırlı olacağı kanaatindeyim.

Bu sebeple sıkıntı çeken vatandaşlarımız adına bu yazıyı kaleme aldık. Umarım devlet büyüklerimiz bu konu üzerine eğilir, fikir yorar ve vatandaşlarımızın lehine olacak bir karar geliştirmiş olurlar. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

YORUM YAZ

  • Cemalettin KarakocCemalettin Karakoc1 ay önce
    Cumhurbaskani 2014 yerel secimleri sebebiyle Muglada sit alanlari icin düzenleme yapilacigini ve hovardaca her Alan nerdeyse sit alani ilan edilmis bunlari tekrar gözden gecirip düzenleme yapilacagini beyan etmisti. 2 B ler haalatamamiyla cözümlenmemsi durumda. Bakalim bu secim arifesinde ne gibi bos vaadlerle oyalanacagiz.?