• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
30 Kasım 2018

Ben sana dünya malı için iman etmedim

Ashab-ı Kiram’dan Şeddad b. El-Had (R.A.) anlatıyor: “Bir zat Resulullah Efendimizin (S.A.S.) huzuruna gelerek iman edip Müslüman oldu. Müslüman olduktan sonra Peygamber Efendimize (S.A.S.): “Sizinle beraber hicret etmek istiyorum” dedi. Peygamber Efendimiz (S.A.S.) yeni Müslüman olan bu zatı, sahabelerden birine teslim ederek, yeni Müslüman olan sahabe ile ilgilenmesi söyledi. Aradan bir zaman geçtikten sonra Peygamberimiz (S.A.S.) bir savaştan ganimet elde ettiler. Bu ganimetleri Peygamber Efendimiz (S.A.S.) savaşa katılan sahabeler arasında taksim eyledi. Bu ganimetlerden bir miktar da kısa bir süre önce yeni Müslüman olan zat için ayırdı. Ashaptan birisine teslim etti. Yeni Müslüman olan sahabe askerin gerisinden geliyordu. Yolda düşen veya kalan bir şey olur mu diye onları gözetliyordu. İslam ordusunun arkasından gelen bu yeni Müslüman sahabe askerlere yetişince payına düşen ganimeti kendisine emanet edilen sahabe yeni Müslüman olan sahabeye verdi. Yeni Müslüman olan sahabe “Bu nedir?” diye sordu. Oradaki sahabeler: “Bu ganimet payıdır. Resulullah Efendimiz (S.A.S.) bunu senin için ayırdı” dediler. Yeni Müslüman olan o sahabe ganimet payını eline alarak alemlerin efendisi Hz. Muhammed Efendimizin (S.A.S.) huzuruna çıktı ve “Bu nedir ey Allah’ın Resulü” diye sordu. Peygamber Efendimiz (S.A.S.): “Savaşta elde edilen ganimetten senin payına ayırdığımdır” buyurdu. O zat Peygamber Efendimize: “Ya Resulullah, ben sana böyle dünya malı için iman edip tabi olmadım. Ben sadece seninle cihat ederken şu boğazıma bir ok atılıp saplansın ve öylece ölüp cennete gideyim diye tabi oldum dedi.” Peygamber Efendimiz (S.A.S.) kendisine karşılık olarak: “Eğer Allah’a karşı bu niyetinde samimi isen, o seni tasdik eder, yalancı çıkarmaz” dedi. Bir müddet sonra yeniden düşmanla savaşa geçildi. Yeni Müslüman olan bu sahabe boynundan okla yaralandı. Savaştan sonra bu zat, sahabeler tarafından elde taşınarak mübarek Peygamber Efendimizin (S.A.S.) huzuruna getirildi. Hakikaten tam işaret ettiği yerden boğazına bir ok isabet ederek şehit olmuştu.

Peygamber Efendimiz (S.A.S.) onu görünce: “Bu adam o adam mıdır?” diye sordu. Ashap: “Evet ya Resulullah, o adamdır. Yeni Müslüman olan falanca zat” dediler. Peygamberimiz: “O, Allah’a karşı niyetinde sadık ve samimi oldu, Allah da onu doğru çıkardı” buyurdu. Daha sonra mübarek Peygamberimiz kendi cübbesiyle onu kefenledi ve namazını kıldırdı. Resulullah Efendimiz (S.A.S.) namazdan sonra şöyle dua ettiler: “Allah’ım! Bu senin kulundur. Senin yolunda hicret edip şehit oldu. Ben de bunun şahidiyim.” (Nesai)

Resulullah Efendimizin (S.A.S.) zamanında cereyan eden bir hadiseyi hep birlikte okuduk. Rabbim ibret alabilmeyi cümlemize nasıp eylesin. Şimdi acizane olarak kimseyi hedef almadan, incitmeden, kara çalmadan (ihlas ehlini tenzih ederek) soralım. Ülkemiz genelinde, dünyanın çeşitli ülkelerinde Allahü Teâlâ’nın dinine hizmet eden cemaat, vakıf, dernek temsilcilerine; şeyh, efendi, tarikat liderlerine; il, ilçe, bölge idarecilerine; ağabeylere, büyüklere ve onların bağlılarına; eğer sizler de bu zat gibi sadece ve sadece Allah’ın (C.C.) rızasını kazanmak, cennet ve cemali ilahi ile müşerref olmak için, bu hizmetleri dünyalık talep etmeden, siyasi ikbal peşine koşmadan, şöhret merdivenlerini tırmanmak için araç olarak kullanmayıp, ihlas ve samimiyetle yapıyorsanız, Rabbul Alemin hazretleri binlerce değil, milyonca kez sizlerden razı olsun. Bizler sizin elinizi de, ayağınıza öpmeye her zaman hazırız.

Ama yok, Allah’ın dinine hizmet yapıyorum görüntüsü vererek, dini ve Kitabullah’ı istismar ediyorsanız, bizim radyomuz olsun, televizyonumuz olsun, gazetemiz olsun, dergimiz olsun, yayın evimiz olsun, sarayımız, köşkümüz olsun, holdinglerimiz olsun, son model arabalara binelim, beytülmala toplanan paraları (Müslümanların fitre, zekat, kurban ve sadakalarını) dilediğimiz gibi kullanırız diyerek, bu milletin topu ile, tüfeği ile, helikopteri ile bu milletin evlatlarını şehit ediyor, millet meclisini bombalıyorsanız, bizim de ganimetten payımız olsun diyerek vatanı bölmeye çalışıyorsanız, yabancı vatan düşmanları ile utanmadan işbirliği yapabiliyorsanız, Allah’ın Resulü’nü, Peygamber Efendimizi sadece ve sadece inananları aldatmak için kamyonların kasasına kadar indiriyorsanız, (On beş temmuzda bu din tüccarı, maneviyat tüccarı, sahtekarların hainliklerini milletçe gördük.) bizim büyüğümüzde iki nebi kuvveti vardır, divanı salihin toplantılarına aralıksız katılır palavralarını yayıyor ve inandırmaya çalışıyorsanız, yer yüzünde tatbik edecek bütün emirleri büyüğümüz bizzat divanı salih toplantısından alır, ona göre hareket eder, ona göre emir ve talimat verir diyerek yaşlı, genç, kadın, erkek insanları aldatıyorsanız, yetişmesi için yıllar harcanılan, yıllarca İslam dinine rıza-ı ilahı için hizmet edenleri, talebe okutan hoca efendileri Allah’tan korkmadan, ilahi adaleti ve hesap gününü düşünmeden kendilerine hiçbir cevap ve savunma hakkı tanınmadan, kapı dışarı deyip, yasaklayabiliyorsanız, benim tarafımda değil, sakın falan zata selam vermeyin diyerek dinde, tasavvufta olmayan emirnameler, mesajlar yayınlatabiliyorsanız, cennet vaadi ile kapı kapı insanları gezdirip bilmem nereyi kurtaracağız diyerek paralar toplatıp, maksadına uygun kullanmazsanız, bizim şeyhimizin olsun, bizim arkadaşlarımızın olsun, bizden başka hiçbir cemaat veya grubun olmasın diyorsanız, kendinizden başka hiç kimseyi fırka-ı naciyeden kabul etmiyor ve din kardeşi olarak görmüyorsanız, varsa da yoksa da bizim cemaat, bizim büyüğümüz, bizim kardeşlerimiz diyorsanız, İslam kardeşliğini ayaklar altına alıyor, İslam’ın vahdeti için çalışmıyorsanız o zaman da size yazıklar olsun der, sizleri o yüce dinin sahibi olan Allahü Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri’ne havale ederiz. O dilediği mükâfat veya cezayı mutlaka hak edenine verecektir. “Nimel Mevla ve nimennasır”, “ Hasbunellahu ve nimelvekil” der, Rabbimize teslim olur, bütün işleri ona havale ederiz.

Cenab-ı Hakk Müslümanları bu tip fesat ehlinden muhafaza eylesin.

Mevla’mız bu tip insanlara dünya ve ahirette ne yapılması gerektiğini en iyi bilendir. Cenabı Hakk hepimizin akıbetini hayır eylesin. Amin… Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23