Bayram ediyoruz

31 Mayıs 2019 Cuma

Âlemlerin Rabbine çok şükürler olsun ki, Müslümanlar olarak Mevla’mızın İslam’ın şartlarından birisi olan oruç tutun emrini yerine getirdik. Rabbimizin izni ile şimdi de bayram yapıyoruz. Ancak nasıl bayram ediyoruz? Pek tabi herkes hürdür, istediği gibi inanır veya inanmaz. Ancak bu bayramda da eski bayramları arar ve özler olduk. Neden mi? Bir kısmını kimseyi hedef almadan kısaca anlatmaya çalışalım. Bir ay boyunca birçok belediyenin tertiplediği “eğlence programlarına” çoluğu çocuğu ile katılıp bir kere olsun cumaya ve teravihe gelmeyen insanlar da bayram ediyorlar. Kur’an-ı Kerim’in indiği mübarek Ramazan-ı Şerif’te bir kere olsun Kur’an-ı Kerim’i eline almayanlar, rahmetli olan anasına, babasına bir Fatiha dahi okuyamayanlar da bayram ediyor. Yaşlı anasını, babasını darülacezelere, düşkünler yurtlarına terk edip seneler geçmesine rağmen anasını, babasını bir kere olsun sormayanlar, aramayanlar ve bakmayanlar, o yaşlı insanları kapılardan, pencerelerden yaşlı gözleri ile yol gözletenler de bayram ediyor. Sadece inat olsun diye aleni orucunu yiyen, utanmadan, sıkılmadan toplu mahallerde orucunu yiyen ve sigarasını tüttürenler de bayram ediyor. Dünyanın birçok ülkesinde Müslümanlar zulüm altında inim inim inlerken kılı kıpırdamayan sonsuz bir lüks içinde yaşayan bir kısım Arap petrol milyarderleri ve Arap devlet başkanları, Arap şeyhleri de bayram mesajları yayınlayarak, demeçler üstüne demeçler verip, nutuk atan, vurdumduymaz lider de bayram ediyor. Üç milyondan fazla Suriyeli kardeşimiz mecburen vatanlarını terk edip ülkemizde ve başka ülkelerde “muhacir” olarak barınmaya çalışırlarken, halen Suriye’de insafsız ve merhametsizce çocuklar, bebekler, yaşlılar ve siviller öldürülürken bu zulme alkış tutan, en azından lanetlemeyen Müslümanlar da siyasiler de bayram ediyor. Ülkemizdeki şehit çocukları, dul ve yetimler, mezarlarda babalarının, eşlerinin, evlatlarının mezar taşlarını gözyaşları ile silerlerken bizler gülerek bayram ediyoruz. Alçak ve hain 15 Temmuz hareketini masum görenler, bir hizmet hareketidir, onlardan memlekete zarar gelmez diyen gözleri perdelenmiş, bir türlü hak ve hakikati göremeyenler de bayram ediyorlar. Filistin’de Müslümanlar zulüm ve işkence görürlerken, rahat ve huzur içinde Mescid-i Aksa’dan teravih ve cuma namazlarını kılamazlarken, Filistinli kardeşlerimiz tam bir abluka altına alınıp dünya ile irtibatları kesilirken, hemen her gün şehit ve yaralılar verirlerken, çocuklara süt, mama, hastalara ilaç bulunamazken İslam âlemi ve Müslümanlar bayram ediyorlar. Bayram… Yukarıda da söylediğimiz gibi nasıl bir bayramsa… İşte öyle bayram… Umre için önce Filistin’e ziyarete gidip sonra mukaddes topraklara çıkacak olan Müslümanları; Kudüs-ü Şerif’i ziyaretleri sonrası İsrail’den çıkarken, İsrailli polisler Türk ziyaretçileri soyup iç çamaşırına varıncaya kadar ararlarken; yani sadece Filistinli olanlara değil, ziyaret maksadı ile İsrail ve Filistin’e gidenlere bile ülkeden çıkarken akıl almaz sualler sorup, soyanların olduğu bir dünyada Müslümanlar bayram ediyorlar! (Geçen sene Ramazan-ı Şerif’in son haftasında Kudüs üzerinden umreye giden kızım ile gelinim aynı iğrenç muamelelere tabi tutulmuşlardır. Bayan polislerce aranmış olsalar bile, bu iğrenç uygulamayı şiddetle telin ediyor ve Sayın Dışişleri Bakanımızın konunun üzerine gitmesini istirham ediyorum.) Nasip olursa bayramdan kısa bir süre sonra ülkemizin kaderini ilgilendiren çok önemli, çok kritik bir seçim var. İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi… Nedense bir belediye başkanlığı seçimi bütün dünyayı ilgilendiriyor. Daha doğrusu ülkemizin kalkınmasını istemeyenler, var güçleri ile algı operasyonları yaparak vatandaşın kafasını bulandırıp seçimi etkilemek istiyorlar. Yıllarca kendilerini sağcı, milliyetçi, muhafazakâr, milli ve manevi değerlere kıymet veren, hizmet edenler(!) olarak tanıdığımız bazı insanların; Kur’an-ı Kerim’i yasaklayan, ezanı Türkçe okutan, manevi değerleri hiçe sayan, milletin tüm mukaddesatı ile alay edenlerle; dün kahraman ordumuz Afrin’e gitmesin, Zeytin Dalı Operasyonu’nu durdurun, bütün Suriyelileri ülkemizden kovun, ülkelerine gönderin diyenlerle; bugün ise Türk ordusu Kandil’e, Hakurk’a gitmesin deyip bebek katilleriyle, asker, polis ve sivillerin katilleri ile işbirliği ve ittifak yaptıkları bir dönemde onlar da bizler de bayram ediyoruz. Hem de bu sayın liderler ve etrafına toplananlar Mübarek Ramazan-ı Şerif Bayramı için, Müslümanların bir nevi gözlerini boyamak maksadı ile bir hayli cilalı sözler edecekler, bizlerin bayramlarını kutlayacaklar, bizleri tebrik edeceklerdir... Kendilerine oy verirsek, günün birinde iktidar olurlarsa yapılanlar yıkılacak, TRT satılacak, külliye yıkılacak, herkesten hesap sorulacak diye televizyon ekranlarından, miting alanlarından bağırıp, çağırıp, nutuklar atıyorlar ve hiçbir surette yapılması mümkün olmayan vaatleri sıralayarak konuşmalar yapıyorlar. Böyle bir ortamda bayram yapıyoruz, yapıyorlar. Nasıl bayramsa?

Burada merhum Abdurrahim Karakoç’un bayramla alakalı şiirini beraber okuyalım:

Ana, bu bayram mı? Aman çok ayıp,

Çocukken gördüğüm bayramlar hani?

Mübarek elleri öpüp, koklayıp

Yüzüme sürdüğüm bayramlar hani?

 

Hani ya o özlem, hani ya o tad?

Ne dışım kaygusuz, ne içim rahat

Haftalar öncesi her gün, her saat

Babamdan sorduğum bayramlar hani?

 

Nur yağan geceler, gündüzler nerede?

Neşe paylaştığım öksüzler nerede?

Dost yollar, dost evler, dost yüzler nerede?

Huzura erdiğim bayramlar hani?

 

Kar çiçeğim solmuş kar yatağında

Can verir ırmağın dar yatağında

Arife gecesi yer yatağında

Üstüme serdiğim bayramlar hani?

 

Bayram demek takvimdeki yazı mı?

Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı?

Açıp yüreğimi, yumup gözümü

Özüne girdiğim bayramlar hani?

 

Bayram af günüdür, barış günüdür

Bayramlar rahmete giriş günüdür

Bayram, Hak menzile varış günüdür

Gönlümü verdiğim bayramlar hani?

 

Bayramla alakalı kısaca yukarıdaki açıklamalardan sonra bayramı bir bakıma şöyle de anlatılabiliriz;

BAYRAM: Bazen renkli kâğıtlara sarılan şekerlerin çocuklara dağıtıldığı,

BAYRAM: Bazen çocukların avuç içine konulan bozuk para,

BAYRAM: Bazen ebeveyn tarafından çocuklar için alınan yeni elbise ve ayakkabıların başucuna konularak uyunduğu, sabırsızlıkla sabahın beklendiği,

BAYRAM: Bazen çocukların ev ev dolaşarak, el öperek para veya hediyelerin, şekerlerin alındığı,

BAYRAM: Dargınların barışmak için bayram namazı sonrası cami içinde safların ve kuyrukların oluşturulduğu,

BAYRAM: Arife günü yahut bayram namazından sonra kabirlerin ziyaret edilerek ölülerimiz için Yasin-i Şeriflerin, Fatiha ve İhlasların okunduğu ve kabirlerin temizlendiği,

BAYRAM: Namaz sonrası evlerde sofraların kurulup, ikramların yapıldığı, tatlıların yenilip, güzel güzel sohbetlerin edildiği,

BAYRAM: Yaşlıların ziyaret edilip ellerinin öpüldüğü,

BAYRAM: Hastaların ve darülacezelerde, düşkünler yurtlarında yatan düşkünlerin, yaşlıların ziyaret edilip sevindirildiği, hediyelerin verildiği, yaşlı ve kimsesizlerin gözyaşlarının sel olduğu,

BAYRAM: Gurbette olanların sıladan bir mektup, telefon veya haber bekleyerek üzüntüler ve gariplikler içinde geçirildiği,

Ama her şeye rağmen sevginin, saygının, birliğin, beraberliğin ön plana çıktığı bugünse özlediğimiz o güzel “BAYRAM” günleriydi.

Bu mübarek bayram vesilesi ile: “Sevgi hak edenin, ümit sabredenin, başarı inananın, mutluluk bekleyenin, bunların tümü yeryüzündeki tüm Müslümanların, necip milletimizin ve bitamamiha insanlık âlemi için olsun.”

ÖZLEMSİZ BAYRAMLAR YAŞAMAK DİLEĞİ İLE BAYRAMLARINIZ MÜBAREK OLSUN...

İnananlar olarak haziran ayında manevi değeri çok büyük olan Ramazan-ı Şerif Bayramının yanında, inşallah inanmış necip milletimizin feraseti ve vereceği akıllıca kararı sonucu yirmi üç haziranda da ülke olarak birliğin, beraberliğin bayramını ederiz.

Nice güzel günlere, bayramlara sevdiklerinizle beraber, sağlıkla erişmenizi diler, bu mübarek bayramın milletimiz, âlemi İslam ve bütün dünya için hayırlara vesile olmasını, ülkemizde, İslam ülkelerinde ve bütün dünyada akan kanların durmasını, barış ve huzurun gelmesini, kardeşlik filizlerinin yeniden yeşermesini temenni eder, hayırlısı ile cümlemizin nice bayramlara sağlık içinde kavuşmamızı diler gönül dolusu selam, sevgi, saygı ve muhabbetlerimi sunar hayırlı dualarınızı beklerim. Cümleniz Allah’a emanet olunuz.

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti