• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
19 Nisan 2019

Batılıların zulümlerinden bir örnek

Bugün her fırsatta insan hakları ve demokrasiden bahseden Avrupalıların (Batılıların) geçmişleri, tarihleri birçok vahşet ve barbarlıkla doludur. Hele yüzyıllar süren haçlı seferlerinde batılıların yaptıkları zulüm, işkence ve vahşetler okununca, dinlenince bile insanın tüylerinin diken diken olmasına sebep oluyor... Sömürebilmek için nice masum canlara kıydılar. Nice tarihi eser ve ibadethaneleri yakıp yıkıp, yerle bir ettiler. Bizlere medeniyetin beşiği olarak sunulan, tanıtılmak istenen Avrupa esasında nedir? Yine bizlere ülkemiz içindeki bazı satılmış beyinler, kalemler ve siyasiler tarafından allanıp pullanıp süslenerek ve tabir caiz ise imrendirilerek anlatılan Avrupa gerçekten dün ve bugün anlatıldığı gibi midir? Öbür taraftan bizlere; merhametlik dini, kardeşlik dini olarak takdim edilen Hıristiyanlık ve Yahudilik bugünkü hali ile gerçekten öyle midir? Biz Müslümanlar Hz. Musa’ya (A.S.), O’na inen hakiki Tevrat’a ve Hz. İsa’ya (A.S.), O’na inen gerçek İncil’e zaten iman ederiz. İmanın şartlarından birisi de resul ve kitaplara inanmaktır. Tarih sayfalarını karıştırdığımız zaman batılıların din adına ne tür vahşet ve canavarlıklar işlediklerine şahit oluruz. Uzun uzun yazmayacağım, batılıların geçmişteki zulümlerinden bir örnek vermeye çalışacağım.

İlk haçlı seferinin Pierre L’ermite idaresindeki haçlılar İstanbul’a gelip Bizanslıların yardımları ile Anadolu tarafına geçtiklerinde, eşkıya çeteleri gibi öteye beriye saldırıp birçok çirkinlikler, adilikler, alçaklık ve aşağılıklar yapmışlardı. Tam tamına bir vahşet uygulamışlardı. Fransa Enstitüsü üyelerinden Funck Brentano’nun “Las Croisades” isimli eserinin 24. sayfasında haçlıların İznik civarında kaçırdıkları Türk çocuklarını “Pişirmek için kesip kaynatıyorlar veyahut kazıklara sokup ateşlerde kızartıyorlardı” diye bahsediyor. Aynı kitabın 57. sayfasında; Antakya kuşatması sırasında Pierre L’Ermite, açlıktan şikâyet eden haçlılara şöyle dediği rivayet edilir: “Açlığınızın sebebi korkaklıktır. Gidin, ölmüş Türklerin yerlerde duran cesetlerini toplayın. O etler tuzlanarak pişirilecek olursa çok lezzetli olur.” Bunun üzerine haçlılar Türk şehitlerinin cesetlerini pişirerek yemişlerdir. Haçlılar Türk köylerinde kadın, erkek, yaşlı, genç birçok insana akıl almaz eziyetler etmişlerdir. Merhum Cevat Rıfat Atilhan Bey’in İğneli Fıçı isimli kitabını okuyanlar, batılıların ülkemizde nasıl vahşet sergilediklerini görürler. İşte Hıristiyan batılılar... İslam’ı yok etmek için dün tertipledikleri haçlı seferlerinde sergiledikleri vahşetlerden sadece bir kaç örnek. Tarih sayfaları batılıların; Afrika’da, Cezayir’de ve dünyanın birçok ülkesinde yaptıkları zulüm ve işkencelere şahittir. Yirminci asırda batılılar sömürgecilikten vazgeçmişler midir? Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da, Filistin’de ve birçok fakir Afrika ülkelerinde dünyanın gözü önünde yapılan bunca haksızlık, adaletsizlik, zulüm neyin nesidir? Bu yapılanlar hep daha çok demokrasi (!) için mi yapılmaktadır? Ben güçlüyüm öyle ise her istediğimi yaparım mı diyor Batı ülkeleri? Yıllardan beri Suriye’de kan akıyor, neden dünya ülkeleri ve dünyanın kurumları bir çare bulamazlar? Filistin’de yıllardan beri kan akıyor, insanlar kendi toprak ve vatanlarından sürülmüş, sürgün hayatı yaşarlar, neden demokrasi ve insan hakları (!) savunucusu batılılar bu haksızlığa bir çare bulamazlar? (İslam âlemi liderleri ise uykuda. Yatıp yatıp uyuyorlar. Zevku sefa içinde günlerini gün etmeye çalışıyorlar. Ebedi âlemi ise düşünen yok. Zengin birçok İslam ülkesinde israf diz boyu… Birçok İslam ülkesinin lideri ABD kuklası, gizlice İsrail’in geliştirdiği projelere destek vermekle meşgul.) Peki, şimdiki batı ne durumda? İslam’a karşı bakışları nasıl? Yeni Zelanda’da camide ibadet halindeki Müslümanları kim vurdu? Kimler vurdurdu? Neden Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde camiler yakılır? Müslümanlar potansiyel terörist gibi gösterilir? ABD’de hiç de tasvip etmediğimiz halde ikiz kulelerin vurulmasından sonra W. Bush “Bu bir haçlı savaşıdır” dememiş miydi? Her ne kadar sonradan inkâra kalktı ise de zihniyet ve düşüncelerinin arka tarafında saklı olan, inandıkları gerçek, onlar için budur. Irak’a demokrasi götürmek için savaş açan ültimatomlar veren Bay Bush gerçekten Irak’a insan hakları ve demokrasiyi götürdü mü? Yoksa Irak’ın yeraltı ve yerüstü servetlerini bir sülük gibi emdiler mi? Irak’ın hazinelerini boşaltmadılar mı? Irak’ın tarihi eserlerini; ABD askerleri, kumandanları, daha doğrusu Irak’a demokrasiyi getirmek için gelenler tarafından yağmalanmadı mı? Ebu Gureyb Cezaevi’nde sahnelenen rezaletler neyin nesiydi? Çıplak insanlar üzerine köpekleri bütün dünya önünde saldırdıklarına dünya şahit olmadı mı? Batılılar İsrail’in sergilediği demokrasi dışı, insan haklarına tamamen aykırı olan uygulamalar için ne buyururlar? İsrail için neden birleşmiş milletlerin aldığı kararlar uygulanmaz veya uygulanamaz? Lütfen hep birlikte hatırlamaya çalışalım. Kimyasal silahla öldürülen 15 sene önceki bir baba ile çocuğun resmini dünya medyalarında ön plana çıkartıp bunun öcünü alacağım diyen ABD’liler, İsrail’de göz göre göre tankın altında ezilen barış yanlısı ABD vatandaşı 23 yaşındaki bir kız için neden ABD’liler suskun? Tek kelime yok… Kendi vatandaşları için en azından bir kınama bile yok. ABD idarecilerinden o zamanlar ses bile çıkmamış.  Kazıklı Voyvoda’ları, Engizisyon Mahkemeleri’ni ve yıllar süren mezhep çatışmalarını dünyaya kimler armağan etmiştir? Hz. Peygamberimizin bir hadis-i şerifi vardır: “Geceler yüklüdür.” Yarın ne doğacağının ve neler olacağını ancak Hz. Allah (C.C.) bilir. Herkesin bir planı ve düşüncesi vardır. Ama hiçbir zaman unutmayalım ki bu âlemleri yaratan Hz. Allah’ın (C.C.) da bir planı vardır. Ömrü olanlar; bekleyelim, görelim, bakalım Kadir-i Mutlak Cenab-ı Hakk’ın hükmü nasıl tecelli edecektir. Cenab-ı Hakk her şeyin hayırlısını versin... Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23