--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yenikapı’da AK Parti, Bakırköy’de HDP!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Dün İstanbul’a yağışlı bir hava hakimdi..

Miting için pek uygun bir ortam yoktu..

Ama Türkiye’nin özeti olarak kabul edilen İstanbul’da..

AK Parti İstanbul Teşkilatı’nın da yoğun çalışması sonucunda..

Destan niteliğinde bir miting yapıldı..

AK Parti Yenikapı’daydı..

Türkiye genelinde onun 5’te biri oy alacağı söylenen HDP ise, Bakırköy’deydi..

Meydanları karşılaştırdığımızda ise..

Yenikapı’da toplananlar..

Bakırköy’de toplananların..

Ben diyeyim 100 katı..

Siz deyin 150 katıydı..

HDP’ye diğer muhalefet partilerinin tabanının, sırf barajı aşması için verdiği destek de cabası..

Sandıkta HDP’ye oy vermeyeceklerin bile.. Barajı geçme konusunda HDP’ye güven gelmesi için..

HDP mitinglerinde alanlarda olduğu gerçeği de bir yana..

Kıyası bile imkansız iki miting..

Aynı gün, benzer saatlerde gerçekleşti..

Tayyip Erdoğan’ın tanımlaması ile..

İstanbul’un kararı, ortaya çıktı..

¥

Merak ettim..

Bu devasa mitingi, muhalefet kafalı medya nasıl yorumluyor diye..

AK Parti yanlısı bir genel yayın yönetmeninin, miting öncesindeki bir paylaşımını almışlar..

Miting alanından görüntüleri yorumlayacaklarına..

O paylaşımı aktarıp, üzerinden fikir yürütüyorlar..

Ne demiş o genel yayın yönetmeni?

“İstanbul’un boş (bayram sebebi ile) olduğu, üstüne üstlük bir haftadır ‘Yağmur geliyor’ diye bas bas bağırdığı bir günde miting düzenleyip, seçimden önceki cumartesiyi Muharrem İnce’ye ikram eden aklı çok merak ediyorum.”

İşte, muhalefet medyası bu paylaşımı almış, kendisine malzeme yapmış..

Bu paylaşım, Yenikapı’daki mitingin fazla kalabalık olmadığının delili gibi gösterildi..

Oysa tam aksine..

O paylaşımda hatırlatılan olumsuzluklara rağmen..

İstanbul adeta... Dün Yenikapı’daydı..

Tüm İstanbul, bir miting alanına dolmuştu..

Muhalefet partilerini destekleyen medyaya da..

Eski defterleri karıştırma görevi düşmüştü..

¥

HAYVANSEVERLİKTE SAMİMİ 

İSENİZ, BU SÖZLERİ İZAH EDİN!

Olayı biliyorsunuz..

Sakarya’da bir köpek yavrusu dört ayağı kesilmiş şekilde bulundu.

Tedavi edilmek istendi..

Başarılamadı..

Vahşete büyük tepki geldi..

Yavru köpeğe o vicdansızlığı reva gören kim ise, yakalanıp idam edilmesi bile istendi..

İktidarı ile, muhalefeti ile herkes birleşti..

Seçime gittiğimiz bu dönemde..

Hemen her konuda ayrışan Türkiye, “bir yavru köpeğin uğradığı vahşet”te aynı noktada buluştu..

Tabii ki “idam isteme” noktasında olmasa da..

O vahşete imza atan(lar)ın bulunup, yargılanması noktasında, hepimiz hemfikir olduk..

Evet, Türkiye tek yürek oldu..

Oldu da..

Bu verilen “tek yürek” görüntüsü..

Şeklen miydi?

Tribünlere yönelik miydi?

Seçmene şirinlik amacıyla mıydı?

Yoksa gerçek miydi?

Anlamak kolay..

“Hayvana acıyan”, ama “insanlara acımayan..”

“Hayvanlara eziyete idam cezası isteyen..”

Ama “güvenlik güçlerini şehid edenlere idam cezası verilmesi” istendiğinde, “Hangi çağda yaşıyorsunuz” diyen..

15 Temmuz darbe girişiminde halkın üzerine kurşun sıkanların imza attıkları vahşeti görmezden gelip, direniş sırasında darbecilere iki tane yumruk sallayan sivil vatandaşlardan hesap sorulması gerektiğini iddia eden..

İnsanlara.. Siyasilere.. Sözde hayvanseverlere..

İnanabilir miyiz?

Tabii ki hayır..

Bir cumhurbaşkanı adayı..

Kimyasal gazların atıldığı bir coğrafyadan Türkiye’ye sığınan insanları kastederek, “Burası aşevi mi?” derse, onların hayvanseverliğine inanabilir misiniz?

Sokaktaki hayvana sahip çıkmak gerektiğini söyleyenler, sokaktaki Suriyelilere yardım edilmesine karşı, “3 milyon Suriyeliye 40 milyar dolar harcandı. Yazıktır, günahtır” diyorlarsa..

İnsana yapılan yardımı, “günah” olarak niteliyorlarsa..

“Gereksiz masraf” olarak niteliyorlarsa..

“Bayrama giden Suriyeliyi, bir daha Türkiye’ye geri almam.. Kapıları kapatırım. Orada ne yapıyorsa yapsın” diyerek, insanları bir katilin eline bırakacağını söyleyenler..

Sokaktaki ayakları kesilmiş bir köpek yavrusuna sahip çıkıyorlarsa..

Onların hayvanseverliğine inanabilir miyiz?

İnsana şefkat gösteremeyenlerin..

Hayvana sahip çıkacağına, nasıl inanabiliriz? 

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle