• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Şehit bacısına küfreden, “evet oyu” verir mi?

12 Ağustos 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Şehit bacısına küfreden, “evet oyu” verir mi?
ALİ KARAHASANOĞLU 

İki yıla yaklaşan süreçte, nihayet sona yaklaşıldı.

“Sona yaklaşıldı” diyorum.

Daha atılacak adımlar var.

Prensipte kararlar alındı..

Ama her an provokasyon yaşanabilir, her an bir dış müdahale gelişmeleri tersyüz edebilir..

Bu dikkatle adımlar atılıyor. Uzun uzun düşünülerek, tartılarak, değerlendirilerek atılıyor..


Muhalefete bakarsanız. Özellikle İyi Parti kesimine bakarsanız..

Cumhur ittifakı tek başına, terör örgütüne bir kıyak geçmek istiyordu..

Hatta bu söylemi bile aşıp, saygısızca ve küstahça.. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, yeniden başkan seçilmek için bu süreci başlattığı ileri sürülüyordu..

Oysa tam da bu alçakça iftirayı atanlar, kendileri PKK’nın uzantısı HDP ile, son iki seçimde Kent Uzlaşısı yapmışlar ve kendi siyasi ikballeri için, PKK’ya şirinlik sergilemişlerdi..


Tayyip Erdoğan ise, kendi istikbali için değil.

Aksini söylüyorlarsa, açık açık tartışalım..

İki seçimde, İP-HDP-CHP kent uzlaşısına rağmen, Tayyip Erdoğan bunların hepsini yenerek cumhurbaşkanı seçilmedi mi?

O zaman, ülkeyi terör belasından kurtarmak için atılan adımı, Erdoğan’ın kendi istikbali için yapılmış bir düzenleme gibi göstermek kadar büyük bir alçaklık olabilir mi.

Ve tahminimi söyleyeyim..

Önümüzdeki seçimde, samimi inanca sahip Kürt kardeşlerimiz ayrı olmak üzere, HDP zihniyeti yine CHP zihniyeti ile ittifak edeceği kuvvetle muhtemeldir.


CHP zihniyeti eksik kaldı.

Eski seçimlerdeki tecrübelerimize dayalı olarak söyleyelim.

Başka türlü siyasette var olamayacaklarını düşündükleri için, İyi Parti’nin HDP ile örtülü ittifak yapacakları kuvvetle muhtemel..

Zaten başka türlü kendi görüşmeleri ile, kendi vaadleri ile ve kendi güçleri ile iktidara gelemeyeceklerini İyi Partililer de bildikleri için, terör sorununun çözülmesini istemiyorlar..


Ama onlar istiyor diye, Türkiye terörü sırtında taşıyacak değil..

Tüm provokasyonlara rağmen..

Kanun TBMM’de kabul edildi..

Ama sürece karşı çıkanlar, ne bekliyorlardı?

Terörsüz Türkiye için çıkarılacak kanuna, olsun olsun kılpayı bir evet oyu çıkar, diye düşünüyorlardı...

Bu da, siyasi tartışmalara sebep olur, hatta, muhalefetin ve bazı sözde hukukçuların oluşturduğu algı ile, “Kanun aslında bir erteleme değil, af kanunudur” kanaati hakim kılınabilirse, nitelikli çoğunlukla kabul edilmediği gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’ne götürülür ve ordan iptal kararı çıkartılır..

Öyle ya, Anayasa 87. madde diyor ki, “Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; (..) üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek (..)”

Yok öyle salt çoğunluk ile af çıkarmak.

Kanun çıkarabilirsiniz, ama af kanununu, ancak nitelikli çoğunluk ile çıkarabilirsiniz..

Düzenlemenin “af kanunu” olmadığını tekrar tekrar belirtiyorum.

Ama İP’lilerin itirazını bir anlığına kabul ettiğimiz halde de, neler olabileceğini cevaplamak üzere bunları not ediyorum. 

Terörsüz Türkiye istemeyenler de, işte “af kanunu” algısı yaparak, sandılar ki, TBMM’de 360 evet oyu sağlanamaz, dolayısı ile kanunun aslında erteleme görüntülü af kanunu olduğu gerekçesi ile, Anayasa Mahkemesi’nde iptal ettirilir.

Peki, bu tahmin tuttu mu?

Bu planın gerçekleşme ihtimali var mı?

Bakıyoruz, kanun kaç oy ile kabul edildi?

İster erteleme kanunu deyin, isterseniz öyle olmadığı halde “af kanunu” deyin.

Kanun, 467 oyla kabul edildi..

Terörün bitmesini istemeyenlerin hevesleri kursaklarında kaldı..

Bu cümle, oylamada hayır oyu kullanan veya mazeretsiz genel kurula katılmayanlar için ağır gelebilir.

Ama lütfen söylesinler, hangi partiden olurlarsa olsunlar, hangi düşünceye sahip olurlarsa olsunlar..


Bu ülkenin çocuklarının birbirlerini vurması, terörün devam etmesi, bu ülkenin en önemli sorunlarından birisi değil mi? 

Terörde, asker-polis ve sivil olmak üzere binlerce insanımızı kaybetmedik mi?

Şimdi karşımızdaki örgüt, tasfiye oluyorsa, (kasten öldürme suçu işleyenler hariç olmak üzere ve bazı şartlarla) düşük cezalı suçlar işleyenlere iyileşmeler getirilmesi, tarihte ilk defa yapılan bir işlem mi, ki karşı çıkıyorsunuz?

Daha önce de, defalarca pişmanlık yasası çıkarıldı.

Her birinde, gelip teslim olacak teröristler için, indirimler öngörüldü.

Dikkat ediniz, o kanunlarda bireysel olarak teröristler gelip teslim olacaklar ve cezalarında indirim yapılacaktı. Ve öyle de uygulandı.

Düşünebiliyor musunuz..

Örgüt orda devam ediyor. Örgütün bir adamı geliyor, “pişmanım” diyor, ona bile indirim yapılıyor..

Bu kanunlar AK Parti dönemlerinde çıkan kanunlar değil..

Sağ-sol koalisyon hükümetleri dönemlerinde defalarca çıkarılan kanunlar..

Bugün kanuna “hayır” oyu verenlerin destekledikleri hükümetler döneminde çıkarılan kanunlar..

O pişmanlık yasalarına bile böylesine kuvvetli bir direnç gösterilmemiş iken. 

Şimdi, bir tane terörist-iki tane terörist değil. Terör örgütünün tümünün tasfiyesini öngören bir düzenleme yapılıyor. Terör örgütünün tamamının feshi şartı ile bir pişmanlık yasasına benzer düzenleme yapılıyor.


Sanki tarihte ilk defa böyle bir kanun çıkarılıyormuş gibi, algı yapanlar oluyor..

Örgütün tamamı feshediliyor. Silahlar teslim ediliyor.

Ama yine itiraz ediliyor, “teröristler affediliyor” deniliyor..

Hem şehit aileleri tahrik ediliyor.

Hem de kanunun 360 oyun altında bir çoğunlukla kabul edileceği beklentisi ile, konunun Anayasa Mahkemesi’ne gitmesi için, ayan beyan “erteleme” kanunu olduğu açık olan düzenleme, “af kanunu” gibi gösterilmeye çalışılıyor.

Neyse ki, “Af kanunu” da deseniz, nitelikli çoğunluk sağlandı, konunun bu sebeple Anayasa Mahkemesi’ne götürülme gerekçesi ortadan kaldırıldı.

Eminim, şehit ailelerini tahrikler de, netice vermeyecek, yapılmak istenen istismara, bu ülkenin çocukları prim vermeyeceklerdir..

İşin en ilginç yanı da, şehit ailesine küfreden İyi Partili vekili, 2023 milletvekili seçimlerinde tekrar milletvekili adayı gösteren ve seçtiren partinin milletvekilllerinin, şehit ailelerini savunuyor gibi görünerek, kanuna hayır oyu vermeleri.

Şehit ailelerini gerçekten savunuyor iseniz, şehidin bacısına küfreden Kocaeli milletvekiliniz Lütfü Türkkan’ı niye yeniden aday gösterdiniz? Yeniden seçtirdiniz.

Ne bekleyecektik, Lütfü Türkkan ve arkadaşlarının, terörsüz Türkiye’ye “evet” oyu vermesini mi?

Terör olacak ki, onlar şehitleri hem istismar etsinler, hem de küfretsinler..

Bu çerçevede, umarım PKK hızlı şekilde silahlarını güvenlik güçlerine teslim eder.. Bu süreç tamamlanır. 

Kazanan Türkiye olur.

Kaybeden dış güçler ve onların içerdeki uzantıları olur..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bir

Sağ olun Rabbim razı olsun çok güzel yazı anlayana
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23