Türkiye öncülük etti, İran da haykırıyor, Suriye de!
Erdoğan öncesinde, İslam dünyasından böyle haykırış çıkıyor muydu?
“Sadece konuşuyoruz. İcraat yok” diyenlere soruyorum..
Kendileri, boşverin icraat yapmayı, “konuşmada bile olmayan” soldan çarklı partilerle ittifak yapıyorlar.
“Konuşmada bile olmama”yı bir kenara bırakın, mazlumu terörist gösterenlerle ittifak yapıyorlar.
Açık açık söyleyeyim...
HAMAS’ı terörist ilan eden CHP ile ittifak yapan Saadet Partililer, kalkıp, Tayyip Erdoğan için “Sadece konuşuyor, icraat yok” diyorlar.
Ne oldu, Pedro Sanchez, BM Genel Kurulu’nda, Başkan Erdoğan’ın yaptığı konuşma kadar bile konuşma yapamadı.
“İspanya kadar bile olamadık” diyerek, 2023 soykırımı başladıktan iki yıl sonra İsrail’e silah satışını durduran İspanya’yı göklere çıkarıp, en başından bu yana İsrail ile ilişkisini kesen Türkiye’yi suçlamaya kalkmışlardı.
Ama bugün görüyoruz ki, her icraatın başının “önce konuşmak” olduğunu, “samimiyetle konuşmak” olduğunu, “ihlas ile konuşmak” olduğunu görüyoruz.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, her fırsatta, bıkmadan usanmadan Gazze’de yaşanan soykırımı anlattı.
Türk cumhuriyetlerine gitti anlattı.
Avrupa’ya gitti anlattı.
ABD’ye gitti anlattı.
Ve bugün artık emperyalist devletlere karşı dik duruşunu sergileyen, kendisine güvenen İslam ülkeleri, BM Genel Kurulu’nda, çakalların yüzlerine karşı haykırıyorlar..
Başkan Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasını dün yazmıştım.
Bugün de İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın konuşmasından bölümler aktarayım.
BM Genel Kurulu’nda Pezeşkiyan, Trump’a meydan okuyor:
“Asıl biz terör mağduruyuz, asla diz çökmeyeceğiz.”
Eşkıyaya hatırlatıyor:
“ABD Başkanı bizi terörist olarak niteledi. Asıl biz terör mağduruyuz.”
Gerçekten de; İran’ın hangi ABD’liyi öldürdüğünü iddia edebilirsiniz?
Hangi İsrailliyi öldürdüğünü söyleyebilirsiniz?
Ama son üç yıl içinde, İsrail’in Gazze’deki soykırımı gözümüzün önünde yaşandı, yaşanmaya devam ediyor.
İsrail ve ABD’nin, İran’ın dini lideri başta olmak üzere birçok yöneticisi ve halkından binlercesi, terörist saldırılarda öldürüldü.
Terör mağduru ABD değil, İran. Çok net bir gerçek bu...
Pezeşkiyan BM Genel Kurulu’nda haykırıyor:
“Savaş sırasında İran’ın dini lideri hedef alındı, bir okul bombalanarak çocuklar öldürüldü.”
Yalan mı?
“Amerika’da hukuk var” diyen bizim mahallenin eziklerine de soralım:
“Pezeşkiyan yalan mı söylüyor? İran’ın dini liderini ABD öldürmedi mi? Okulu bombalayıp, 168 çocuğu katletmediler mi?”
Batıda hukuk var, öyle mi?
Avrupa’da adalet var, öyle mi?
Sizi gidi ezikler, sizi..
Bizim ülkemizdeki ezikler, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in cinayetlerini anlatırken, televizyon ekranlarını kapattılar mı bilmiyorum ama..
Pezeşkiyan konuşurken ABD heyeti BM Genel Kurulu’nu terk ediyor.
Terk etmeyip ne yapacaklar ki?
Bir gün önce de Başkan Erdoğan’ın konuşması sırasında, terörist İsrail’in temsilcileri genel kurulu terk etmemişler miydi?
Devam ediyor Pezeşkiyan haykırmaya:
“İsrail öldürüyor, yaptırımlar İran’a uygulanıyor. Bu çifte standarttır.”
Yalan mı?
100 bin Gazzeliyi öldüren İsrail değil mi?
O İsrail’e silah veren ABD değil mi?
İran’ın dini liderini öldüren ABD değil mi?
Okulunu bombalayan ABD değil mi?
Bu gerçeklere rağmen, terörist olmakla suçlanan, çocuklarına varıncaya kadar on binlerce insanı öldürülen HAMAS değil mi?
Dini lideri öldürüldüğü halde, teröristlikle suçlanan, İran değil mi?
Yıllardır BM Genel Kurulu’nda soykırıma tabi tutulan çocukların fotoğraflarını dünyaya Başkan Erdoğan gösterdi..
Şimdi Erdoğan’ın açtığı yoldan giden İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülkesinde bombalanan okuldaki çocukların fotoğraflarını gösteriyor.
“Bu çocukları öldürdüler” diyor..
İslam ülkelerinin liderlerine Erdoğan sayesinde bir cesaret gelmiş, haklarını savunuyorlar.
Eziklik göstermiyorlar.
Dünyanın egemenlerine karşı gerçekleri anlatıyorlar.
Bir başka lider...
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet El Şara...
Katil Esed döneminde Suriye’ye saldırmayan İsrail’in, Şara yönetiminin ilk günlerinde yaptığı saldırıları bahane ederek, “Şara’yı İsrail ve ABD yönetime getirdi. Şara ile İsrail anlaşmalı. Bakın, İsrail Suriye’yi işgale başladı bile” diye ahkam kesen Milli Gazete’deki arkadaşlar...
Sizler iyi okuyun bunu. İyi değerlendirin. Nasıl bir vebale girdiğinizi, bir katil olan Esed’i savunurken Suriye topraklarını savunan bir lidere de nasıl iftira ettiğinizi ibretle görün.
Şara, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İsrail’in stratejik öneme sahip bölge üzerindeki hak iddialarına rağmen Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olarak kalacağını çok net bir dille söylüyor.
Hani Şara, Suriye topraklarını İsrail’e çoktan vermişti bile?
Ne oldu?
Daha önemlisini anlatıyor Şara:
“Trump, Golan Tepeleri’nin İsrail’e bırakılması gerektiğini bana söyledi. Ben de kendisine, ‘Neden New Jersey’i İsraillilere vermiyorsunuz?’ dedim.”
Heyyy...
Katil Esed’in onlarca yıl Suriye’deki Müslümanları katletmesine rağmen, ona destek çıkan bizim mahalledekiler!
Siz baba ve oğul Esed’den böyle yiğitçe bir cevap hiç duydunuz mu?
Devam ediyor Şara, Trump’a verdiği cevabı aktarmaya:
“Golan Tepeleri size ait değil ki onları İsraillilere veresiniz.”
Bitti mi?
Bitmedi Saadetli kardeşler..
İftira attığınız Şara, Trump’ı oturduğu yere bakın hangi cümle ile çiviliyor:
“Ama New Jersey size ait ve sanırım, New Jersey Demokratlarla dolu, onlar da Trump’a oy vermiyor.. Dolayısıyla orayı İsraillilere vermek iyi olabilir. En azından gerçekten size ait olan bir şeyi vermiş olursunuz.”
Haydi bakalım, “İsrail çoktan Suriye’yi işgal etti bile” diyenler..
Türkiye’deki ulusalcılarla birlik olup, Şara’yı İsrail’in adamı ilan edenler..
Şara yönetime geldiğinde, “İlk kazanan PKK oldu” diyerek, ne kadar büyük bir fitneye imza attıklarını bugün dahi göremeyenler..
Bir özeleştiri yapıp..
Bir helallik isteyecek misiniz?
Hakkına girdiğiniz, Müslümanlardan, bir özür dileyecek misiniz?







