Siyaset Sabundan Yapılmış Surlarda Yürümektir
Siyaset sabundan yapılmış surlar üzerinde yürüme sanatıdır. İyi kir çıkaracak sabunun imalatı zordur. Ciddi emek ister.
Tıpkı hak ve hakikat için yapılması gereken siyaset gibi. Siyaset, ciddi bir emek ve erdem isteyen yönetim sanatıdır.
Siyasette başarılı olmuş isimlere bakıldığında, hayatlarında çileden başka bir şey görülmez. Ve bir gün bu işin biteceğine, hesap günü, hesap vereceğine inanarak siyaset yaparlar.
Siyasette de insan aynen sabunun eridiği gibi erir. Sabun nasıl suyu görünce erirse, siyasette de kolay parayı görünce erimemek mümkün değildir.
Emeksiz ve bedelsiz para, kişinin ahiretini de dünyasını da vakti gelince yıkar. Hak edilmeden kazanılan her kuruş, sahibine mutlaka bedel ötedir. Örnekleri meydanda
………………
Sabun güneşe mazur kalınca mayışır, mayıştıkça etrafına bulaşır. Şan, şöhret, makam, mevki ve tabi bunların olmazsa olmazı olan ve kirliliğinden şüphe edilmeyen para, sahibini mayıştırarak sürekli hırsa sürükler, hırs ise hazzı artırır.
Hazzın çukuruna düşenlerin gözü hiçbir şeyi görmez ve bir müddet sonra her şeyin kendi hakları olduğuna inandıkları için mırıklaşan sabunların içerisinde erirler.
Böyle durumlar neticesinde siyasette eriyen kimselerin iç yüzleri ortaya çıkınca, aklıselim sahibi dostları onları terk ederler.
Onlar da kendileri gibi olanları yoldaş seçer ve sonra parti kurarak veya başka partiye girerek sürekli patinaj yapıp kendilerini aldatırlar. Tabi fonları ve foncuları eksik olmaz.
Siyaset, “erdemli” insanların işidir. Erdem sahipleri, yaptıkları bütün işlerinde meselenin sadece dünya boyutuna değil, ahiret boyutuna da bakar ve ölçüleri bu anlayıştır. Böyle kimseler için münevverlerimiz, şu tavsiyelerde bulunurlar:
…………..
-Vefasızlarla uzun sefere çıkılmaz, alışveriş edilmez, onlar birer yıkık köprüdür.
-Kişi adaletli olursa kendini kurtarır. Devlet adamları ve hâkimler adil olursa, millet de devlet de refaha kavuşur.
-Haram paranın satın alamayacağı hiçbir şey yoktur. Çünkü haram paranın “her şey” olduğu yerde, adalet yerini ihanete bırakır. İhanetin kıblesi ve pusulası olmaz.
-Haramlardan kaçınmak ahlaki bir düsturdur. Özellikle parada, malda ve makamda ahlâklı olmak, herkesi kurtarır. “Güzel ahlak, kesintisiz ibadettir” derler.
-Kolay ve haram parayla kendilerine taht kuranlar, ne kendilerine ne evlatlarına baht kuramazlar. Saray gibi evlerde; paranın, hırsın, tamahın kölesi gibi yaşarlar.
-Bir kimsenin akıllı olması önemli değildir. Aklı önemli kılan ahlakıdır. Ahlakı yoksa aklın sahibi nefsidir.
-Değerini paradan, maldan, makamdan, mevkiden ve elbiseden alan kimselerin hiçbir şeyi değerli olamaz. Sadece etrafında tuttuğu hazıra konanların alkışlarıyla yaşarlar.
……………..
Ezcümle:
Günümüzde insan haysiyet ve şerefi; malla, parayla ölçülürken, isteklerin sonu gelmez ve daima huzursuzluk çıkar.
Güçlü iktidarlar kamburlarından kurtulursa ayakta kalabilirler.







