--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Erdoğan’ın konuşmasını gizleyen medya organları

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
3

Kimseye özel garezim yok…

Böyle yaptıkları için, ölümüne suçlamaya da niyetim yok…

Ama merak ediyorum… 

Makul bir izahları olursa, hem kendi medyalarından bana cevap verebilirler,

Hem de gazetemize gönderip, köşemde yayınlanmasını, böylece bizim okurlarımızın da gerçeği öğrenmesine vesile olabilirler…

Tabii, gerçek bizim bildiğimizin dışında bir gerçek ise… 

Öğrenmek istediğim şey şu:

Türkiye’nin seçilmiş Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda bir konuşma yapıyor.

Konuşmasında, “Bizim aileye haksızlık yapıldı. Birileri ayağımıza bastı. Bu haksızlığın giderilmesi gerekir” şeklinde bir anlatım yok.

Şahsi menfaati doğrultusunda, kimseden bir talebi yok.

Ümmet bilinci ile… Ümmet sorumluluğu ile…

Gazze’deki soykırımı anlatıyor.

Gazze’deki soykırımın faili İsrail’in gerçek yüzünü, tüm dünya devletlerinin temsilcilerine anlatıyor…

Bu anlatımın bir bedeli olduğunu bilerek anlatıyor…

Ellerine fırsat geçerse, Gazze’deki 100 bin insanı katleden, bu katliamı 3 yıldır sürdürenlerin, başkalarına neler yapabileceğini bilerek, kimseden korkmadan mazlumların sesi oluyor..

Bu açıdan, “İsrail’in soykırım yaptığının anlatılmasının da mutlaka bir bedeli var” diyorum…

Bu bedele rağmen, ülkenizin başkanı, gizli kapılar ardında değil, tüm dünya halkının canlı olarak izlediği konuşma ile, soykırımcıları lanetliyor…


Dünya devletlerinin bir an önce bu soykırımı durdurması gerektiğini hatırlatıyor… 

Sağcısı, solcusu…

Dindarı, ateisti…

Her etnik kökenden insanı…

Kadını, erkeği…

İhtiyarı, genci…

Bu konuşmaya ulaşmalı… Bu konuşmadan haberdar olmalı… Bu konuşmaya destek verdiğini açıklayarak, soykırımcıların cezasının bir an önce verilmesi için katkı sunmaları sağlanmalı.

Bunun için de gazetecilerin üzerine büyük görevler düşüyor.

Televizyonu olanlar haber bültenlerinde. Tartışma programlarında. 

Gazetesi olanlar manşetlerinde. 

İnternet sitesi olanlar, yayınladıkları haberlerinde.

Sosyal medya hesabı olanlar, oradaki paylaşımlarında.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını geniş kitlelere ulaştırmak için gayret sarf etmeliler… 

Peki…

Olan ne?

Milli Gazete’den başlayın. Karar Gazetesi’ne…

BirGün’ünden Yeni Asya’sına…

Sözcü’sünden Nefes’ine…

Cumhuriyet’inden Tavır’ına kadar…

Açın manşetlerine bakın.

Sözcü TV’sinden TV5’ine…

Halk TV’sinden diğerlerine kadar.

Bunların internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına kadar…


Hangisi Erdoğan’ın konuşmasını verebildi? 

Şimdi desem ki, “İsrail’deki medya organları da, Erdoğan’ın konuşmasını gizlemeye çalıştı. Hatta İsrail’in BM nezdindeki temsilcileri, Erdoğan konuşmaya başlayınca genel kurul salonunu terk ettiler, dinlemediler.”

Hemen itiraz edecekler…

“Ne demek istiyorsun?” diyecekler…

Bir şey demek istemiyorum.

İsrail’in gizlediği konuşmayı, duyurmamayı istediği haykırışı, siz de vermiyorsunuz, siz de kamuoyuna ulaştırmıyorsunuz…

Bu benzerliğin sebebi nedir?

Niçin bizim medyamız, İsrail’in medyası gibi hareket ediyor?

Niçin bizim gibi görünen medya organları, İsrail’in medyasının yaptığını tekrarlıyor? 

Konuşmanın bugün üçüncü günü… İki gün boyunca o konuşmayı görmediler.

Görmezden geldiler… Göstermediler… Gizlediler…

Bilmiyorum, bugünkü gazete nüshalarında bir şey yazacaklar mı?

Acaba beni şaşırtırlar mı diye, akşam ana haber bültenlerine bakmaya çalıştım. İnternet sitelerini açtım…

Yok, yok, yok. 

Niçin?

Farklı siyasi partileri destekliyor olabilirsiniz… 

Seçimde yine Tayyip Erdoğan’a oy vermezsiniz…

Kimse size zorla, “Erdoğan’a oy vereceksin” demiyor, diyemez..

Ama İsrail’in katlettiği çocukların elinden tutmak söz konusu ise, sadece bu konuşmanın duyurulması ile, bu konuyla sınırlı da olsa, o soykırımı durdurma amaçlı haykırışları, eylemleri desteklemek gerekmez mi? 

Ben bu düşüncelerle yazımı kaleme alırken…


Karar Gazetesi’nin dünkü manşetini hatırlıyorum…

“Bir de Gazze’ye faydası olsa” demişler…

BM Genel Kurulu’nda İsrail’in soykırımını lanetleyen liderlerin konuşmaları için bu başlığı atmışlar..

Sen o konuşmayı ver de, sonrasında daha fazla ne yapılmasını istiyorsan onu da yaz, Ahmet Taşgetiren’in gazetesi…

“Başkan Erdoğan, İsrail’in soykırımının durdurulması için dünya liderlerine çağrı yaptı” diye yaz, müftü çocuğu Yusuf Ziya Cömert..

Sonrasında, “Bu çağrı yetmez… Şunlar şunlar da yapılmalı” diye istediklerini sırala, yapılmasını iste hafız Mehmet Ocaktan… 

Ama şu tabloya bakınız…

“Bunun bir bedeli olduğunu biliyorum. Biz bedel ödemeye hazırız” diyen liderin konuşmasını bile veremeyenler, herhangi bir sorumluluğun bile altına girmeden, sadece “Başkan Erdoğan, İsrail’i soykırımcı olmakla itham etti” diye yazmaktan bile aciz olanlar, korkanlar…

İsrail medyasının takındığı tavrı, Türkiye’de tekrarlayanlar.

“Gazze’ye bari faydası olsa” diyerek, akılları sıra alay ediyorlar…

Kendileri İsrail’in şehit ettiği HAMAS mensuplarını terörist ilan edenlerle kol kola yürüyorlar…

CHP’yi, bu ülke insanlarına dürüst, sosyal demokrat, adil, hukuka uygun hareket eden parti gibi takdim ediyorlar…

Ama Erdoğan’ın konuşmasını vermeden, “BM kürsüsünde liderler, İsrail’in soykırımını bir kez daha kınadı” diyerek, rezilliğe tüy dikiyorlar…

Ben de onlara soruyorum..

“Bir de Gazze’ye faydası olsa” manşetinizin, Gazze’ye bir faydası oldu mu?

Gazze’deki soykırıma uğratılan çocuklara bir faydası oldu mu?

“Oldu” diye cevap verirseniz..

Bir dahaki sefere, biz de sizin gibi, İsrail’in soykırım işlediğini yazmayalım, gizleyelim..

Ama vebali size ait, Karar’cılar..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle