--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İnce koltuğa oturmadan, “çamura batma” provası yaptı

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Muharrem İnce, Beykoz’da çayırda miting yapmış..

İnce’yi taşıyan otobüs, çayırların üzerinden geçerken, çamura saplanmış..

Hareket edemiyor.

Ben bekliyorum ki..

“Kamyon şoförü Şerif’in oğluyum” diyen Muharrem İnce..

“Yıllarca şoför muavinliği yaptım” diyen Muharrem İnce..

Hatta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ilgisini çekmek için..

“Sen, benim gibi traktör kullanabilir misin?” diye sorup, “Bir köylü, bir çiftçi traktörü römorkla geri geri yanaştırırsa o gerçekten köylüdür değil mi? Ben traktörü römorkla geri geri yanaştırırım. Çünkü 11 yaşında traktörün direksiyonuna oturdum” diyen Muharrem İnce..

Üstelik bir de, şoför muavinliğine ilaveten..

Fizik mezunu olduğunu ikide bir anlatıp..

“Sen kuantum fiziğini bilir misin” diye hava atan Muharrem İnce..

Otobüsünün şoförüne kameraların karşısında, “Geç bakayım sen şuraya” deyip, onu şoför koltuğundan indirsin..

Otursun o koltuğa..

Aynen siyasette yaptığı gibi..

Bir sağ, bir sol yapsın..

Sonra lastiğe takoz mu bağlar, yoksa çamurdan kurtulmak için daha pratik tecrübesi mi vardır, tüm beceresini ortaya koyar..

“Bu otobüsün bu çamurdan çıkması, benim namusumdur.. Yoksa milletin dilinden düşmem” der..

Ve..

Allem eder, kallem eder, o otobüsü çamurdan çıkartır..

Ben bunu beklerken..

Ne mi oldu?

Lastikler boşa dönerken..

Ne şoförün, ne Muharrem İnce’nin, ne de çok bilmiş, iktidara gelmek üzere olduklarını iddia eden CHP’li kurmayların..

Pratik hiçbir fikirleri yok..

Yaptıkları sadece, boşa dönen lastikleri seyretmek..

Baktım sosyal medyaya..

Beykoz’a gelmeden önce:

“BAŞARACAĞIZ. Beykoz’a geldik burası TAMAM” diye paylaşımları var..

Beykoz’a geldikten sonra ne demişler diye baktım:

“Beykoz’da batağa saplandık. Çıkamıyoruz” diyorlar..

Hani insanın “Madem çamura saplandınız.. Bari tüm dünyaya ilan etmeyin” diyesi geliyor.

Ama bunlarda kafa nerede?

Kazaen ülkenin yönetimine de gelecek olsalar..

Emin olun bunların yapacakları..

İlk günden, devlet otobüsünü çamura saplamak olacaktır..

Çamura saplamak..

Ve sonrasında da..

Devlet otobüsünü, çamurdan çıkartamamak olacaktır.. 

**

Otobüs tekerlerinin çamurda boşa dönmesi sırasında..

Muharrem İnce’yi izlemelisiniz..

Otobüsün ön camından görüntü vererek, elinde mikrofon, CHP’lilere sesleniyor..

“Bakın ben uyarıyorum.. Araba kayıyor.. Ayaklarınızı çekin..”

Çamurdan kurtulmak için bir girişim yok..

Sadece CHP’lileri uyarıyor. Ayaklarını kurtarmaları için..

Eeee. Daha iktidara gelmeden, kendi seçmenini uyarmaya başladığına göre..

Allah korusun, iktidara falan gelirlerse, kim bilir nasıl uyaracaklar insanları, “Dikkat edin, bakın uyarıyorum.. Hayatınız tehlikede” mi diyecekler..

Yoksa.. “Ceplerinizi koruyun” mu diyecekler?

Çamura saplandı..

Otobüsü kurtaramıyor..

Ve vatandaşı uyarıyor..

“Kendinize dikkat edin..”

Klasik bir CHP icraatı değil mi?

**

Muharrem İnce devam ediyor, çamura saplanmış otobüsten, CHP’lilere seslenmeye..

“Arkadan öne doğru iteceksiniz!”

Vay canına sayın seyirciler..

Demek ki otobüs, arkadan öne doğru itiliyormuş..

Demek ki, otobüsü arkadan, başka bir yöne doğru itmek de mümkünmüş!

Kim bilir?

Belki arkadan otobüsü iteklerken, geriye doğru itme teknikleri vardır, fizikçi Muharrem’in..

Sonuçta..

CHP’liler itiyorlar..

Ama otobüs gitmiyor..

O sırada müzik açılıyor..

“Muharrem İnce.. Türkiye ‘tamam’ diyor.. Muharrem İnce..” sözleri eşliğinde, çamura saplanmış otobüsün boşa manevralarını izliyoruz..

Türkiye “tamam” demiş ama..

Muharrem İnce’nin otobüsü gitmiyor..

“Hepimizin cumhurbaşkanı Muharrem İnce” yazılı otobüs yaylanıyor da yaylanıyor.. 

Muharrem İnce sinirleniyor, terliyor..

Tam bir komedi izliyoruz...

Sonrasında tekrar Muharrem İnce alıyor mikrofonu eline.. 

“Arkadaşlar bir dakika.. Bir dakika. Buradan mitinge gideceğiz.. Gençler bir şey söylüyorum.. Otobüs battı buraya, bizim çıkmamız lazım..” diyor..

“Nihayet otobüsün battığını anlayabildi” diyorum kendi kendime..

Ardından bir de bakıyorum ki..

Otobüsün yanına, bir minibüs yaklaşıyor..

Muharrem İnce, otobüsten indiği gibi..

Minibüse atlayıp, toz oluyor..

Hayalimde şöyle bir sahne beliriyor:

“Muharrem İnce seçilmiş.. Devlet otobüsünü çamura batırmış.. Sonra ilk fırsatta, bulduğu bir imkanla, kaçıp gitmiş.”

Onun provasını yaşıyoruz, Beykoz’da çamura batan CHP otobüsü ile..

**

Düşünebiliyor musunuz?

İktidara yürüdüğünü iddia eden bir siyasi partinin cumhurbaşkanı adayı..

Muhtemel hükümeti kuracak olan isim..

Yanında iki milletvekili ya var, ya yok..

İstanbul’un bir ilçesinde miting düzenliyor..

Etrafında iş bilir, becerikli bir tane adam yok..

Kadının yapacağı bir iş değildi ama..

Alınmasınlar..

Bir tane kadın da yok..

Kendisi derseniz..

Sadece laf..

Başka hiçbir icraat yok..

Sıradan bir aksilikte..

Ki, o aksiliği de, otobüsü çayırlık alana sokarak, kendileri davet etmişler..

Ne yapacaklarını bilmiyorlar..

Dakikalarca, “önden it, arkadan öne doğru it” muhabbeti ile..

Oyalanıyorlar..

24 Haziran’da bir hatalı sonuç çıkarsa..

Türkiye’yi ne hale getireceklerinin somut örneğini de gözlerimizin önüne seriyorlar!

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle