--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İki lider yanyana, eminim İsrail’dekiler kuduruyor!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
2

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yanında başörtülü eşi Emine Erdoğan ile birlikte Azerbaycan’a gitti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, eşi ile birlikte uçağın altına gelerek Cumhurbaşkanımızı karşıladı.

Gün boyu etkinliklerde, iki cumhurbaşkanı birlik mesajı verdiler.

Birbirlerinin ellerini tutarak, havaya kaldırıp kardeşlik mesajı verdiler.

“Birlik içinde daha güçlü oluruz” mesajını tüm dünyaya duyurdular.

Azerbaycan için çok önemli bir dönüm noktası olan Karabağ Zafer Günü’nün 6. yılını, birlikte kutladılar.

Erdoğan, “Kardeşliğimizi zayıflatmak isteyenler; dün olduğu gibi bugün de, yarın da emellerine asla ulaşamayacaktır” hatırlatmasında bulundu.

Aliyev de, “Türkiye ve Azerbaycan halkları kardeş halklardır. Dünyada bizim kadar birbirine bağlı halklar ve devletler yoktur. Bu bizim büyük servetimizdir.” dedi.

İyi de...

Her iki cumhurbaşkanının da söylemlerine kimsenin bir itiraz ettiği yok ki...

Dün de yoktu.. Bugün de yok..

Azerbaycan ile gardaşız, tamam.

İki devlet, tek milletiz, tamam.

Kardeşliği zayıflatmak isteyenler asla başarılı olmayacaklar, tamam.

Bunların hepsine tamam..

Kardeşliği zayıflatmak isteyen dış güçler var; ona da tamam da...

Aklı ile hareket edenler için, şimdi sorun bunlar değil ki.

Şimdi sorun şu:

Cumhurbaşkanımızın eşinin başındaki örtü, Azerbaycan devleti tarafından okullarda yasaklanmak isteniyor.

Sorun bu.

Kimse “Kardeşlik bitti. Kavgaya başladık. Bunu asla unutmayacağız. İntikam alacağız” falan diyor değil.


Dediğimiz, diyeceğimiz: “Başörtü yasağını kaldırınız.”

Hepsi, hepsi bu.

Kavga etmeyelim... Eyvallah.

Kavga çıkartmak isteyenlere fırsat vermeyelim... Eyvallah.

Küçük tartışmaları, büyük düşmanlık gerekçesi haline getirmeyelim, eyvallah. 

Ama lütfen gerçekleri de konuşalım.

Bir-iki istisna haricinde...

Türk tarafından Azerbaycan’a yapılan eleştirilerin tamamında başörtü yasağı merkezde duruyor.

“Bu yasağı sona erdirin” deniliyor.

Başka bir tartışma, başka bir ihtilaf yok. Başka bir eleştiri yok.. 

Kısır tartışmaları sevmem... Ama gerçekleri görmeyen, hayal dolu süslü sözlerle oluşturulan suni atmosferin de kalıcı olmayacağına inanırım.

Sorunu konuşmazsak...

İhtilafı netleştirmezsek...

Fitnecilere fırsat alanı açmış oluruz.

Biz Türkiye olarak, dost ve kardeş ülke Azerbaycan’da başörtü yasağının yanlış olduğunu düşünüyoruz.

Dünyanın her yerinde bu yasak yanlıştır. Azerbaycan’da katmerli yanlıştır.

Bunu ifade ederken, “Sizin içişlerinize karışmak için bunu dillendiriyoruz. Siz başörtü yasağını kaldırın, biz sizin içişlerinize karışacak bir başka malzeme buluruz” modunda hareket etmiyoruz..

Bir yıl önce ülkenizdeki uygulama ne ise...

Şimdi de sizin kendi uygulamanızı yine size hatırlatıyoruz.

Biz sizin içişlerinize karışarak, sizin hiçbir tarihte uygulamadığınız bir şeyi şimdi size öneriyor değiliz.

Sizin yıllardır devam eden uygulamanızı (başörtü serbestliğini) size öneriyoruz.


“Dün serbestlik şeklinde yaptığınızı, bugün de serbestlik şeklinde sürdürün, yasakçılığa soyunmayın” diyoruz.

“Sizi ziyarete gelen Cumhurbaşkanı’nın eşinin başındaki örtüyü kendi vatandaşınız taktığında, ona ‘İran nüfuzu’ damgası vurmayın; bu sizin açınızdan açık bir çelişkidir” diyoruz.

“İçinizdeki İsrail yanlılarının fitne amaçlı oyunlarına gelmeyin” diyoruz.

“Başörtüyü İslam’ın emri değilmiş gibi gösterip, hele hele İran’ın bir projesi imiş gibi göstermeye kalkışmayın” diyoruz.

“Azerbaycan halkının çoğu Şia, İran Şia... Biz Sünniyiz. Başörtü Şia’da da var, Sünni’de de var. Demek ki bir mezhepsel görüş değil... Başörtü İran’da da var, Azerbaycan’da da vardı. Şimdi niye yasaklıyorsunuz? Hem Sünnilerde hem Şia’da olan bir şeyi niye bir mezhebe mal ediyorsunuz? Hem de sizin halkınız, İslam çerçevesi içinde İran ile aynı mezhebe, Şiaya mensup iken... Niye saçma sapan gerekçelerle başörtüyü yasaklıyorsunuz?” diyoruz.

Haksız mıyız?

Azerbaycan’a itiraz eden Türkiye’deki itirazcılara bakın...

Hemen hepsi, “Başörtü yasağını kaldırın, yolumuza devam edelim” diyor.

Ama Azerbaycan tarafından kılçıklık çıkartanların çoğuna bakın; kimi “Sizin boyunduruğunuzdan kurtulmak istiyoruz” diyor, kimi “Siz bize yardım etmediniz ki” diyor, kimi “Zaten siz Ermenilere kapınızı açıyorsunuz” diyor... 

Diyorlar ha diyorlar.

Kafalarının arkasında belli ki İsrail zehirlenmesi var.

Sanki biz Azerbaycan’daki Türk öğrencilere haksız yere sınavsız imkanlar verilmesini istiyormuşuz da, bu arkadaşlar da itiraz ediyorlarmış gibi bir hava estiriyorlar.

İstenilen şey, bir insan hakkı..

O engellediğiniz öğrenciler, sizin ülkenizin vatandaşları...

Hem de nasıl vatandaşlarınız.. 

Karabağ’ı işgalden kurtarmak için can vermiş şehitlerin kızları onlar.

Azerbaycan için kolunu kaybetmiş gazilerin kızları onlar...

Onlara niçin kıyafet dayatması yapıyorsunuz?

Bunu sorarken amacımız kavga çıkartmak değil. Bağcı dövmek değil. “Siz kötüsünüz, biz iyiyiz” söylemi ile olay çıkartmak değil.

Yanlışı düzeltmek.. Huzursuzluğu sona erdirmek. Halkın devletine küsmemesini sağlamak.

Dün Azerbaycan’ın mutlu gününde..

İsrail’den bir yetkili var mıydı?


İsrail’in amansız destekçilerinden birisi var mıydı?

Aliyev’in yanında, sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı vardı..

O zaman niye, İsrail fitnecilerinin dolduruşuna geliniyor?

Dünkü törenlerde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bizzat kendisi açıklıyor:

“Şuşa şehri 28 yıl esaret altındaydı, öz milli ruhunu yitirmedi. Kardeş Türk halkı her zaman bizim yanımızdaydı. Sizin verdiğiniz beyanat bütün dünyaya gösterdi ki Türkiye, kardeş Azerbaycan’ın yanındadır. Azerbaycan bunu hiçbir zaman unutmayacak.”

Ne güzel cümleler, bunlar..

Hani “Unutmayacağız” dememiş olsa bile..

“Bizim yanımızda idiniz” demese dahi..

Sadece “Kardeş Türk halkı” demesi yeterdi..

Ama fazlasını söylüyor, Aliyev. Daha da devamını getiriyor: 

“Azerbaycan, Türk halkına minnettardır. İkinci Karabağ Savaşı’nda 44 gün boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kardeş Türk halkı yanımızdaydı. Bu hiç unutulmayacak. Türkiye-Azerbaycan birliği ebedidir ve sarsılmazdır.”

Ne güzel.. Ne güzel..

Hele hele şu cümleler, çok daha güzel:

“Aramıza girmek isteyenler hiçbir zaman başarılı olamayacak.”

Tamamdır, nokta..

Bundan sonrası, Aliyev’e düşüyor..

Para istemiyoruz..

İmkan istemiyoruz.

Birileri ile kavga etmelerini bile istemiyoruz..

Bir yıl önce okullarda hangi uygulamanız var idiyse, ona dönün, diyoruz..

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle