--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yakışmadı Ovalı

Ali Akben
Ali Akben
10

Değerli okurlarım covid19 ile ilgili makalelerimi takip edenler bilirler ki, temkinli olmanın önemine vurgu yaparken, “aman ha dikkat” tarzı uyarılarım hep var olmuştur. Müsbet ilimlerde, bilimselliğin öneminden bahsederken, tıp bilimi müsbet olmasına rağmen ilimden, hikmetten, sanattan ve hatta daha derunu olduğunu ifade ederek temkinin elden bırakılmasının doğurabileceği sonuçlarla ilgili paylaşımlarımı hatırlarsınız.

Hekimlik mesleğimi icra ederken yukardaki hususlara riayet edemediğim durumlarda bedelini ödeyerek bugünlere gelmiş bir hekim olarak Ercüment Ovalı hocanın birkaç gün önce üst üste sosyal medyadan yaptığı paylaşımları yadırgamış ve anlamlandırmakta zorlanmıştım.

İstanbul Altıntepe Kızılay Tıp Merkezi’nde kanla ilgili bir sunumunu, Kızılay başkan danışmanı olduğum dönemde, kendisinden dinlemiş, daha sonraki birçok çalışmasını basın yolu ile izlemiş bir vatandaş olarak, son günlerdeki çıkışına “haydi hayırlısı, inşallah bu sefer yanılmıyorumdur” diye takip etmiştim.

Evvelki gün yine sosyal medyadan apar topar bir açıklama ile “23 Nisan’ı bekleyemedim” diyerek yine maalesef sosyal medya üzerinden malum bir ilaç ismi ile paylaşım yapınca eyvah dedim. Eyvah ki, ne eyvah.

Yıllardır bilim dışılıkla ve şarlatanlıkla haklı olarak suçladığımız tıp dışı uygulamalardan pek farkı olmayan bir yaklaşımı akademik unvan sahibi bir bilim insanı neden yapar. Doğrusu anlamak zor.

İnsanımız zaten bu alanda zayıf ve zaaflı. Komşunun kullandığı bir ilacı, bitkiyi ya da başka bir nesneyi sorgulamadan kullanmak gibi zayıf bir tarafı var. Sorgulamak, araştırmak, okumak gibi zahmetlere katlanmayı da pek sevmez. Bilmediğini bilemediği alanlarda ve özellikle de tıp ve din alanında atıp tutmayı ve hamaseti sever. Bilmiyorum kelimesini pek hoşlanmadığı için de genellikle kullanmaz.

Hocamızın ismini verdiği ilaç maalesef bu meziyetten (!) olsa gerek, birkaç saatte, çok pahalı olmasına rağmen tüm eczanelerde tükenmiş. Ne sorgu ne sual. Yani kapanın elinde kalmış.

Sağlık bakanımıza, evvelsi gün malum bu durum soruldu. Sorulmasa büyük bir ihtimalle bu meseleye değinmeyecekti.

Sayın bakanımız kısa ve öz olarak, “Açıklamanın sosyal medya üzerinden yapılmasını yadırgadığını ifade ederek, zaten daha başta yanlışın büyüklüğüne vurgu yaptı. Bakanlığın tüm bilim camiasına bu meselenin ciddiyet kazandığı ilk günlerde, elinde eteğinde bir şey olanlar lütfen bu seferberlikte bize yardımcı olsun. Her türlü destek sınırsız sorgusuz sualsiz verilecek. Bilim kurulumuz bu alanda herkese açık” dedi.

Gerçekle gerçek olmayanın havada uçuştuğu bugünlerde sağlık ordumuzun her bir ferdi salgınla savaşta ön safa geçme yarışı içinde iken Ovalı hocanın bu açıklaması malum bir ilacın pazarlama tekniği olarak algılandı. Şahsen ben de öyle algıladım. Ovalı’nın geçmiş dönemlerde bilimi yanıltan başka eylemlerinin olması nedeni ile doğrusu yadırgamadım.

Özellikle yıllarını bilim uğruna harcamış, göz nuru döküp dirsek çürütmüş hocalarımız; içinden geçtiğimiz bu zor günlerde konuşmalarına, beden dili ile duruşlarına çok ama çok dikkat etmeliler. Toplum nezdinde popülist ve geçici itibar kazanımından daha çok, her iki dünyada kazançlı çıkmanın tam zamanı. İnsan psikolojisine çok dikkat etmemiz gerekiyor. 

Tüm dünya devletleri ve milletleri covid19’a karşı mücadelede eşit oranda sorumlu. “Biz güçlüyüz, zenginiz. Bize bir şey olmaz”cı güruhun düştüğü durumu görerek ibret alıp, şahsi sorumluluklarımız ile devletimize bu savaşta fertler olarak destek olup, hem kendimizi hem devletimizi bu acımasız yaratığa karşı koruyalım.

Aklı başında fertler olarak iş her birimize düşüyor. Öncelikle içimizdeki orduyu; yani bağışıklık gücümüzü destekleyelim.

Bağışıklık gücümüzü nasıl güçlendirebiliriz?

Bünyemiz içinde saklı iç ordumuz ne kadar güçlü olursa, bu savaştan o kadar güçlü ve galip çıkacağız.. Virüsün belinin kırılması da bu güce bağlı. Sağlıklı uyku, stresten uzak durmayı başarma, hareketli olmamız ve dengeli düzenli beslenme ile bu gücü aktif halde tutabiliriz.

Felaket tellalı olmayalım. Tedbiri elden bırakmayarak hastalıkla mücadelede gecesini gündüzüne katan bilim kurulumuz ve hükümetimizin tavsiyelerine azami uyduktan sonra takdiri Allah’a bırakalım.

Bir meslektaşım aynen şöyle söyledi:

“Allah kimseyi böyle bir salgınla imtihan etmesin. Ben şükür; evde tedavim devam etti. Hastaneye yatacak kadar şikayetlerim çoğalmadı. Ancak düşmeyen ateş, geçmeyen öksürük nöbetleri ve tüm kaslarım ve kemiklerim kırılmış, dövülmüş gibi ağrıdı ve hayatımda kullanmadığım kadar ilacı bu sürede kullandım!” 

Meslektaşımın dedikleri bu.

Kurallar belli. Uygulamak elimizde. Suçlu arayanlar aynanın karşısında dursun ve karşısına baktıktan sonra arayışına devam etsin. Bu virüs illetinden ufak tefek sıyrıklarla kurtulan insanlarımızın aktardıkları kulaklarımıza küpe olsun.

Ateş düştüğü yeri bayağı yakıyor. Evimize ocağımıza bu ateşi düşürmemenin başlıca yolu 14 kurala uyarak, tedbirleri alarak, sabır ve sebattan sonra, takdire boyun eğmek.

Bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nihal

19 Nisan 2020 19:03

çok yüksek uçarsan işte böyle çakılırsın yükseliş hızı ile alçalış hızı orantılıdır patantli bir firmanın ilacının reklamı belki reklam parası almış olabilir.Biz de sanıyorduk ki bir aşı bir ilaç geliştiriyorlar geliştirilmiş bir ilacın reklamı oldu hatta ben bile bir çok ilaç ismi biliyorum sağdan soldan öğrendim oldumu şimdi hani yerli geliştirme olacaktı hem reklam bile olsa bu paylaşım medyadanmı yapılır direkt sağlık bakanlığına yazılı belge ile yapılır veya randevu alnıp görüşülebilirdi tam medyatik olmuş

Fatih Doğan

19 Nisan 2020 16:55

Sayın yazar sizi takip ettiğimden bu yana makalelerinizden hep kendi adıma yararlandım.Daha sık yazabilseniz derim .Kime ulaşmak gerkiyorsa ulaşmak isterim.

adem akyüz

19 Nisan 2020 15:02

güzel yazınınz için tebrikler böyle ..... reklamcı ilaç firmasının uşağı olmuş prof geçinenlere bir ceza yaptırım yokmu bilmiyorum

Ali rıza

19 Nisan 2020 14:41

Hocam dilinize sağlık güzel bir yazı , demem o ki güzel yazı güzel konul varken neden önceki yazılarınız , suçlama ötekileştirme , kısaca kin ve nefret kokuyordu? Neden sevgi dilini kullanmıyorsunuz 

Osman Cenkoğlu

19 Nisan 2020 11:38

Şöyle bir gerçek var ki hükümet milli ve yerli vurgusu yapılan her iddialı haberden keyif alıyor ve gerçekçiliğine bakmadan destekliyor, en başta birileri bu adamın yapacağı iş yürür mü bilmem diye şüphesini belirtse burada yüzlerce yorum olurdu: batı hayranları içimizden birilerinin aşıyı bulmasını istemiyor, milli ve yerli buluşlara içimizdeki hainler karşı çıkıyor filan denirdi. Üstelik Ovalı var olan bir ilacın adını paylaşmasa ve Türkiye’deki diğer kurnazlar gibi hergün “ha bulduk ha bulacağız çok yakında üreteceğiz, virüsün şifresini çözdük” diye tiyatroya aylarca devam etseydi yeniakit başta olmak üzere en başta siz toz kondurmayacaktınız ve hergün yeni bir gelişme varmış gibi Türk bilimadamının ve Türkiye’nin büyük başarısı diye haber yapardınız. En sonunda da Türk bilimadamımız işin içinden ayırılmak için laboratuarımıza dış mihraklar tarafından sabotaj yapıldı der suçu Türkiye düşmanlarına ve içimizdeki hainlere atar kurtulurdu. Bu yönetim biçimi ve anlayış ile zaten Türkiye’de bir tıp buluşu yapılamayacağı apaçık ortada. Ovalı bunun tersine inananlara güzel bir ders verdi ve gerçeği ortaya koydu aslında. Çünkü bilimsel ilerleme geliştirebilmek müteahhite ihale verip köprü, tünel, yol yapmaya benzemez. Bir anlayış ve perspektif işidir.

Salih

19 Nisan 2020 07:33

Hocam kaleminize sağlık.Sadece o mu diğer ekran bülbülü hoca bozuntularına da yakışmıyor.Bir gün bu doğru diğer gün başka doğru.Fırıldak ettiler bu milleti.Aynen depremciler gibi.

Bahri

19 Nisan 2020 07:29

Taharetten bihaber bir herifin vasıtasıyla Müslümanların felaha kavuşacağını ummak dalalettir. Allah zalimlerin elinde Müslümanların kurtuluşunu hiçbir zaman halk etmez. Yıllardır kullanılmakta olan bir ilacı yenı bulunmuş gibi buldum demek de tıbbi bir zırvadır. Tıbbi bir hurafeci olsa gerek bu herif! Yakında aynı hastalığa yakalanacağının ön alametlerini şekil ve şeamilinden okuyorum.

H.Y.E

19 Nisan 2020 06:42

Bu adam :"Ben ilaci buldum." demeseydi kimseler onu bilemeyecekti.Simdi herkes taniyor(!) Reklamin iyisi kotusu olmaz.

Mustafa

19 Nisan 2020 05:57

Doktorum Ali abi yazın nefis ve bilgi dolu. Ovalı konusunu tatmin edici tarzda izah etmişsin. Eline diline o güzel sağlık.

Dadash

19 Nisan 2020 04:44

Anlayamadigim nokta halk recetesiz ilaci nasil aliyor.

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle