• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
20 Aralık 2020

Vurun abalıya…

Dün başka nedenlerle bugün ise aşı üzerinden vurun abalıya.

Ha bire vuruyoruz.

Allah aşkına, akledenlerden olmak varken neden nakledenlerden oluyor ulu orta çevremizi kirleten her bilgiyi akıl süzgecimizden geçirmeden etrafa faş ederek sağa sola pislik saçıyoruz. 

Malum zihniyetin beyni yıkanmış yaratıkları için diyebileceğim pek bir şey yok yok olmasına da aklıselim zannettiğimiz insanlardan da benzer çıkışlar görünce hayıflanmamak mümkün değil.

Virüs daha uzun bir süre zaten kıt kanaat yeten aklımızla oynamaya devam edecek. Bu oyunun sarmalından kurtulmadan, şimdi de aşı üzerinden oluşan kirli bilginin tesiri ile sarhoş olanların zırvaları ile hop oturup hop kalkar olduk. 

Ölümü gösterip sıtmaya razı ol diyenler yanında, bu bela düzmece ve tamamen kurgu sakın inanmayın diyenlere kadar zıtlıklarla karşı karşıya kalınan böyle bir zamanda nerede durmalı sorusu akla geliyor.

Hangisi gerçek? 

Kim kime niçin yalan söylüyor?

Sorular, yeni sorularla meseleyi içinden çıkılmaz hale getirince mesleğimin gereğini yerine getirip sizleri aydınlatma ihtiyacı hissettim.

Virüs ile ilgili bilinen doğrular ve yanlışlar sık değişime uğradıkça ister istemez durumdan vazife çıkarıcı güruhun işi kolaylaşıyor. Kimi, ölümler üzerinden rant peşinde, kimi ise bulanık havada av peşine düşmüş aç kurtlar gibi zırvalayıp duruyor. 

Aşı karşıtlığının zirvelere tırmanmasının altında yatan gerçekliklerin nerede ise hiçbiri ile ilgili sağlam elle tutulur bir veri yok. Özellikle bulaşıcı hastalıklarda, aşılama yöntemi günümüzde birçok hastalığı tarihin derinliklerine gömmüş olsa bile (kızamık, çiçek çocuk felci vs…) aşı karşıtlarını tamamen haksız çıkarmak günümüzde mümkün olmadığı gibi tutturdukları yerlerden haklı dahi olabiliyorlar.

Son yıllarda artan birçok hastalığın sebebi olarak aşılamayı şamar oğlanı gibi öne sürüp taraftar toplayabiliyorlar. 

Mesela otizm. Ya da dikkat eksikliği ve hiperaktivite. Veya otoimmün hastalıkların bu kadar sık görülmesi. Daha başka birçok tedavi edilemeyen hastalıkların altında hep aşı sorumluymuş gibi kafaların karışmasına sebep olabiliyor. 

Korkmak ve korku nahoş bir duygu ve insanlığın da zayıf tarafı. 

Korkuya karşı, korunma refleksinin nasıl sonuçlanacağı başlı başına bir muamma. 

Bugün artık pandemi halinde tüm dünya düzenini alt üst edecek güce ulaşan virüsün kontrolden çıkmış olguları ile algı pazarında müşteri bulması bu gerçekliklerden dolayı çok ama çok kolay hale geldi veya getirildi.

Ben devletimizin aşı politikasını destekleyen bir hekim olarak aşılama sıram geldiğinde aşımı yaptıracağım.

Madalyonun öbür yüzünü gören yok.

Ölümden ve hastalıklardan korkmak.

Ölmek için doğuyor ve şöyle veya böyle bir sebep ile de ölüyoruz. Kimine vadesi ile kimine ise birçok hastalığı sebep olarak gösterip oluşan algılarla ölüm gerçekliğini hafızalara kazıyoruz. Ölümün soğuk yüzünden olsa gerek, verem oldum ölüyorum türküsünü dinlerken veremden öleceğimiz aklımıza gelmezken; kanser, kalp krizi, beyin kanaması gibi hastalıklarla karşılaşıldığında ölümün yanı başımızda olduğu algısı nedeni ile huzurumuz kaçabiliyor.

Mesela grip, her yıl onbinlerce hatta yüzbinlerce insanın dünyasını değiştirmesine rağmen grip olduğumuzda aklımıza ölmek ve ölüm gelmezken, korona pozitif dendiğinde hemen ölümü hatırlıyoruz.

Hafızalara yanlış kodlanan hastalıklar bazen insanı ölmeden öldürebiliyor. Ölümü bir yok oluş olarak kabul edenler bu savrulmayı daha şiddetli yaşayabiliyor.

Hasılı kelam.

Tedbirde hata yapmadan yaşamalı.

Takdire direnmek yerine razı olmalı.

Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken hemen ölünebileceği akıldan çıkmamalı.

Hesabın hasbi olduğu güne hazırlıklı ve azıklı olmalı.

Tüm diğer hastalıklarla mücadeleyi nasıl ediyorsak bu virüs ile de öyle mücadele etmeli.

En büyük gücün içimizdeki yaşama azmi ve arzusu olduğunu kabul ederek yaşamalı.

En büyük eczanenin hücrelerimizin içinde bulunduğuna inanarak önce Allah’a sonra kendine güvenmeli.

İçimizdeki savunma gücünün non-stop hizmette olduğunun bilincinde olarak öz güvenimizi devamlı taze tutmalı.

Doğmanın ölmek için bir sebep olduğunu peşinen kabul ederek ölümün bedenen olduğuna, ruhun ise ölümsüzlüğüne kalben inanmak birçok açmazımızın maymuncuğu olabilir.

Devletimize güvenelim. 

Aşı sıramız geldiğinde aşılanmaya gayret edelim. Bu süreç içerisinde mesafelere dikkat ederek kendimizi ve çevremizi koruyacak maskelerimizle virüs illetinin münafıkça davranarak toplumumuzu daha fazla iğfal etmesine müsaade etmeyelim.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdulbaki Erdem

Allah aşkına bu yazıyı A.Dilipak'a da ağır ağır yavaş yavaş okuyup anlatınız bugün ülkedeki bir numaralı aşı karşıtı odur.
  • Yanıtla

Mustafa

Dr Ali abi yazınızı gece okudum. Müthiş orjinal tespitler var. Aşı konusunda kafam karıştı idi, şimdi sayenizde rahatladım. Artık aşı olacağım inşallah Ali Akben abi o tatlı dilinle problemleri o kadar güzel anlatmışsın ki çok yararlandım teşekkürler
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23