• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
19 Ocak 2020

Tenkit edenler taklit ediyor

Makalemin başlığı ile ilgili öncelikle kendi mesleğimden başlayarak aktarımlarım olacak. Hekimlik mesleğinin ilim ve bilim ile birlikte sanat olduğuna öteden beri inanırım.

Bu gerçeklikten olsa gerek doktorluk diplomamı alıp mesleğime başladığım günlerde bir şeylerin eksik olduğunu fark edip, kendimi nasıl tamamlarımın derdine düştüğümü dün gibi hatırlıyorum.

Altı yıl boyunca hocalarımdan ve tıp kitaplarından öğrendiklerim ile güzel Türkiye’mizin en doğusunda şirin bir kasabanın tek doktoru olarak hizmet etmeye başladım.

Teorik olarak çok şey bilmenin ve öğrenmenin hatta ilaç ismi ezberlemenin bir anlamı olmadığını her muayene ettiğim hastadan anlayarak kendi tarzımı oluşturmaya başladım.

Hastalarımı iyice dinleyerek etraflıca değerlendirerek ve az ilaç yazarak zararlı olmadan tedavi edebileceğime kanaat getirmem çok uzun sürmedi.

Tıp öğrencisi olduğum ilk yıllarda hocalarım kulağıma bir küpe takmıştı. Önce zararlı olmamalısınız. Evet, bu küpe gerçekten çok önemli ve bayağı işe yaradı o yıllarda.

Çalıştığım kasabada içme suyundan kaynaklı karın ağrılı ishal çok görüyor ve yakın bir merkezdeki genel cerraha yönlendirme yapıyordum. Aylar sonra nerede ise her yolladığım vaka acilen apandisit patlaması(!) nedeni ile ameliyat edilerek kasabaya dönünce bu işte bir gariplik var diyerek, cesaret edip hastaları kendi imkânlarımla kasabamda tedaviyi denemiş ve şifa ile sonuçlarını görünce bir yanlışımı düzeltmiştin.

Aylar yıllar geçti. Yanlışları ne kadar düzeltsem de yeni yanlışlara aday olmaya devam ettim. İki yılı aşkın bir sürede edindiğim tecrübe, her hastanın bir kitap olduğu, tıp kitaplarından hastalıkları okumaktan ziyade hastaları iyi okumanın önemini anladım.

Bakırköy akıl hastanesinde asistan olarak çalışmaya başladım. O yıllarda şimdiki gibi değil iki elin parmakları kadar ilacımız vardı. Tetkik ve tahlil için de ne MR ne tomografi ne de günümüzdeki teknolojik imkanlar vardı. 

Hastalarımız ilaçları kullanıyor ancak yeterli olmuyordu. Bu ve benzer durumlarla beraber çare ve çözüm olamamak gibi sonuçlarla karşılaşmam, başka çözümler de olmalı arayışımın asıl sebebi oldu.

Çin’den gelen bir hekimden akupunkturu öğrendim. Yurt dışından kitaplar getirtip okuyup hastalarıma uygulayıp işe yaradığını da gördükçe mesleğim bana zevk vermeye başladı. Günler ayları, aylar da yılları kovalarken doktorluktan hekimliğe doğru yolculuğum o günden bu güne hâlâ devam ediyor.

Akupunkturdan sonra ozon, proloterapi, nöralterapi, kupa, hacamat, hipnoz ve en son da para-psikolojik alanda çare ve çözüm arayışlarım oldu ve çok şükür halen de zevk ile devam ediyor.

Hekimler aslında ömür boyu öğrenci olmak durumundalar. Meslektaşlarıma önerim de bu. Kim nerde ne yapıyor merak edip kendi eksikliklerini tamamlamalı.

Yeniden makalemin başlığına döneyim.

Geçmiş yıllarda birçok meslektaşım, merakıma bağlı arayışlarımı tenkit etmişler ve hatta beni şarlatanlıkla suçlayarak akademik yolculuğumun önüne set çekmişlerdi. Bugün çok şükür bakanlığımız bu tedavi protokollerinin hepsini GETAT şemsiyesi altında birleştirerek hekimlerimizi eğitmeye başladı. Çare ve çözüm yolunda at gözlüklerini çıkartan birçok hekim, daha geniş açı ile hastalarına yardımcı olmaya gayret ediyor.

Yıllar önce bu alanda çalışan hekimleri şarlatanlıkla suçlayan birçok meslektaşım, bugün GETAT sertifikalı hekimler olarak hastalarına hizmet ediyor. 

Bu alanda yıllardır çalışan hekimleri tenkit etmek yerine takdir ederek yanlışlarından vazgeçtiler. Bu durum bendenizi ziyadesi ile mutlu ediyor.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Dr Ali abi bir hafta boyunca nefis uslubunuzla yorumlariniz nefes kesen güzellikteki yazınızı merak ve heyecanla bekliyorum :) Ama değdi. Çok öğretici ve ikaz edici ibretli hatıralarla suslediginiz yazı harika. Dr daha doğrusu hekim Ali Akben abi o tatlı dilinle harika yazın bizi mest etti teşekkürler:)
  • Yanıtla

Arif

Ali bey makalelerinizi dikkatli okuyorum yararlanıyorum.Ele aldığınız konu çok önemli ancak devlet hastanelerinde bu alanda doktor bulunmuyor. Sağlık bakanlığına duyurulur
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı