• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
29 Kasım 2020

Şimdi de Katar krizi

Gün geçmiyor ki, bir krizle uyanmayalım. Her gün yeni bir krize alıştık desem yalan olmaz. Ülkemiz demografik ve jeopolitik yönden diğer ülkelere göre çok farklı bir zenginliğe sahip. Bize miras olarak bırakılan bir avuç kalmış vatan toprağında yaşamaya alışmak dururken durumdan vazife çıkarıcıların oluşturduğu krizlere inanan kerizler olmayı hakketmediğimizi düşünenlerdenim.

Bu kerizler yüzünden bugün dünya aya giderken yaya kaldık. Bu yetmiyormuş gibi bu güruhun dümen suyuna kendimizi bırakarak lay lay lom yapmamız teklif ediliyor. 

Gezideki geri zekalıların ülkemizi yakıp yıktıkları günlerde eylemlerine son vermek için devletimize hangi tekliflerle geldiğini hatırladığımızda demek istediğim daha iyi anlaşılır.

Aynı şekilde çukur edebiyatı üzerinden doğu bölgemizi özerkleştirerek devletimizi birkaç parçaya bölmeye yeminli zalimlerin o günlerde yediği herzeleri hatırlarsak yine demek istediğimi anlarsınız.

Hele 15 Temmuz ve öncesindeki 17/25 Aralık ve MİT krizi her şeyin ayan beyan ortada olduğunun açık seçik delili. Teşbihte hata olmaz atasözüne inanarak söylersek kurt kuzuyu yemeye niyet etmiş gerisi lafı güzaf diyorum.

Geçtiğimiz haftaya bu gözle bir bakarsak Libya’ya giden gemiyi durduranlarla yukarda verdiğim örnekteki yaşanmışlıklar arasında bir fark yok. İkisinin de amacı açık ve net. 

Güya bizi suçüstü yaparak önümüzdeki günlerde ülkemiz aleyhine hazırladıkları kumpasa malzeme hazırlamak. Çok şükür olmadı. Bir kez daha rezil oldular. Şimdi kendileri düşünsün bu rezaletin altından nasıl kalkacaklar.

Feto alçaklarının bunlardan farkı mı vardı? Onlar da MİT krizinde rezil olmasalardı aynı teraneden ülkemizi suçlu ilan edeceklerdi. Örnekler sayılamayacak kadar çok. Alçaklığın kesinlikle bir sonu da yok.

Parçala böl ve yut.

Nasıl yapıyor?

Gören için her şey ayan beyan ortada. Nasıl yapıldığının yüzlerce hatta binlerce örneği yakın tarihimizden hafızalarımızda bir kısmı da tarih kitaplarında. Bugün yaşadıklarımızı görenlere elbette sözüm yok. Ancak görmeyenler yeniden bir daha yeniden gözden geçirmelerini teklif ediyorum.

Çok geçmişe gitmeden yakın zamanlarda ASALA ile sonra PKK, yenilerde ise alfabedeki birkaç harfin bileşimden meydana getirilen adı her gün değiştirilerek üretilen fabrikasyon örgütlerle ha bire başımız derde sokulmaya el an devam ettiriliyor. Sebep olanları artık tanıyoruz.

Başa dönersek niye yeniden Katar meselesi?

Oyun kurucuların bu mesele için havlamalarının bir önemi yok aslında. Ancak yerli görünümlü azgın azınlığın ciyaklamasına gerçekten üzülmek gerek. Size ne oluyor da ciyak ciyak bağırıyorsunuz.

Sağımıza solumuza kuzeyimize güneyimize bakmak kafi görmek için. Dün Suriye, bugün Libya, yarın Katar değişen bir şey yok. Kuzu yeme heveslisi yırtıcılar alıştıkları düzenin devam etmesini istemekte haklı haklı olmasına da yerli azgın azınlık sıranın kendilerine gelmeyeceğine inanıyorlarsa ki inandıklarını tahmin ediyorum, yakın geçmişte Bosna’da yaşanılan barbarlığı görmelerini salık veririm.

Bosna’da bir halk, sırf adı Müslüman olduğu için büyük bir katliam yaşadı. Hem de öyle bir katliam ki, dünya jandarmasının izni ile günlerce hatta aylarca kadınların ırzına tasallut etmekle kalmadı çoluk çocuk, yaşlı genç, ihtiyar kim varsa katledilerek on binlerce masum insan derin çukurlara dozerlerle atılarak üzerleri toprakla kapatıldı. 

Ne insanlık, ne vicdan, ne de hak, hukuk, adalet hiçbir değer bu katliamı engellemeye yetmedi. Bu barbarlığı modern batının çağdaş yaratıkları yaptı.

Tarih her zaman tekerrür etmiş maalesef.

Tekerrür etmemesi için özellikle bugünlerde aklımızı başımızın arasına alıp iki kez düşünelim. Libya, Suriye, Katar, Filistin, Kıbrıs, Akdeniz, Karadeniz buralar üzerinde hesapları olan Bosna ve Irak’a hürriyet(!) getiren batının piyonu olmayalım ki, tarih bizim üzerimizde de tekerrür etmesin. 

Allah korusun tekerrür ederse gavurun hiç ama hiç şakası olmaz. Acıması da olmaz. Ne zenginlik ne şuculuk ne buculuk para etmez. Namusumuza da ilişir. Milletimizi anasından doğduğuna pişman etmek için de var gücü ile çalışır. 

Katar bizim kırmızı çizgimiz artık. Tıpkı Karabağ ve Libya’da olduğu gibi Katar’da da var olmak zorundayız. Korkmaya gerek yok. Varlığımızdan birlik ve bütünlük hamurumuz olan değerlerimizden bedavaya sattığımız o kadar çok şey var ki geçmişte.

Bugünler de elbet geçecek.

Dünya virüs sonrası yeniden düzen kuracak.

Hem doğu, hem batı, hem kuzey, hem de güneyde varlığımızdan rahatsız olanların içerde piyonu olmak utancı ile yakın gelecekte yüzü kızaracak epey bir yaratık göreceğiz maalesef.

O yaratıklardan olmamak dilek ve temennisi ile. 

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Kıymetli Ali abi yazınızı sabahın erken saatlerinde zevkle okudum eline diline o güzel zihnine sağlık Teşekkürler değerli doktorum iyi ki varsın seni çok seviyoruz Ali abi
  • Yanıtla

Can

Evet ondan sirbistan ile bizim müslüman parti sarmas dolas oldular ikide bir sirplara övgüler ve ihale anlasmalar bosna katliamlar unutuldu ve ölülerin hesabi soramadilar. Bunun gibi.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23