• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI

Şimdi de Akbelen

30 Temmuz 2023
A


Ali Akben İletişim:

Yakın tarihin canlı şahitleriyiz. 

İki yakamızın bir araya gelmemesi için sergilenen tüm alicengiz oyunlarının farkında olmalı ve yeni planlara karşı da teyakkuzda ve hazırlıklı olmalıyız.

Sû uyur düşman uyumaz atasözümüzü hiç ama hiç unutmadan perşembenin gelişini çarşambadan bilebilmeliyiz.

Bu topraklarda yaşamanın bedelini tarih boyu dedelerimiz kanları ile ödemiş, biz torunlara düşen en önemli görev tarihi tekerrür ettirmemek ama bu da pek mümkün değil.

Cumhuriyetimiz henüz 100 yaşında olmasına rağmen nerede ise başına gelmeyen kalmadı desem yalan olmaz. Özellikle son çeyrek asırda püsküllü belamız olan terörün ensemizde boza pişiremeyecek noktaya gelmesi ile yeni garabetlerle karşılaşır olduk.

Geziden 15 Temmuza, içeriden ve dışarıdan yıkıcı odakların el birliği ile yaptığı irili ufaklı kalkışmaları çok şükür devletimiz usûletle ve suhûletle bastırdı ve bastırmaya da devam ediyor.

28 Mayıs 2023 tarihinde yapılan seçimlerde, Erdoğan düşmanları ağır yenilgiye uğrayarak şaşkın ördeklere dönen malum kesim, buldukları her fırsatı krize çevirme adetlerine kaldıkları yerden devam ediyorlar.

Çiçeği burnunda yeni hükumete milletin menfaatini gözeterek yardımcı olması gereken muhalefet partilerinin yangına körükle gitmesi ve bu güruhu cesaretlendirici tutum ve davranış sergilemesi ile gezidekine benzer bir kalkışmayı başaracaklarını zannedenleri çeşitli vesilelerle cesaretlendirmenin hiçbir kimseye ve kuruma yararı olamaz.

Milletin kahır ekseriyeti olmasa bile azımsanmayacak kadar bir kesimi ekmek peşinde ve devletinden ekonomide yaşanan yangının bir an önce söndürmesini bekliyor.

Dünyayı kasıp kavuran ekonomik krizi bedel ödemeden atlatmak mümkün değil ancak ufak tefek sıyrıklarla atmak için devlet millet el ele vermeli ve bu yangından daha fazla zarar görmemeliyiz.

Aynı geminin yolcuları olduğumuzu unutmayalım, unutanlara da hatırlatalım.

Akbelen üzerinden algı ticareti yapan azgın güruhun dümen suyunda gitmek boşuna kürek çekmektir. Ekmeğinin peşinde olan bölge sakinlerini kışkırtarak durumdan vazife çıkarmaya çalışmak en hafifinden alçaklıktır.

Kalplerinde zerre kadar ne ağaç ne de yeşil sevgisi olmayan niyeti bozuk bu güruhun her zaman olduğu gibi tek derdi birlik hamuruna su karıştırmak ve hamurumuzu ekşiterek kaos yaratmak.

Yerli halk bu gerçekliği gördüğünden olsa gerek bölgeye giden siyasi şovmenlere gölge etmeyin bizi rahat bırakın diyerek isyan ediyor.

Gezide, Kaz dağlarında ve 15 Temmuzda yaşanan olumsuzlukların sebebi büyük oranda siyasi şovmenlerin durumdan vazife çıkarma gayreti ile kışkırtıcı tutum ve davranışları olduğunu bugün daha iyi biliyoruz.

Bildiğimiz başka gerçekler de var elbette.

Yeni Türkiye’mizin birliğe bütünlüğe ihtiyacı var. 

Darbe anayasasından kurtulmaya ihtiyacı var. 

Daha çok üretmeye ihtiyacı var.

Başka birçok güzel şeye ihtiyacımız var.

Lafla peynir gemisinin yürütülemeyeceğinin bilinmesine de ihtiyacı var.

Değerli okurlarım; sosyal ve dijital medyada dolaşan kirli bilgileri pazarlayan mihrakların kin ve nefret kusan trollerine ve kalemini satan yazar bozuntularına itibar etmeyin.

Kılavuzu karga olanların seçim sathı mailinde yaşadıklarını ve yaşattıklarını, akıbetlerini, rezil oluşlarını ve sanki hiçbir şey olmamış gibi insan yüzüne çıktıklarını hep beraber görüyoruz. Yüzleri kızamadığı gibi vatandaşın tükürüklerini de yağmur zannetmeleri gerçekten çok ama çok acı.

Gezide rezil oldukları gibi Akbelen’i kışkırtanların da daha beterini yaşayarak rezil rüsvay olacakları kanaatindeyim.

Gezi sözcüsünün gezi kalkışmasının ağaç için yapılmadığını itiraf ettiği gibi, Akbelen’ciler de niyetlerinin ağaç olmadığını bugün itiraf etmeseler de yakın gelecekte edecekler.

Aklıselimini kullananlar, biz üç kuruşa satıldık ve günlerce devletimizin güvenlik güçlerini meşgul ettik pişmanız diyecekler.

Dün muayenehaneme genç bir delikanlı geldi. Muayene ettikten sonra ailesine çalışması gerektiğini ve birçok iş kolunda çalışabileceğini söylerken genç delikanlı hemen söze atıldı. Hocam benim maaşım var dedi.

Annesine sordum.

Hoca, devletimiz sağ olsun oğlumun hafif zekâ geriliği raporu var ve devletimiz maaşa bağladı deyince gerçekten bir hoş oldum.

Devletimiz sosyal devlet ilkesine bağlı kalarak bu kadar cömert olmamalı. Çocuğa bak maaş, anneye bak maaş, babaya bak maaş.

Seçim sürecinden de tüm partilerimiz vatandaşa seçim vaadi olarak devlet kesesinden ağzına ne geldi ise dağıttı. 

Seçimler bitti. 

Çiçeği burnunda hükumetimizin verdiği sözleri tutması için açtığı kesenin içi boşalınca vatandaşa kese boşaldı, dolduralım demesi ile olanlar oldu.

Sabera zafera.

Bu haftalık da bu kadar, kalın sağlıcakla. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

çiçekçi’ye

yerin altında beşerin ihtiyacına cevap veren bir hazine varsa, ve hazinenin üstünde de orman varsa, orman oradan başka yere nakledilip o hazine oradan çıkarılır; yorumladım, beğendin mi?

can

cifte maas alanlari devletteki israfi araba filosu gezileri sakin elestirme ve suc sirf düz vatandasta ara.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23