• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI

Şifa Allah’tan demek

28 Kasım 2021


Ali Akben İletişim:

Değerli okurlarım toplum mayamız giderek sekülerleşmeye başladı. Geçenlerde yine yazmıştım. Bir hastama “şifa Allah’tan” der demez “Dr. Bey, Allah’ı şifaya karıştırmayın” diyerek sert bir cevap vermesi üzerine, hastama saygı çerçevesi içerisinde tedavisini sürdüremeyeceğimi ifade etmiştim.

Dün de bir hastam, hastalığı ile ilgili tedavisi süreci devam ederken, “Şifayı Allah’tan bekliyorsun, o zaman benim ne işim var sizin yanınızda” demişti. “Madem şifayı siz veremiyorsunuz, niye doktorluk yapıyorsunuz” deyince, doktor değil hekim olduğumu izah etmeye çalıştım, ama nafile.

Sevgili okurlarım, doktorluk diplomasını alan her insan, ülkemizde doktorluk mesleğini icra edebilir. Zaman içerisinde kazandığı tecrübelerle hekim olma yolunda mesafe kat ettikçe, daha önce yaptığı birçok mesleki faaliyetlerin nafile olduğunu anlar ve sanatı ile mesleğini icra ederek şifaya vesile oldukça da mutlu olur.

Ben çok şükür; 40 yıllık meslek hayatımda çok şey öğrendim ve hâlâ da öğrenmeye devam ediyorum. Hekimlik; sanatı ile birlikte yapıldığında, hem şifa aracı olarak, hem de güvenli bir yolculuk olduğu için hastalarının şifasına vesile olmak hususunda başarılı sonuçlara imza atar. Tedavide güven kadar önemli olan bir sihir; hekimlik sanatı.

Geçen gün memleketim K.Maraş’tan İstanbul’a dönerken, uçakta bir yolcu fenalaşmış. “Yolcular içerisinde doktor olan varsa lütfen yardıma gelsin” denilince, oturduğum koltuktan 5 koltuk önde bir hanımefendinin başında tansiyon ölçen görevliye, “bu hastanın tansiyonu normal çıkar” dememe kalmadı, “tansiyon normal ne yapacağız” deyince, kısa bir konuşma ve muayeneden sonra, hastamızın paniklediği ve şikâyetlerinin bu duruma bağlı olduğunu söyleyerek rahatlattım.. Bunun üzerine hastamızın kızı, gözlerime bakarak “doktor bey annem zaten panik hastası” dedi ve mesele uzamadan çözülmüş oldu.

Hekimlik sanatı veya sans-klinik denen durum bu işte.

Hastalarımızı daha detaylara girmeden, “bir-iki-üç ihtimalli teşhis”imizi koyar, muayene ve tetkikleri ile de tedavilerini başlatırız.

Ancak garanti vermek şöyle dursun, ona yakın kelime ve sözcüklerden de uzak dururuz. Bu duruşumuz bazen, hastanın tedaviye devamını engelleyebilir. Hastanın beklentilerine cevap vermeyebilir. Bu ihtimal gerçekten çok az.

Çoğu hastamız demek istediğimizi tam anladığında, zaten tedavinin yarısı, daha hasta muayene odasından çıkmadan başarılmış olur. Hasta geldiği durumdan çok daha iyileşmiş olarak ayrılır.

Bu da bir hekimlik sanatıdır.

Hafızamda kayıtlı sayısız böyle örnekler var.  

Amacımı anlayanlar anlamıştır.

Gerisi aslında laf-ü güzaf veya kuru gürültü.

Delta melta, nu mu derken şimdi de yeni varyant 

Değerli okurlarım virüs illeti daha bir süre dünyamızı alt üst etmeye devam edecek gözüküyor. Bu senenin başında bencil batı ülkelerinde aşılama programı başlatılmış ve aşıya aşırı güvenmenin etkisi ile ulu orta atıp tutmalar vatandaşımızda devletine karşı bir güven sorunu oluşturmuş ve Çin orjinli aşı yerden yere vurulmuştu.

Bu arada, kullanılan tedavi protokolleri ile ilgili karışık olan kafalar bir daha karışmıştı. O günlerde durumun nereye evrildiği ile ilgili sorularla şahsımdan bilgi talep eden eş, dost ve yakınlarıma “Biz bu virüs aysberginin görünür yerine göre hareket ediyoruz, önümüzdeki aylarda bugün konuşulan çok şey batıl olacak ve suspus olanlar çoğalacak” demiştim. 

Maalesef gerçekten de öyle oldu.

Şimdi tüm dünya dördüncü dalga ve yeni varyantlarla hop oturup hop kalkıyor. Sadece ekonomiler alt üst olmuyor psikoloji de bozuluyor.

Günümüzün bence en önemli meselesi sağlığımızı korumanın olmazsa olmazlarında hata yapmamak.

Uyku hijyeni yanında sağlıklı beslenme ve stres ve gerilim üretici ortalardan uzak durarak savunma ordumuzu yedekleyecek aşılanma ile kendimizden başlayarak yakınlarımızın virüse karşı direncini artırmalıyız.

Önümüzdeki günlerde yerli aşımız da kullanım izni aldığında aşılanma ile ilgili tereddüdü olan vatandaşlarımızın aşılanması hızla tamamlanacak ve önümüzdeki aylarda bugünden daha iyi durumda olacağız umudu içindeyim.

“Hastalıklar gelmeden sağlığın kıymetini bilelim” sözü evrensel bir gerçeklik.

Dünya Helal Zirvesi ve Helal Expo Fuarı 8. yılında İstanbul Kongre Merkezinde devam ediyor. Bu akşam sona erecek fuarda turizmden gıdaya, yerli yabacı birçok firmanın standını gazetemiz yazarı Sefa Saygılı hocamla gezdik. Dünyanın çeşitli ülkelerinden ülkemize gelen firmaların ürün tanıtımlarına şahit olduk ve mutlu olduk.

Fuarı gezmeyenlerin bu fırsatı değerlendirmesi temennisi ile bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Dr Ali abi bu yazın tek kelimelik ifade ile nefis olmuş. Elbette şifa Rabbimden. Bunun bilincinde olmak gerekir
  • Yanıtla

tedbir, tedbir ve yine tedbir

‘aşı olmayın çip takarlar’ sakilliği önceleri komikti, bizi güldürüyordu; şimdi ise artık maskaralık ve soytarılık oldu, bıktırdı..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23