• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
16 Şubat 2020

Reisin tırnağı

Çok enteresan bir ülkede enteresan insanlarla birlikte yaşıyoruz. Olgular, algılar, hayaller, gerçekler, iftiralar at izi ile karışan birçok iz insanı ister istemez tedirgin ediyor. Her kafadan bir avazın kulakları rahatsız edercesine çıkması ve had hudut bilmez insanların çok olması bazen insanı tedirgin edebiliyor.

Günümüzün modası reis düşmanlığı. Her kafadan bir avaz çıkıyor. Herkes allame kesilmiş körün fil tarifi gibi tuttuğu yerden atıp tutmak moda. Ben olsam ile başlayan öyle cümlelere şahit olunuyor ki, “Allah Allah” demekten başka aklına başka bir şey gelmiyor insanın.

Özgül ağırlığı beş para etmeyen kesimlerden yükselen bu düşmanlığın derunisine bakıldığında çoğu ceviz kabuğunu doldurmaz eften püften gerekçeler.

Benzer çıkışları gördükçe aklıma gelen çok şey var ancak bir tanesini örnekleyerek demek istediklerimi arz etmek istiyorum.

Milli maçların formasını giyen futbolcuların ayakları milyon dolarlarla ifade edilen rakamlarla sigortalı olduğunu hepimiz biliriz. Milli maçları toplu olarak izleyen insanlar da hep şu şekilde yaşanmışlıklara şahitlik yapmışlardır. 

“Topa öyle mi vurulur. Şutu şuraya atacaktın” gibi. Ya da küfürle başlayan kızgınlık ifadesi ile hakaret üstüne hakaretler… Aynı şeyleri maçlardaki milli hakemlere söylemek moda.

Böyle kişiler hiç aynaya bakmazlar ve hiç kendi hiçliklerini hatırlamaz ha bire işkembeden atıp tutarlar.

Siyasette de maalesef böyle garabetler fazlası ile yaşanıyor. Siyasi bir kimliğim hiç olmadığından rahat yazabiliyorum.

Halbuki empati diye bir kavram var. 

Bizim millet maalesef bu kavramdan bayağı yoksun.

Toplumu oluşturan bireyler olarak kendimizle baş başa kalır ve aynalarla yüzleşerek kendimizden başlayarak toplumu düzeltmek gibi bir niyetimiz olsa düşmanlık yapacaksak önceden kendimizden başlamamız gerektiğini görür ve gerçekle yüzleşmenin düzeltmesini kendimizden başlatabiliriz. Ama nerde bu feraset ve akıl. Herkes zekasının dümen suyunda yüzerek hayal aleminde yaşamayı tercih ediyor.

Reisimizin tırnağı dahi olamayacak bir sürü yaratık “ben olsam”la başlayan garip cümlelerin öznesi olarak atıp tutuyor. Bu güruha göre ekonomi, terör, toplumsal barış gibi kavramların çözümü öyle kolay ki, bir solukta her şey çok kolay halledilir ve çözülür. Tıpkı milli sporcunun şutuna itiraz ederek ben olsam bu golü atardım diyen acezenin yaptığı gibi.

Örnekleri çoğaltmak yerine fertler olarak kendimizden başlayarak yamuk taraflarımızı düzeltsek ve sağı solu suçlu arama arenası haline getirmesek derim.

Hırs aklın önüne geçerse...

Günümüz insanı hırsının kurbanı olmaya o kadar sevdalı ki, yaşadığı onca olumsuzluğa rağmen bu illetten kurtulamıyor.

Ders alması gereken her bir yanlışını düzeltmek şöyle dursun daha da beteri ile yüzleşmek gibi bir kaderi adeta yaşamaktan zevk alıyor. Celladına aşık idam mahkumu gibi bir paradoks sürüp gidiyor.

Nereye kadar? 

Hırsın sıfatına göre değişen bir sürece kadar diyeceğim.

Servet, şehvet, şöhret insanı diğer canlılardan ayırabilen üç ana hırs tuzağı. Her biri başlı başına aklın önüne geçebilir ve insanı öyle bir savurur ki, göz açıldığında uzun süre bir sersemlik yaşanır.

Aklı sadece bu sıfatlarda süzgeç değil elbette. Zekanın kontrolünde de iyi bir süzgeç görevi görür ve bizleri öyle tuzaklardan korur ki, şükreder oh be iyi ki aklımı mantığımı kullandım deriz. 

Bu gerçekliklerden olsa gerek kutsal kitabımız Ku’ran hep akla hitap ederek zekasına güvenenlere akledin akletmez misiniz, akledenlerden olun diye uyararak gaflet ve dalalette olmamızı engeller.

Tüm bu gerçekliklere rağmen insanoğlu hüsranda olmayı tercih ederek her iki dünyasını zindan etmeyi başararak gaflet ve dalalet içerisinde yaşamayı tercih eder ve hiç ölmeyecekmiş gibi çalışır didinir durur.

İnsan zayıf ve zaaflı yaratıldığı bilinci ile ölçülü hareket ederek yaşayabilse birçok tuzağa karşı kendini koruyabilir. Aile terbiyesi ebeveyn örnekliği ve iyi arkadaş seçimi gibi zırhlarla kendini korumalı kollamalı.

Eğer bunu başaramaz nefis, şeytan ve heva heves peşine düşerek vur patlasın çal oynasın mantığı ile sorumsuz yaşamak gibi bir tercihin kurbanı olursa bir süre sonra ruh ve beden sağlığında işaret veren hastalıkların pençesine düşebiliyor.

Akıl nimeti her durum ve şartta istifade edilecek yegane kaynağımız olup birçok açmazımızı açan bir maymuncuk olarak hep doğruya güzele yönelterek yolumuzu sıratı müstakime doğru açar.

Bu bahtiyarlığa erişmeyi temenni ediyorum.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Dr Ali Akben abi yazını okumak için kalktım. Saat gece 4. Harika olmuş tebrikler Sayın Cumhurbaşkanımıza Rabbim yar ve yardımcı olsun.
  • Yanıtla

Serdar

İstambul sözleşmesi ' ATEİZM DERNEĞİ KURULMASININ ÖNÜNÜN AÇILMASI' DOMUZ ETİNİ KASAPLIK HAYVANLAR SINIFINA ALDIRMASI ' ZİNAYI SUÇ OLMAKTAN ÇIKARMASI ' TÜRKİYE DEKİ YÜZ YILDIR KAPALI OLAN 10 LARCA KİLİSE ' HAVRA ' SİNAGOG ' MANASTIRIN DEVLETİN KASASINDAN MİLYONLARCA LİRA HARCANIP İBADETE AÇILMASI . ANCAK AYASOFYA CAMINİN AÇILMASINI İSTEYENLERE BEN ORAYI DİGER CAMİLER DOLMADAN AÇMAM DEMESİ. TABİ BUNLARI İDRAK EDİP GÖREBİLMEK İÇİN CENABI ALLAHIN İNSANA FERASET VERMESİ GEREKİR.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı