--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Muktedir olamamak

Ali Akben
Ali Akben
11

Değerli okurlarım; sermayesi yalan olanların halk nezdinde itibar kazanamadığı bir gerçek. Sayısız örnekleri olan bu gerçekliği deprem sürecinde yaşayarak gördük.

Devleti yıpratma pahasına hükümet üzerinden yıllardır süren yıkıcı faaliyet, yaşadığımız depremle birlikte bambaşka bir hale büründü.

Yüzyılın afetinin yaşandığı ilk günde, hükümeti yıkmak için yemin etmiş güruhun, bu zor süreci fırsat bilip, sosyal medya üzerinden oluşturduğu yalan sermayeli saldırıyı hatırladıkça, bir vatandaş olarak hem üzülüyor hem de bu hallere düşmüşlüğün sebepleri üzerinde kafa yoruyorum.

Halkın özgür iradesi ile seçim kazanarak milletine hizmet eden mevcut iktidarı yıpratalım derken, kendilerini yıpratan ve bindikleri dalı kestikleri içinde derin dehlizlere düşen iflah olmaz malum kesim niçin muktedir olamadığını aslında masaya yatırıp enine boyuna tartışmalı.

Kurdukları masada anlaşamayanların böyle bir irade beyan etmeleri mümkün olamayınca çamur at izi kalsın kabilinden vatandaşı suçlamaları, çaresizliklerini yalan sermayesi üzerinden kamufle etmeye çalışmaları en hafifinden acizliktir.

Vatandaşın zekasından şüphe ederek ya da cahillikle suçlayarak bir yerlere varacaklarını zannedenlerin zekalarının akıl süzgecinden geçmediği açık seçik görülüyor.

Bir türlü muktedir olamamanın verdiği kızgınlığın acısını vatandaş üzerinden çıkarmaya çalışmak da başka bir acziyet işareti.

 Muhalefet edenler bu kafa ile gitmeye devam ederlerse daha çok kayaya toslayacaklar ama çaresizlik insanı yanlışa sürüklediğinde maalesef bu yol kazaları hep oluyor ve olacak da.

Dezenformasyon yasasının yaptırımlarına rağmen sadece bu yıkıcı deprem sürecinde söylenen kuyruğu büyük yalanlar toplansa, yüzlerce sayfalık bir kitap hacmine ulaşır.

Deprem gibi büyük bir afetin içinden geçerken yalan gibi başka bir afeti yaşamak ve depremden de acıtıcı yalanları siyasilerden işitmek bir başka yıkılma sebebi.

Utanmadan sıkılmadan sureti ile insan sandıklarımızın ağzından dökülen bu yalanların depremin acıları geçtikten sonra daha da acıtıcı olduğunu bizzat yaşayarak hissetmeye başladık bile.

Kelli felli sureti insan çok sayıda insan müsveddesi bu zor günlerde, ağzından çıkanları ile depremin yıkamadığı insani duygularımızı iğfal eyledi. 

Öyle bir iğfal ki, akıl mantık ve vicdani duyguları dumura uğratarak devlet millet bütünlüğünü zedeledi.

Depremin yıkıcı etkisinden daha fazlasını, söylediği yalanlarla bulduğunu zannedenler, vurun abalıya misali vurdukça vuran bu azmanların yalan dolanları üç beş gün içerisinde çok şükür ki etkisini kaybetti ve devletimiz tekrar tüm sahalarda etkin olabildi.

Amaç belli idi aslında.

Hükümet edenler seçimle gitmediğine göre başka yollar elzem ve mutlaka denenmeli.

Deprem öncesinde söylenen sözlerden de anlaşıldığı gibi, doğal afetler ve depremlerden medet umar hale gelmiş geniş iflahı ve ıslahı zor bir kesim var.

Bunların tek gayesi mevcut hükümeti yıkmak. 

Madem seçimle olmuyor o zaman başka her türlü yol mubah.

Kafaya bakıp hizaya gelmek gerekir.

Her yolun mubah olması bana çok garip geliyor. 

Çünkü bu kesimi biliyoruz, konuşurken mangalda kül bırakmazlar.

Aklımı koru Ya Rab demeye devam etmek gerekiyor. 

Yüzyılın depremi olarak tarih kayıtlarına geçen bu doğal afette ilk birkaç günde yaşanan çaresizlik, devlet-millet kaynaşması ile atlatılıp, yaralar hızla sarılmaya başlanınca, yaşadığımız afetin boyutunu küçültmeye çalışanlar görür olduk.

Depremin yıktığı 11 ilimizde devletimiz milleti ile gece gündüz çalışarak enkazdan canlı çıkarma gayreti gösterirken yalan rüzgarını istedikleri yöne estirenler başarılıda oldular.

Kimi baraj patlattı.

Kimi yeni depremler icat etti.

Velhasıl çok sayıda yalan; yalancılar vasıtası ile büsbütün ülkemiz üzerine kara bulut gibi çöktü.

Ancak yalanın iyi olan huyları da var.

Kendini uzun süre saklayamaz gizleyemez ve açık vererek ben yalanım ha bana sakın inanmayın der.

Tam da böyle oldu.

Bir bir ortaya çıkan yalan dizelerini gördükçe oh be şükür diyorum.

Ne yalanlar söylenmiş öyle, kuyruğunun uzunluğunu kestirmek mümkün değil.

Sosyal medyaya kızgınlığım olmasına rağmen, kuyruklu yalanları ifşa ettikçe kızgınlığım azalıyor.

Gerçi yalan alıcısının yayma ve yayılma potansiyeli maalesef çok yüksek.

Gerçeğin alıcısı ve yayıcısı yalan kadar etkin olmasa da, gerçek her şart ve durumda yalanı örter.

Allah aklımızı korusun. 

Diller sadece gerçekleri söylesin, kulaklar gerçekleri işitsin ve gözlerimiz de gerçekleri görsün.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

böylesi onların başına

27 Şubat 2023 02:38

iran’ın  hamaney bir türk’tür, ama ermeni ondan daha iyidir

Reise haksızlık

26 Şubat 2023 20:03

Hendek operasyonunda yüzlerce şehit veririz bir bahane, KPSS iptal olur bir bahane, Anka park dinazor heykeli bir bahane, orta öğretim çorbaya döner bir bahane , ekonomi çöker dünya ikincisi enflasyon olur bir bahane, maden çöker bir bahane, milyonlarca Suriyeli afgan Rus Ukraynalı göçmen gelir bir bahane, ete süte gaza elektriğe zam gelir bir bahane, İstanbul sözleşmesi bir bahane ,depremde bir çok aksama hata olur bir bahane, kaşıkçı dosyası sudilere verilir bir bahane, Oslo skandalı bir bahane, Habur bir bahane, dolar fırlar bir bahane, Peşmerge Türkiye ye girer bir bahane , şehirler beton yığını dar sokaklar bir bahane , beş büyük müteahhit bir bahane, kamudaki israf , passatlar , liyakat bir bahane,reisle uğraşmak için bahane aranıyor her şey pek güzel

Haluk

26 Şubat 2023 16:35

Sayın Ali hocam makalenize yorum diye çirkef yazanlar o..........dür.Gürültüleri teneke gürültüsü.Halk nezdinde karşılıkları yoktur.

ZÜLFİKAR

26 Şubat 2023 13:40

Yalanlara cevap vakit kaybıdır algı üretmek asıldır

csn

26 Şubat 2023 11:55

bu her seyde yalan var edebiyati ile eksiklikleri zaafleri örtme cabasi neyin yarari vardir? bu edebiyat rusya cin suriye kuzey kore nin dilidir zaten. umarim 43 000 vatandasin hakki tek tek aranir ve bir bardak soguk su icin diyerek hadise kapatilmaz yine. basini özgür olan ülkelerde millet hem refah hem de mutlu yasar yolsuzluklar kayirmalar eksik isler de en aza iniyor bunu unutmamali. sizin hayaliniz hangi ülke klasmaninda ebedi olalim acaba ve kime basta hizmet edilsin?

Süleyman

26 Şubat 2023 11:34

Hükümete ait yalanlar yada yalan olduğu söylenen sözler karşısında iktidar yanlısı olan insanların haricindeki insanlar Buna inanıyorsa Yada en azızından sessiz kalıyorsa Bu hükümete ve hükümet yanlılarına olan güvensizlikten kaynaklanıyor Eğer hükümete güven olsaydı Bırakın birilerinin bu yalana inanmasın ı Bu yalanı söyleyen insanlar dahi bu yalanı söylemeye çekinirdi O yüzden yalanlardan ziyade hükümet ve hükümet yanlıları Biz Nerde hata yaptıkki halkın güvenini kaybettik diye kendine sormalı Yada bu güveni koy olan insanlara Biz Nerde hata yaptıkki artık bize güveniyorsunuz diye sormanız lazım Aksi halde bu yalanlar kartopu gibi büyür büyür ve çığ olur ve altında kalırsınız

Okur

26 Şubat 2023 09:59

Kalemine gönlüne eline diline sağlık.

Hüda partili

26 Şubat 2023 09:55

Üzülmeye gerek yok bunlar için. Esfele safilin olmayı seçmiş ve bu yolda ilerlemektedirler.Daha yetkin, dvha dirayetli ve daha bilgili ve örgütlü çalışmalıyız. Çin ajanlarını(dünyanın iki yüz devletinden sadece bu ülkeyi andım) ancak böyle altedebilirsiniz. Bir de insanların imdadına koşarken baraj yalanına kanıp hayat kurtaramayanlar nedön çıkıp ta konuşmuyorlar. Açılacak davalar için bir delil olsunlar. Belli ki bu yalanları söyleyenler yaptıkları işin neye mal olacağını biliyorlardı.

Şeref

26 Şubat 2023 09:29

"Mustafa" nın söylediklerine katılıyorum.

Deli İbo

26 Şubat 2023 08:42

Bu bizim içimizde, milli olmaya, halktan olmaya karşı muhalif kesim, Haçlılar bizim için ne düşünüp, nasıl tökezketmek için planların içinde iseler, onlarda Türk gibi görünüpte, gavurun düşüncesine sahip kesimdirler. Gavur ne kadar bize zarar vermek istiyorsa, bu kesimde muhalefet adı altında o gavurlarfan dah çok zarar veriyorlar. Canları cehenneme.

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle