• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI

Mayıs ayı

28 Mayıs 2023
A


Ali Akben İletişim:

Değerli okurlarım tarihin tekerrürüne inanan insanlarız. “Tarihi tekerrürdür diye tarif ediyorlar. Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

Merhum Mehmet Akif tırnak içine aldığım dizesinde yaşayanların, yaşanılanlardan ibret almamasının tekerrürün ana sebebi olduğunu vurguluyor ki, doğru.

Hem de tam doğru.

Mayıs ayı dendiğinde bazılarının aklına resmi tatili bol bir ay gelebilir. Mayıs ayı benim hafızamda bambaşka açılımları ile çok farklı anlamları içerisinde barındırdığı için ayrı bir öneme sahip.

Kısaca hatıramdakiler, 19 Mayıs her ne kadar gençlik yıllarımda hafızama farklı kazınmış olsa da zaman içerisinde kazandığım tecrübelerle, 19 Mayıs 1919 gününü İstanbul’un işgal yıllarında eli ayağı bağlanmış padişah Vahdettin’in Mustafa Kemal’i Anadolu’ya yollayarak esaretten kurtuluşun fitilinin ateşlenmesi olarak hatırlarım.

27 Mayıs 1960 askeri darbesi ile ilgili hatırlamalarım daha çok rahmetli büyük babamın o günlerde yaşadıkları üzerinden hafızamda kayıtlı ve o yıllarda körpecik beynimde büyük babamın anlattıklarından kalan iç daraltıcı kaydın olması ve son yıllarda devletimizin olumlu anlamda yaptığı çalışmalara rağmen içimdeki derin sızı maalesef tamamen yok olmuş değil.

Yıllarca kimine göre yaslı, kimine göre yassı ada olarak bilinen Marmara denizindeki adada masum ve mazlum Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlarla beraber yüzlerce insan, kararı önceden verilmiş bir mahkemede güya yargılandı.

Geçen sene bugünlerde demokrasi adasını ziyaretimde bu yargılanma ile ilgili belgeseli izledim.

Adanın ismini değiştiren devletimiz, üzerine yapıştırılmış kiri pası ve tüm pislikleri temizleme adına adada yaptıklarını görünceye kadar içimdeki sızı devam etmişti.

Çok şükür o kara günlerle ilgili hafızamda sadece yapılan kötülüğün sınırsız örnekleri kaldı ki, bu da zaten tarihin tekerrür etmemesine kaynak olarak hafızalarda bulunması gerekir.

Değerli okurlar mayıs ayının benim hafızamdaki en büyük iz bıraktığı günü ise 29 Mayıs. 

Evet 29 Mayıs benim için birçok bakımdan çok ama çok önemli bir tarihi gün.

Sultan Fatih dedemizin İstanbul’u fethedip Ayasofya Kilisesini de fethin sembolü olarak camiye çevirmesi ve vakfiyesinde de bu düzenlemeyi bozanlara lanetler okuyarak tescillemesi.

Değerli okurlarım özellikle İstanbul’da tıp fakültesi öğrencisi olarak yaşadığım 70’li yıllarda her 29 Mayıs günü bizim için bir umut, bir heyecan ve Ayasofya’mızın cami olarak ibadete açılması için de bir kıyam günü olurdu.

MTTB,  her 29 Mayıs tarihine günler kala büyük bir hazırlık yapar ve o yılların kıyam için toplanma yeri olan Taksim meydanına yürürdük.

Ayasofya’nın bir gün muhakkak açılacağına inanarak sabırla beklerdik.

Yıllarca hep bekledik ve sabretmeye devam ettik.

Merhum hemşerim Necip Fazıl konferanslarında  Ayasofya der ve muştu olacak cümlelerle bekleyişimizle ilgili sabrı tavsiye ettiği için sabredenlerden olmuştuk.

Bir keresinde aynen şöyle konuşarak gönlümüzü ferahlatmıştı.

“Gençler! 

Bugün mü yarın mı bilemem.

Fakat Ayasofya açılacak!

Türk’ün bu vatanda kalıp kalmayacağından şüphesi olanlar Ayasofyanın da açılmayacağında şüphe edebilir.

Ayasofya açılacak. Hem de öylesine açılacak ki, kaybedilen bütün manalar zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlayacak. Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik ve kötülük etmişlerin dosyaları onun mahzenlerinde ele geçecek.

Ayasofya açılacak, bütün değer ölçülerini, tarih hükümlerini dünyalar arası mahsup sırlarını her iş ve her şey hakkındaki gerçek miyarları çerçeveleyici bir kitap gibi açılacak.

Ayasofyayı artık önüne geçilmez bu sel açacak.

Bekleyin gençler!. 

Biraz daha rahmet yağsın.

Sel yakındır.”

Merhum Kadir Mısıroğlu üstadımız da sohbetlerimizde döner dolaşır bir Ayasofya konuşması yapardı. Ayasofya açılsın belki bir yerlerden petrol fışkırır der Allah’ın yardım edeceğini ima ederdi.

Çok şükür Rabbime.

Zincirler kırıldı.

Ayasofya açıldı.

Petrol ve doğalgaz fışkırmaya devam etti ve ediyor da.

Nerede ise her gün müjdeli bir haberle geleceğe olan umudumuz artıyor aydınlık yarınlara doğru hızla giden bir ülkede yaşamanın mutlu heyecanını tadarak yaşıyoruz.

Cennet vatanımızın her karış toprağını kutsal kabul ederek canını malını bu uğurda feda edenlere ne mutlu.

Ne mutlu bugünlere gelmemiz için gecesini gündüzüne katarak çalışanlara.

Onlara amasız fakatsız yardım edenlere de ne mutlu.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

işin aslı

"Tarih, tekerrürden (tekrar) ibarettir" sözü tam doğrudur. Ama devamındaki, "İbret (ders) alınsaydı, tekerrür eder miydi?" kısmı, yaygın bir yanlıştır. Evet, tarih; tekrar eden olaylar bütünüdür. Dolayısıyla ibret de alınsa, aynı olaylar; zaman, mekan ve kişiler değişse de, sürekli tekrar eder. İbret (ders) almanın faydası, oluşabilecek zararı "en aza" indirmesidir.

Selma

Hocam kalemine gönlüne sağlık.Sadece iyi bir doktor değil aynı zamanda iyi yazıyorsunuz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23