--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Korona ile sınanmak

Ali Akben
Ali Akben
12

Sınamak veya sınanmak. Kökleri aynı olan bu iki kelime üzerinden kendimizi sığaya çekmeye ne dersiniz? Hayat boyu yaşanmış o kadar çok ibret alınacak durum olmasına rağmen insanoğlunun nisyan ile malul olmak gibi bir yönü sayesinde hafızalardan silinir gider. Unuturuz. Hem de öyle şeyleri unuturuz ki, bir kısmı için ah vah, tuh puh derken bir kısmı için de iyi ki unutmuşum deriz.

Gerçekten unutmak gibi bir yönümüz olmasa yaşam boyu göğüs germek zorunda olduğumuz ve unutamam dediğimiz ne kadar çok yaşanmışlığımız var.

Stres kat sayısı çok yüksek olan eş, evlat, ana, baba kaybı gibi acıları unutuveriyor ve “nerde kalmıştık” diyerek ömür hazinemizi tüketmeye devam ediyoruz.

Hayat boyu çok sayıda sınanmışlıklarımızla ilgili geriye doğru düşünerek dünü ve bugünü tahlile ne dersiniz?

Mesela şöhretle veya şehvetle. Hatta servet ve ağır hastalık süreçleri ile sınanmışlıklar...

Makamlar, mevkiler, güç, kuvvet, kudret, zaaf, nefis, şeytan, enaniyet, vs.

Başarılı olup kendimizden gurur duyduğumuz süreçler de olmuştur. Tersi ile kendimizden tiksinip nefretliklerimiz de olmuştur.

Rabbimiz verdiği nimetlerle külfet ve dünyalıklarla bizleri sınayarak verdiğimiz imtihana göre derecelendirip katında kabul edeceği merhale ve yerlerle ilgili de sık sık uyararak cennetini ve cehennemini hatırlatmaktadır. 

Son günlerde ise vertikal ve dikey olarak bir sınanma ile karşı karşıyayız.

Korona veya Kovid-19.

Ölümlü dünyanın ölümle ilgili tüm gerçekliğine rağmen, ölüm korkusu ile eşrefi mahlûk olarak yarattığı insanlığı herhangi bir ayırıma tabi tutmadan sınamakta.

Bu sınanmışlık diğerlerinden pek farklı değil ancak toplumlarda oluşturduğu infiali hep birlikte yaşayarak görüyoruz.

Ne para ne pul, ne altın ne döviz, hiçbir değerin bu kadar değersizleştirilerek çöp edildiğini hatırlamıyorum.

Gücün kuvvetine bakalım lütfen.

Meydanda ne fol ne yumurta var aslında. Gözle görülen hiçbir sebep olmamasına rağmen, tüm dünya sadece elektron mikroskopla görülebilen bir yaratıktan aslandan kaçar gibi kaçıyor. Saklanacak delik arıyor.

Sonuç tek kelime ile nafile.

Hiçbir güç bu yaratık karşısında ben varım diyemiyor. Yine sığındığımız liman, Rabbimin mükemmel olarak yarattığı doku ve organlarımızın içinde.

Savaşa karşı öncü birliklerimizin nasıl mevzilendiği, hangi taktikleri uyguladığı ve harp hiledir diyen efendimizin evrensel hadisine göre nasıl durum değiştirdiğini aktarmak sayfalarca yazmamı gerektirir.

Bağışıklık sistemi olarak bilinen bu güç gece-gündüz vardiyasız olarak 24 saat çalıştığı için birçok insanımız bu ve benzeri savaşlardan galip çıkmakta.

Savunma ordumuz anlamına gelen bağışıklık sistemimizi, cesurca yaptığımız hatalarla iğfal etmediğimiz sürece bu savunma ordusu mükemmel olarak çalışmasını sürdürmektedir.

Şimdi bir kez daha bu, gerçek aklını kullananlara hatırlatıldı. İleri gittiğimiz, haddi aştığımız, zülfü yare dokunduğumuzu fark etmemiz isteniyor.

Ne yapalım?

Dengesiz ve düzensiz beslenme, sigara, alkol gibi uyuşturucular, zamanında alınmayan sağlıksız uyku ve stres gibi faktörler hareketsiz yaşamla birleştiğinde savunma ordusu ciddi olarak yara alarak eften püften sebepler bile hastalanmamıza sebep olacaktır.

Bu zor günlerde yukarıda özetlediğim bilgiler bir kez daha kulaklara küpe olsun.

Tembellik, miskinlik, bana bir şey olmaz kolaycılığı, adamsendecilik ve atın ölümü arpadan olsun türlü hiçbir mantıklı açıklaması olmayan duruş ve davranışlardan özellikle kaçınmamız elzem.

Devletimiz meselenin ciddiliği ile ilgili gerekli tedbirleri alıyor, uyarıları yapıyor. Belli bir yaş üzerinde olanlarımız için ekstra uyarılarda bulunarak evlerden dışarı çıkılmamasının önemini vurguluyor.

Sıra bizlerde.

Mümkün mertebe dışarılarda bulunmamaya çalışalım. Kötü niyetli soysuz medya trollerinin üfürükten gazel açıklamalarına itibar etmeyelim. Kendimizden başlayarak temizlik kurallarına azami olarak uyalım.

Ne para ne pul, ne doktor ne de ilaç hiçbir şey bugün itibarlı değil. Tıbbın dünyada zirve yaptığı teknolojinin imkânlarından çok fazla istifade eden endüstriyel tıp da yaşananlar karşısında bugün iflas etmiştir.

Rabbimizin mükemmel yaratarak korumamızı istediği doku ve organlarımızın sağlıklı işleyişi sayesinde şifa bulma şansımız var.

Yaratma, rızık verme gibi esmaları tekelinde bulunduran Allah’ın şifa verme gücünün de kendi tekelinde olduğunu anlamayanlar da kısa sürede gerçekle yüzleşecekler.

Şifayı Rabbim verecek. Biz hekimler arı misali şifa aracısı olmaya gayret edeceğiz. Siz değerli dostlarımız da aklını kullanarak bugünleri kazasız belasız geçirmeye çalışmalıdır.

Gerisi lafı güzaf.

Günlerdir televizyonlarda boy gösteren anlı şanlı doktorlarımızın içine düştükleri gayya kuyusundan üflediklerini görüyorsunuz. Birisinin ak dediğine diğeri anında kara diyebiliyor.

Bu kadar cömertçe alınan mazlum ahının yerde kalmayacağı da evrensel bir gerçeklik. Fıtri ve evrensel bir hak olan yaşama hakkı elinden alınarak hunharca katledilen sabilerin ahı ve bedduası tuttu. Rabbimize olan biteni anlatan Aylan’lar, Ayşe’ler, Ali ve Hamza’ların yaşadıkları zulmün karşılığını, Rabbimiz bu küçücük bedelle tüm insanlığa ödetiyor.

İçimizdeki beyinsizler yüzünden daha fazla bela ve musibetlerle bizleri imtihan eyleme Allahım.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Alim

22 Mart 2020 18:48

Ne doktoru olduğunu merak ettim, allah seni hastalarından korusun

salih yar

22 Mart 2020 18:28

allahım daha büyük belalardan milletimizi ve ilam alemını ve insanlığı korusun

Fikri

22 Mart 2020 17:55

Tabiplerin bilgileri ve ilaçları, ulemanın vaaz, nasihat ve tedbirleri, ateistlerin güya bilimsel tezleri korona karşısında iflas edip çökmüştür. Demek ki hepsi dalalette!

Salim Kapan

22 Mart 2020 14:27

Sayın yazar tıp doktoru olduğunuzun bilinci ile haftalık makalelerinizi sabırsızlıkla bekliyorum.Açıklamalarınız gerçekten takdire şayan.Size çok güveniyor ve inanıyorum .Göreviniz çok zor.Allah yardımcımız olsun.

Mustafa

22 Mart 2020 14:16

126 - Onlar her yıl bir veya iki kere kendilerinin çeşitli belalara uğratıldıklarını görmüyorlar mı? Böyle iken yine de tevbe etmiyor ve ibret almıyorlar

murat soylubey

22 Mart 2020 12:27

Devlet Bu kadar bu Milleti düşünüyorda. Neden AMATEM'leri bir ziyaret etmiyor. Görsünler Türklerin Evlatlarını çoktannnnn Virüs ele geçirmiş gidilmez tabi ordaki Virüsün sahibi Sermaye parayı elde Tutanlar.

Gerçek doktor

22 Mart 2020 12:20

Haydi mücadeleye ali, ben nöroloğum deyip sıvışmak yok, elini taşın altına sokma zamanı, hadi gel insanlara hizmet edelim!

Aylin

22 Mart 2020 11:09

Ali bey. Bu gün 22 Mart Kuzu bayramı. Her yıl bu günün gecesinde çok sayıda sabata yistler piç döller. Acaba korona onları da etkiler mi? Piç sayısında azalma olur mu?

Ahmet

22 Mart 2020 09:40

Tıbbın bilimin iflas ettiği falan yok, yine tıp ile bilim ile savaşıyoruz, aşı ilaç geliştirmek için çalışıyoruz. Senin gibi hastalarımıza akupunktur, hacemat gibi safsata yöntemlerle değil bilimsel yöntemlerle zarar vermediği faydalı olduğu kanıtlanmış yöntemlerle müdahale ediyoruz, aklını başına al din tüccarlığını bırak bu millet seni okuttu doktor yaptıysa borcunu hakkıyla öde!

Salih Atanır

22 Mart 2020 08:45

Değerli doktor ağabey Rabbim daha kötü günlerle ümmeti imtihan etmesin.

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle