--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kanal mı? İstanbul mu?

Ali Akben
Ali Akben
10

Dünya covid-19 ile hop oturup hop kalkarken, İBB başkanının öncelikli meselesine bakar mısınız? İstanbul’un bilbordları birkaç gündür asli vazifesi olan bilgilendirmek dışında bir amaçla kullanılıyor. Daha garibi ise, Kanal İstanbul’a ihtiyaç duyanları israf düzeni istemek gibi bir hezeyanla yaftalayarak, yargısız infaz yapıyor.

Diğer tarafta Beşiktaş Belediyesi de İstanbul sözleşmesine kafayı takmış. O da bilbordlara, akla mantığa izana insafa sığmayan bir ilanla aynı kafada olduğunu beyan edercesine hezeyanlı görüşünü yansıtmış.

İfade aynen şöyle “kültür, töre, din, gelenek veya sözde namus gibi kavramlar bu sözleşmede yer alan herhangi bir şiddet eylemi için gerekçe olarak kullanılamaz”…

Be âdem, aklını azıcık kullansan yüce dinimizin bu sözleşmeye gerek duymayacak kadar açık olan görüşünü öğrenir ve en azından içindeki kinini dışa vurmazsın. Ben sıradan bir vatandaş olarak dinimizin böyle pespaye bir sözleşmenin içinde adının geçmesinden ar duyarım. Yüce İslam dini kadınlarımızı ana vasfı ile ukba cennetini ayakları altına almış. 

Düne kadar tüm dünyada geçerli olan köle düzenine açık ve net olarak son verip insanı layık olduğu makama çıkarmış. İnsanı kamil olarak sıfatlandırarak son noktayı koymuş.

Din bahsini; kültür, töre, gelenek gibi elastiki kavramların arasına sıkıştırmaya ne hakkın ne hukukun ne de hududun var. Haddini bilmek gibi bir kavram da insanı erdemli kılar. Haddini bil ve böyle saçmalıklarla milletin kafasını ütüleme.

Özellikle sevgili gençler sözlerim daha çok sizlere. Çünkü önünüzde yaşayacağınız 10’larca yıl var. Daha güzel günlere layıksınız. Bizim nesil bu malum zihniyetten çok çekti. Şahıslara takılmadan bu zihniyetin kodları ile ilgili yaşanılmış paylaşımlarımı lütfen ciddiye alın.

Bu zihniyet şeşi hep beş göstererek milletimizin önüne hem engel oldu. Hem de dinimizi bahane olarak kullandı. Dini diyaneti örf ve adeti her türlü değer yargılarını tarumar eyledi. Her türlü gelişmeyi şöyle ya da böyle engellemeyi bir görev addetti.

Keçisi çalınan cami hocasını keçi hırsızı yapan, dindar insanları şeriat ayaklanması yapıyor diyerek darağacında sallandıran ve İstiklal mahkemelerinde yargısız infazla insanları mezara gömenler de bu zihniyetin ürünü yaratıklar.

Meseleye şahıs bazında bakmamak gerek. Mesele zihniyet meselesi. Bu zihniyetin taşeronları her zaman şerre gaz, hayırlı işlere ise fren olmak durumunu tercih etmişler.

Bizim yaşımız gençlere göre çok ilerde ve bizzat yaşadıklarım var. Bizden önce yaşayan büyüklerimizin bize aktardıkları var. Verdiğim birkaç örnek sadece meselenin ciddiyetinin anlaşılmasına yönelik. 

Yoksa ciltler dolusu kitaplar yazmalı ki, gerçekler açık seçik meydana çıksın. Günümüz gençleri bizlerin ve bizden önceki yaşayanların yaşadıklarına inanmayabilirler ve haklı da olabilirler. Ama gerçekler acı da olsa gerçek.

Okumak, çok okumak ve son 100-150 yıllık tarihte yaşanmış garabetlerden dersler alınarak okumalar yapılırsa bu zihniyetin şerrine karşı korunma sağlayabilirler.

Kanal İstanbul ile ilgili sade bir vatandaş olarak sığ bilgilerim var. Ne ölümüne savunma, ne de karşısında durmanın yanlış olacağını düşünüyorum. Bu önemli meselede doğru olanın da yine bilgilendirilmekten geçtiğine inanıyorum.

İstanbul sözleşmesi üzerinden koparılmaya çalışılan fırtınaya karşı çok dikkatli olmak gerek. Malum zihniyet bu sözleşmenin ölümüne savunucusu olduğuna göre çok dikkat ederek çok iyi anlayarak yorumlar yapmalıyız.

Yangına körükle gitmek, haklı davada haksız duruma düşmek gibi bir sonuca götürebilir insanı. Aman dikkat. 

Azgın azınlık, azınlık da olsa, sesi gür çıktığı için toplumumuzu huzursuz etmek için fırsatlar kolluyor. Ayasofya kararı ile içlerinde biriken kinlerini akıtamadılar. Ekonomik olarak beklenen çöküş bir türlü gerçekleşmiyor. Covid-19’da ülkemiz başarılı ve hastalık kontrol altında. Doğudaki ve güneydeki hain tuzaklarda bir bir çökertiliyor. Mavi vatan en son bekledikleri kriz. Çok şükür orada da devletimiz dimdik ayakta.

Dışardan ağababalar da eskisi kadar içimizi yakıcı eylemler yapamaz oldu. Etrafımız ateş çemberi. Çok şükür huzur içerisinde yaşıyoruz. 

Çaresiz kalanlar da çare gibi gördükleri garip paylaşımlarla durumdan vazife çıkarmakla meşguller. Bugün bilbordları kullananlar yarın meydana inmek için hazır bekliyor.

Millet de devletine, birlik ve bütünlüğüne göz dikmiş kem gözlerin gözünü oymak için nöbette. 

Hayırlısı olsun diyorum.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ahmet sertac

17 Ağustos 2020 08:05

Siz bir yazarsiniz ben sade bir vatandas olarak deyip topu taca atamazsiniz. Fikrin yoksa arastir ogren netbir gorusle okurunun karsisina cik. Yok oyle sade bir vatandas herkes renkli butun boyalar boyanmis sadece fistiki yesil kalmis.

Kerem

17 Ağustos 2020 00:58

Akp kanalistanbulu 2011 de vadetti,ama ortada hala proje yok.Bence gerekli ama akp neden gerekli olduğunu halka anlatamıyor.Ayrıca yapacak para da yok.Diğer projeler gibi yurtdışı borçlanmayla mı yapılacak?

Sadet,e

16 Ağustos 2020 14:40

Sen aslını araştırdımı?

bozeren

16 Ağustos 2020 14:10

aynen başlıktaki gibi: kanal mı? istanbul mu?

Hakan

16 Ağustos 2020 13:30

Yahu he he.

Zaim

16 Ağustos 2020 13:20

Ali bey biliyorsunuz katrandan olmaz şeker bu millet bu duruma layık onun için bu günlerimiz iyi günler olarak avunalım allah beter günlerden bizi korusun öyle diyorlar kendi düşen ağlamaz layık olduğumuz idareyi bulduk bitiriyorum her şey güzel olacak diyemiyorum ötekini yazacaktım amma terbiyem müsade etmiyor saygılar hocam

Sadet

16 Ağustos 2020 12:46

Ekrem ne yapsın Aslı belli nesli belli onun ataları izmirden bulamasınlar diye Trabzon’a kaçmış ekremde soyadını değiştirip aslını sakladı şimdi siperden atış yapıyor oy verenler onun yaptıklarına ortaktır

Ahmet

16 Ağustos 2020 08:17

Ülkede covid19 varken ibb kafayı kanal istanbula takmış keşke bunu cıvıdın daha yoğun olduğu günlerde yapılan ihale sürecinde yazsaydın ama yazamazdın yada yazmazdın ibb kendince faydalı olmayacağını düşündüğü projenin yapılmamasını istiyor.gelelim istanbul sözleşmesine kim imzaladı nerde kabul edildi.düşünün ben bir şeyi inceliyorum diyorum ki bu bana ve aileme düşünceme uygun kabul ediyorum fakat daha sonra diyorum ki bu benim inancıma ters bu benim aile yapıma uygun değil.adama sormazlar mı peki kabul ederken nerdeydin.hadi kabul edenler karşı tarafta olsa belki onlar inançimiza töre ve adetlerimize uymuyor diyebiliriz ama kendi imzaladığımız bir şeye karşı çikmanin anlamı herhalde kaldırıldıktır

Semih

16 Ağustos 2020 06:16

Akit gazetem olmasa bu gerçekleri kim bu kadar açık ve seçik olarak duyurabilirdi.İyi ki varsın akit.Sen çok yaşa.

Mustafa

16 Ağustos 2020 02:22

Kıymetli Ali abi değerli doktorum bu yaramaz tiplerin iç yüzünü ne de güzel anlatmışsın. Eline diline o güzel zihnine sağlık Teşekkürler değerli doktorum

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle