• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI

Fetö bayram ediyor

18 Aralık 2022
A


Ali Akben İletişim:

Doğrusunu yanlışını ayırt edecek hukuki bilgim olmadığı için mahkemenin verdiği kararla ilgili yorumdan yapmaktan çok, karar sonrası yaşanılanlar dikkatimi çekti ve gördüklerimi garipsedim.

Sizce de garip değil mi?

Hakkında mahkumiyet kararı verilen bir insan sevinçten göklere fırlayınca, ister istemez neler oluyor diyerek yaşanılanların başını sonunu gözlemeye başladım.

Birisi Ankara’dan, diğeri Almanya’dan apar topar koşarak geliyor ve İBB önündeki görsel şovdan nasiplenmeye çalışıyor. 

Masanın diğer elemanları boş durur mu? Ele geçmiş bir fırsattan yararlanmak için topu birden biriken kalabalığa var güçleri ile şov yapma yarışına girdiler. 

Öyle bir yarış ki, yandaş televizyonlardan biri canlı yayını keserek reklama gitme ihtiyacı bile hissetti.

Saraçhane meydanını dolduranların çoğunun olandan bitenden haberi bile yok. Ön yargılar aklı selimi devre dışı bıraktığı için niyetler tek hedefe kilitlendi. 

Bağcıyı dövmek.

Böyle olmasa mahkemenin verdiği kararın nihai olmadığını ve yıllarca sürebilecek bir serüveni olduğunu ve cezalandırılan kişiye de yaptırımının olmadığını anlayacak ama mesele bu değil maalesef. 

Mağdur edebiyatı milletimizin duygusal tarafına hep etki eder ve haklı haksız demeden de bazen hareket etmesine sebep olabilir.

Geçenlerde kalabalık saatte toplu taşımayı kullanmam gerekti ve Marmaray tıklım tıklım, işe gidenlerle dolu. Bir hanımefendi ileri geri yüksek sesle konuşmaya başlayınca dikkatimi çekti. Bu arada heyecanını kontrol edemeyen bazı yolcular da ne olduğuna bile bakmadan genç bir çocuk üzerine çullandılar.

Her ne şartta olura olsun insan, hiçbir durumda dolduruşa gelmemeli.

Nedenini niçinini bilmediği bir meselede kendini ulu orta ortaya atmamalı.

Bizzat yaşadığım bu olaydan da anlaşılıyor ki, heyecanlı tez canlı insanlarımız çok ve yanlış yönlendirmelerde kullanılmaya da müsaitler.

İki ölçüp bir biç diyenler haklı, söz gümüşse sükut altındır diyerek hareket etmeliyiz.

Her bulduğumuz dehlize balıklama atlamanın mağduru olmamak için özellikle gençlerimizin çok dikkatli olması gerekiyor.

Seçim günlerine yaklaştıkça dış mihraklar ve onların maşası durumundaki yerli işbirlikçiler milletin başına çorap örmek için olmadık pespayeliklere baş vuruyorlar ve bu aymazlık devam edecek. 

Sosyal medya mecraları bu yönden çok ama çok tehlikeli. 

Son bir haftada yaşananlar bu gerçekliğin önemli delillerindendir.

Devletimiz, Türki cumhuriyetlerle tarihi anlaşmalar yapıyor, ülkemizin güney ve batısında düşman tamtamları var hızları ile birliğimizi ve bütünlüğümüzü iğfal etmenin yarışına girdiği bir dönemden geçiyoruz ve gurur kaynağımız Kızılelma, tayfun ve deniz kuvvetlerimizin gücüne güç katan silah sanayimizde yaşadığımız gurur tablolarını konuşmak gerekirken uğraştığımız şeylere bir bakar mısınız.

Kimin eli kimin cebinde belli bile değil.

Siyaset kurumu, siyah setlerde büyük çabalarla kazandığımız bu gücü nasıl yok ederiz peşinde. 

Kimi TOGG’a takılmış kimi Kızılelma’ya.

Var güçleri ile gerçekleri karartmak ve eski karanlık günlere gitmek niyetindeler.

Seçimi kazanmak için ülkemizin zorluklar içerisinde elde ettiği kazanımları nasıl etkisiz hale getiririzin peşindeler.

Ülkemiz ne zaman kendi gücü ile ayağa kalkmaya çalışsa, bir yolunu bulup otur oturduğun yerde diyen güç, dün Menderes’i, Özal’ı, Erbakan’ı nasıl etkisiz hale getirdi ise şimdi de aynı acımasızlıkla Erdoğan’ı etkisiz hale getirmek için çabalıyor.

Askerle olmazsa yargı ile yargı ile olmazsa başka başka yollarla bu niyetlerini gerçekleştirmeye yemin etmişçesine inananlar dışardan aldığı rüzgarın etkisi ile fırtına biçmeye daha bir süre devam edecekler gibi.

Uyanık olalım.

Devletimize, milletimize sahip çıkalım. 

Gözümüzle gördüğümüzün çeyreğine, kulaklarımızla duyduklarımızın ise hiç birine inanmayalım. 

Aklı selimin yolundan sahili selamete çıkıncaya kadar bastığımız yerlere de dikkat edelim.

Cennet vatanımız için canını severek verenler olduğu sürece kervan yürür yürümesine de arada yaşanılan inkıtalardan dolayı dünya fezaya giderken bazen yaya yürümek zorunda kalıyoruz.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hakkı

,güzel bir yazı olmuş....

Ahmet Genç

Sayın yazar makalemizi sitemde paylaşmak istiyorum.Gerçek gündemimiz olması gereken ülke menfaatimizi gölgelemek için çalışanlara lanet olsun.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23