--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Devletin dini

Ali Akben
Ali Akben
14

Değerli okurlarım, Hz. Ali Efendimiz tarafından söylenen malum söz üzerinden kendilerine göre anlamlar çıkaranlar devamında söylediği, dinin devleti ise özgürlüktür cümlesini bir türlü hatırlamayınca samimi olmadıklarını açık etmiş oluyorlar.

Türkiye yüzyılının çiçeği burnunda yeni hükumetinin kuruluşu üzerinden daha bir ay bile geçmedi. 

Önümüzdeki yüzyılı inşa edecek olan hükumet kadrosu için söylenecek sözleri olmamasına rağmen özellikle ekonomimizin kırılganlığı üzerinden saldırı başlatarak direkt Erdoğan’ı hedef almalarını da manidar buluyorum.

Hatasız kul olmadığı gibi hatasız idareci de olmaz.

Çalışır üretir ve kalkınma için hamleler yaparsan elbette hatalar da yaparsın. 

Yan gelip yatarsan, cek-cak edebiyatı ile halkı kandırırsan ya da kurduğun trol ordusu ile mış edebiyatı ile keriz pazarına mal sürersen yalanın meydana çıkana kadar hata yapılmamış olunabilir.

Özellikle seçim sürecinde popülist politikalar uygulanarak vatandaşa verilen maddi imkanlar, kanaat yoksunu olanları tatmin etmediği gibi devletimizi de özellikle maddi anlamda zora soktu.

Darbeler dönemini sıyrıklarla atlatan devletimiz, pandemiden kaynaklı zararlarını da büyük ölçüde telafi etti. 

Kuzeyimizdeki savaştan ve güneyimizdeki ABD güdümlü teröristlerin verdiği maddi manevi zararlarla mücadelesini ise gece gündüz sürdürüyor.

6 Şubat yıkıcı depremine rağmen devletimizin dimdik ayakta olması ise her türlü takdirin üstünde.

Devlet-millet kaynaşmasının yaşanabilecek en güzel örneklerini de bu sayede yaşayarak gördük.

Yerli işbirlikçiler olmasa aslında önümüz aydınlık.

Alt ve üst yapısını büyük oranda tamamlanmış irili ufaklı birçok sorununu halletmiş devletimiz özellikle milli eğitim, adalet ve diyanet alanında müzminleşen sorunlara karşı kolları hızlı sıvamalı ve bugüne kadar yapamadıklarını yaparak sessiz çoğunluğun beklentilerini yerine getirmeli.

Geçen hafta Milli Eğitim Bakanımızdan beklentilerimi yazmıştım. 

Milli eğitim sistemimiz bir baştan bir başa tepeden tırnağa yenilenerek ABD güdümündeki Fulbrigt proğramının sultası altından kurtarılması gerekiyor.

Geç kalınmış olsa da zararın neresinden dönülürse kârdır mantığı ile hızlı hareket edilmeli. 

Bu hafta Adalet Bakanımızdan beklentilerimi arz edeceğim.

Malumun ilamına gerek olmasa da tekrarda fayda görüyorum.

Mahkemeler, kiracı ev sahibi ve boşanma davaları ile dolup taşmış durumda.

Kanunla kadın korunmadığı gibi, kanunla herhangi bir kişi de korunmamalı. 

Kanunla kişi koruyan dünyada başka bir ülke olduğunu zannetmiyorum. 

6284 yasası çıktığı günden bugüne füze hızı ile artan aile mahkemesi davalarından da anlıyoruz ki, kadınlarımızı korusun diye çıkartılan kanun kadınlarımızın ölüm fermanı olmuş.

Kadın cinayeti istatistiklerine bu gerçekliği görmek için bakılabilir. 

Aynı şekilde kiracı-ev sahibi ile ilgili davalar da mahkeme salonlarına sığmayacak kadar fazlalaşmış.

Kiracıyı korumanın ev sahiplerine haksızlık olarak yansıdığı gerçekliğini yok saymak nereye kadar sürer bilemem ama büyük bir haksızlık olarak yanlışlığı ayan beyan ortada olunca ben yaptım oldu denmemeli.

Enflasyon canavarı ve yaşanan ekonomik sorunlar elbette devletimizin gücü sayesinde etkisiz hale getirilir ama bu canavara karşı kiracı korunurken ev sahibi kurban edilmemeli.

Öyle komik kiralar var ki, mal sahibi senede iki kez ödediği emlak vergisi ve maliyeye ödediği vergiyi karşılamıyor.

Öyle kiracılar var ki, oturduğu sitenin aidatlarını ödeme zorunluluğu olmadığı için yıllarca aidat ödemeden oturmaya devam ediyor ve aidatları mal sahibi öder hükmü nedeni ile mal sahibi ödemek zorunda kalıyor.

Kira artışlarına sınır koyarken hiç olmazsa aidatların ödenmesi hükmünü düzenleyerek elektrik, su, doğalgazda olduğu gibi kiracının ödemesi zorunluğu getirilmeli.

Düşük kira geliri ile geçinmek zorunda olan mal sahipleri için bir düzenleme yapılarak, vergiler ve emlak vergisi ile ilgili muafiyetler düşünülmeli.

Tuzu kurulara elbette bir şey dememeliyiz ama mağdurları da düşünmek gerek.

Yeni mağdurlar türetmemek elbette sosyal devletin bir görevi.

Mesleğinde 42 yılını tamamlamış bir hekim olarak hastanelerimiz içinde birkaç cümle sarf ederek makalemi sonlandırmak istiyorum.

Geçen hafta Başakşehir Çam-Sakura Hastanesine gittim. 

Sûreti ile ilgili sadece mükemmel diyeceğim ama sîretinde sıkıntılar gördüm. 

Meslektaşlarımız maalesef ruhsuz huzursuz ve isteksiz.

Elbette bu duruşta; ideolojik, gerici, çağ dışı, terör sevici tabip odalarının rolü olabilir. 

Ancak devletimiz müşfik elleri ile meslektaşlarımızın sırtını sıvazlamalı, marifet iltifata tabidir düsturu gereği, sağlık müdürlüklerimiz ve yönetici pozisyonda hekimlerimiz, bu alanda canhıraş çalışan meslektaşlarına karşı vazifesini yaparak, küskünlükleri ve kırgınlıkları azaltma gayreti içinde olmalı.

Muayenehaneleri denetlemeye gelen meslektaşlarımız kanun böyle diyor diyerek çağdışı kalmış kurallarla sayıları zaten iyice azalan hekimlerimize karşı daha toleranslı davranmalı.

Vazife ifa edilirken ön yargıdan uzak deontoloji ve etik kurallara azami riayet edilmeli.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

hülya gedik

25 Haziran 2023 20:05

hastanelerdeki en büyük sorunumuz tıbbi terminoloji safsatası sonucu Türkçe bilmeyen sağlık personeli! hastalar iletişim kurmak için ders alması gerekiyor. bir de siz yetmiyormuş gibi deontoloji ve etik diyorsunuz. etik hayatımıza girdiğinden beri zaten ahlak saygı yok oldu. umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir, eski bir sağlık personeli olarak. mesela Almanya'da tıbbi terminoloji yok, herkes hastanın diliyle konuşuyor

Hukuka susamis

25 Haziran 2023 15:35

Sevgili yazar devletlerin dini adaletir.hukuktur.yani herkese her inanca eşit mesafede olmaktır.benim gibi düşünüp yasamiyursa yük edin demek değildir.yani hazreti Ömer'in adaletidir.ha bu arada Ömer'in adaletini bir hatırlayalım Ömer'i Ömer yapan adaletiydi.yani anlayacağın gibi sevgili yazar devletlerin dini adaletir adaletle hukmetmektir.adletle hukmetmesen ülkeleri oluşturan tüm mekanizmalar felç olur tuplumun beklentilerine cevap veremez.buyle olunca güç kimdeyse o haklıdır.buyle oluncada adalet yerle yeksan olur.

El maliyla hovardalik...

25 Haziran 2023 14:27

%25 Kira sinirlamasini elektirik, su, dogal gaz, bilumum harclar, otoyol ve kopru ucretleri, ilac, ekmek vs vs de de yapsinlar da evsahipleri olarak ses etmeyek...

NEDİR

25 Haziran 2023 12:39

EV SAHİBİ YEMEDİ İÇMEDİ BİRİKTİRDİ ZAR ZOR BİR EV DAHA ALDI ALIM SATIM VERGİSİNİ ÖDEDİ DEVLETE EMLAK VERDİSİNİ ÖDÜYOR KİRAYA VERİRSE KİRA GELİR VERGİSİNİ ÖDÜYOR AMA DEVLET YİNE MÜLK SAHİBİNİ KIRACIYI KORUYACAĞIM DİYE BÜTÜN BULARI UNUTUP KÖTÜ ŞEYLER YAPMIŞLAR GİBİ MÜLK SAHİPLERİN CEZALANDIRIYOR EFLASYONUN ONLARIN ÜZERİNDEN DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYOR BU ADALETSİZLİKTİR AMA DİĞER HİÇ BİR ÜRÜNÜN ZAMMINI BİR YIL YÜZDE YİRMİBEŞLE SINIRLANDIRMIYOR GARABETE BAK İKİNCİ EVİ EMEKLİLİKTE SIKINI YAŞAMAYAYIM DİYE ALMIŞTIM MAAŞ ZAMI %30 TUT YILLIK KİRA ARTIŞINI %25 SINIRLA EMEKLİYİ AÇLIĞA SEFALETE MAHKUM ETMEK DEĞİLDE NEDİR

İÇİN

25 Haziran 2023 15:53

nedir SİZE TEŞŞEKÜR EDERİM GERÇEKLERİ YAZDIĞIM YORUMUMUMU YAYINLADIĞINIZ İÇİN YAYINLAYACAĞINIZI HİÇ BEKLEMİYORDUM

PEKİŞTİRMİŞTİR

25 Haziran 2023 12:17

DİN HERZAMAN GÜÇE GÜÇLÜLER YARDIM ETMİŞ ONLARIN YANINDA DURMUŞ İŞBİRLİĞİ YAPMIŞ İNSANLIK TARİHİ BOYUNCA EZİLENLERİN TEPKİLERİNİ YUMUŞATMIŞ GÜÇLÜLERİN İKTİDARINI PEKİŞTİRMİŞTİR

Hüda partili

25 Haziran 2023 10:46

Bu ülkede çıkarılan kanunlar kusura bakmayın ak parti dönemlöri de dahil kimselere danışılmadan, günü kurtarmaya yönelik, aceleye getirilip yeteri kadar görüş alınmadan yapılırsa işte böyle bir durum meydana gelir. Birilerini kollarken birilerini mağdur ediyorsunuz. İslam hukuku, mecelle ve hukukun temel amaçlarına bakılmadan sadece bir cihete bakılarak çıkarılır. Ev sahiplerinin günahı ne? Günah keçisi mi buldunuz?

devletin ‘mülkiyet ortaklığı’ kanunu:

25 Haziran 2023 10:38

devlet kiracıyı evsahibine ortak ederek evsahibinin başına bela ediyor! evi beraber mi almıştık? taksitleri beraber mi ödemiştik? adam sokakta kalacaksa benim kanımı emerek mi hayata tutunmalı? bu nasıl bir hukuk, nasıl bir adalet anlayışı vallahi anlamadım!

Ülke yönetimi

25 Haziran 2023 09:41

Seçimdki popülist yaklaşımlar zilletçilerin kaynaksız ve yalan vaadleri sonucu olmuştur,Hükümet te bu oyuna geldi ve mali olarak zor durumda kaldı(enflasyonun yüksekliği nedeniyle maaş zamları tabii ki olmalı- enflasyonun sebebi de cehape zihniyetin deki haramzadeler yüzündendir).Vergiler indirildi,market vb nin cebine gitti,maaşlar arttı,gene bunların cebine gitti.Yani devlet bu haramzade zamcılarla yeteri kadar mücadele edemedi.Eğitim sistemimizin Fulbright anlaşması gereği ABD kafirinin müdahalesi ve yaptırımı sözkonusu olmuştur.Madem bağımsız bir devletiz,o zaman eğitimimiz niye milli değil,bağımsız değil? Bunlar dini değerlerimizi ortadan kaldırmak,kendi eğitim sistemlerini bize dikte etmek için bu anlaşmayı yaptılar.Kimlerle yaptılar ? Din düşmanı cehape zihniyeti ile.Şimdi LGBT lanetliğini müslüman ülkelerinde ,müslümanlara dayatmaya kalkıyorlar,müslümanları, Allah CC' nun en sevmediği,helak sebebi olarak gördüğü bir fiil ile cehennemlik yapmaya kalıyorlar.6284 kanun maddesi de aile yapımızı bozmak,aileyi parçalamak ve kadınları korumak değil öldürtmek için bize kabul ettirdiler.(evden kovulan erkek gururu gereği bir daha o eve dönmez ve o olaya sebep olan karısını da yaşatmaz ya da boşar ,bu kanunun faydası budur!)

EDİYOR

25 Haziran 2023 12:21

ülke yönetimi BU NASIL BİR İŞ SİZ KANUNLARI YAPIYORSUNUZ HEP CaHaPeYE HİZMET EDİYOR

MUZAFFER

25 Haziran 2023 08:49

ELİNE SAĞLIK.

Mardinli hoca

25 Haziran 2023 08:40

Sayın Ali Akben hocam dilinize yüreğinize sağlık. İki konuyu anlattınız güzel izah ettiniz dilinize sağlık. Ben bir vatandaş olarak bir konuyu merak ediyorum. Konu reis Yeni yüz yılın projesini inşa edeceğiz diyorlar. Guzel bir fikir zaten mevcut sistem eskimiş yamalı bohça gibidir. Toluma cevap verecek bir şekilde yapılmalıdır. Bir bina edecek olan İlk önce temeli sağlam bir şekilde yapılmalıdır. Temelde hata yapılırsa binayı ne yükselirse hatada onunla yükselir. En mühim temeldir bir toplumun idare edilmesi için.Butun vatandaşların ayırım yapmadan aynı şekilde tutması gerekir . Bu temelin harcı İslam olmalı İslam'da kardeşlik vardır üstünlük takvada dir dilde değil dir. Kesinlikle bu mevcut sistem den kurtulmalı yeni bir sistem getirilmelidir. Milliyetcilik putculuk olmamalı

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle