• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
22 Kasım 2020

Çember daralıyor

Değerli okurlarım çember giderek daralıyor. Covid-19 belası her geçen gün biraz daha yakınımıza doğru yaklaşarak ben buradayım diyor. Maske, mesafe, hijyen ve temizlik kurallarına tam uyulabilse bile daralan çemberin kırılması için yeni yeni tedbirlere ihtiyaç hasıl oldu. Kalabalık ortamlardan uzaklaşmak, mümkün olduğunca evlerimizde izole olmaya çalışmak ve sağlığımızı, virüsle savaş gücümüzü takviye edici olarak; düzenli uyku, stresten uzak kalma ve sağlıklı beslenme yanında moral değerlerimizi yüksekte tutup mobilize olmayı da azaltarak virüsü sağa sola taşıma hatasına düşmemek gerekiyor.

Bana bir şey olmazcı güruhun afrasına tafrasına inananlar hâlâ aramızda olsalar da durumun ciddiyetini abartmadan sizlerle paylaşmanın daha akıllıca olduğunu düşünüyorum.

Virüs üzerinden muhalefet eden insanlara ateşin düştüğü yeri yaktığını hatırlatarak tedbirlere azami uymalarını salık veriyorum. Bakanlığın virüs politikası, günlük vaka sayıları ve ölümler üzerinden veya devletimizin salgınla ilgili aldığı kararlarla ilgili kafa karıştırıcı tenkitler yerine çare ve çözüm teklifleri olanların yapıcı muhalefetine ihtiyacımız var bugün.

Devletin yaptığı hastanenin yolunu yapmaya ekonomik gerekçeler göstererek yaklaşmayanlar, toplu taşımada ciddileşen sorunları çözemeyenlerin günlük ölüm rakamları üzerinden suçlayıcı ifadelerle saldırması ne virüsü yok eder, ne de yeni ölümlerin sayısını azaltır. Böyle bir kolaycılığın prim yaptığı günlerde değiliz. 

Vatandaşın ekmeğine katık olacak şeylerde, hamaset nutukları atmaktan çok icraat zamanı. Vatandaşlarımız hastalandığında güven duygusu içerisinde sırtını sıvazlayarak onun yanında olduğumuzu hissettirebiliyorsak vazifemizi yapıyoruz demektir. 

Sırt sıvazlama şöyle dursun durumdan vazife çıkarma peşine düşme kolaycılığı tercih edilirse mevcut durum daha da kötüleşecek. Virüs biz kavga ederken daha çok canlar almaya devam edecek.

Her kafadan bir avazın çıkması, bilim insanlarının bile bir gün doğru dediğine ertesi gün acaba tereddüdü ile bakıyor olması virüsün başımıza daha çok işler açacağının bir işareti. Tüm dünya şaşkın. Virüs adeta bilimle dalga geçiyor. 

Bugün aşıyı umut gibi görüyor olmamız yarın için bu beladan kurtulacağız anlamına gelmiyor. Yaz boyu beklediğimiz mutasyonla etkisinin azalacağı algısı bugün tam tersi ile karşılık bulmuş durumda. Virüsün mutasyonla değiştirdiği çehresi bulaş ve ölümcül olma gücünü azaltacağına artırmış gözüküyor.

Kış mevsiminde havaların etkisi ile bulaşıcı hastalıklar zaten pik yapar. Virüsle mücadelede azimli gayretli tutarlı sabır ve sebat içerisinde bir tutum ve davranış geliştirmezsek çemberin içinde kalmak gibi bir gerçeklikle yüzleşmek kaçınılmaz olacak. Virüsü atlatan insanların çektiği acı ve ıstırap bari aklımızı başımıza almamıza sebep olsun.

Hastalık üzerinden siyaset yapmak en hafifinden alçaklıktır, adiliktir, şerefsizliktir. İnsana yakışmayan bu sıfatların muhatabı olmamak gerek. Bugün buna ihtiyacımız var.

Çare nedir? Çözüm nedir?

Kavgasız, gürültüsüz kimseyi suçlamadan kendimizden başlayarak bugünden geçerli aşağıdaki kurallara azami riayet etmeliyiz.

Dillerimizde pelesenk olan maske, mesafe, temizlik kurallarına uymak yanında kendimizi sınırlamanın yollarını çoğaltarak bulaş riskine karşı korunalım. Kalabalıklardan uzak durarak virüs taşıyıcısı olmamalıyız. Zaruret dışında kimse ile görüşmemeli buluşmamalıyız.

Salgınla savaşta kendi iç ordumuz olan bağışıklık gücünü desteklemeye öncelik verelim. Düzenli uyku, sağlıklı beslenme, stres ve gerilimden uzak durma işe yarar. Bedenimizi koruyan ordunun İHA ve SİHA’lara ihtiyacı var. Bu silahlar sağlıklı olursa virüs bizden korksun. Bunun temininde etkinliği olan moda takviyelerden bahsetmeyeceğim ancak D vitamini desteği savunma gücüne destek oluyor. 

Devletimizin hafta içinde aldığı yeni kararlara tam uyabilirsek salgının kontrolden çıkma riski kalmaz. Lay lay lom yaparak eski tas eski hamam misali bir duruş sergilemenin bedeli canlarımız olabilir. Canlar ve cananlar hatırına çare ve çözüm aramada önceliği kendimizden başlatabilirsek kışın soğuk günlerinde sıcak yuvalarımız kayıpsız, kasvetsiz, mutlu ve müreffeh olabilir.

Karar günlerindeyiz.

Kafa karıştırıcı trolleri ve mal bulmuş mağribicileri sevindirmeyelim. Daha önceki sınavlarda olduğu gibi devletimiz bu sınavı da başarı ile vererek tüm dünyaya örnek olabilir. İçeriden ve dışarıdan felaket tellallarını bir kez daha hüsrana uğratabilir. Destek bizden Tevfik ALLAH’tan.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Nusret

Küresel aşı çetelerinin dediklerini tekrarlamışsın .
  • Yanıtla

Selma

Ali bey gerçekten sözün bittiği yerdeyiz .Altın değerinde tavsiyelere ben azami uyacağım inşaallah.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23