--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İşgalcinin seçim yatırımı kan -1

Ahmet Varol
Ahmet Varol
5

İsrail işgal güçleri 1 Ağustos Pazartesi gecesi Filistin’in Batı Yaka bölgesinde, Cenin Mülteci Kampı’na baskın düzenleyerek İslami Cihad Hareketi’nin ileri gelenlerinden Bessam es-Sadi’nin evine girdiler. Burada hem Sadi’nin kendisine hem de eşine çok çirkin bir şekilde saldırdı ve hakarette bulundular. Ardından Bessam es-Sadi gece yarısı esir edilirken, eşi de hem fiili saldırıya hem de hakarete maruz kalmaktan dolayı bedeninde yaralar oluştuğundan ve psikolojik sorun yaşadığından bir sağlık merkezine tedavi ve psikolojik destek için başvurmak zorunda kaldı. 

İşgalcilerin bu şekilde çirkin saldırıda bulunmalarının ve hakaret etmelerinin amacı tahrikti. Çünkü hedef aldıkları kişi, İslami Cihad Hareketi’nin saygın isimlerindendi ve ona yönelik bu muamelenin hareketin mensuplarını tahrik edeceğini, onların da intikam eylemine başvuracaklarını düşünüyorlardı. Çünkü işgal rejiminde siyasi iktidarı sürdüren partilerin önde gelenleri, 1 Kasım 2022’de gerçekleştirmeyi planladıkları seçimler öncesinde Gazze’ye geniş çaplı yeni bir saldırı düzenlemek suretiyle, Netanyahu’nun Likud Partisi’ne oy kaymasının önüne geçmek istiyorlardı. 

İslami Cihad Hareketi ve genel olarak Filistin’deki direniş hareketleri, oyunun farkında olduğu için işgal güçlerinin Gazze’ye yönelik geniş çaplı saldırı planının önünü açmak yerine, Batı Yaka bölgesindeki protesto eylemleriyle tavır koymayı sürdürme taraflısıydı. 

Yaşanan gerginlik ve provokasyon sebebiyle Gazze tarafından işgal hedeflerine yönelik herhangi bir saldırı olmadığı halde, işgalciler bir “misilleme” eylemi olabileceği endişesi içinde olduklarını ileri sürerek Gazze çevresindeki askeri noktalarını tahkim ettiler. Ayrıca bu bölgenin 1948’de işgal edilmiş Filistin topraklarına açılan iki önemli sınır kapısı durumundaki Erez ve Kerem Ebu Salim kapılarını iki taraflı olarak geçişlere kapattılar. Bunlardan birincisi yolcuların, diğeri ticari ürünlerin geçişinde kullanılıyor. 

Söz konusu kapıların kapatılması Gazze’de ekonomik sıkıntıların artmasına neden oldu. Ayrıca Gazze’deki termik santralin de çalışmak için sürekli yakıt takviyesine ihtiyacı olduğundan, buranın da yakıtı tükenmeye başladı ve durma noktasına geldi. 

Bununla birlikte Gazze tarafından herhangi bir misilleme saldırısı olmadığı halde İşgal rejimi aynı nakaratı okumaya ve Gazze sınırındaki alarm durumunu artırdığı yönünde açıklamalar yapmaya, sözünü ettiğimiz kapıları da kapalı tutmaya devam etti. 

Bu arada 5 Ağustos Cuma sabahı Mısır yönetimi İslami Cihad liderleriyle irtibata geçerek, meselenin görüşmelerle çözülmesi ve kapıların yeniden açılması için Pazar günü İsrail tarafıyla bir görüşme yapacakları yönünde bilgi verdi. Dolayısıyla İslami Cihad Hareketi, Mısır tarafından gelecek bilgileri beklediğinden, herhangi bir fiili saldırıya geçme taraflısı değildi.

Gazze tarafından herhangi bir saldırı olmaması üzerine, Cuma günü ikindi vakitlerinde işgal rejimi yine İslami Cihad Hareketi’nden misilleme olabileceği endişesi taşıdığını ileri sürerek fiilen saldırıyı başlattı. Yani günlerdir gündemde tuttuğu sözde endişesini haklı çıkaran bir gelişme olmadığı halde yine saldırıyı başlattı. 

İşgalci bu kez, İslami Cihad Hareketi’nden misilleme olabileceği endişesini öne çıkararak saldırısının da bu harekete yönelik olduğu iddiasında bulundu. Oysa ilk saldırısında bu hareketin askeri kanadının liderlerinden Teysir el-Caberi’yi hedef almakla birlikte birçok saldırısının hedefinde de siviller vardı. Hatta ilk etapta gerçekleştirilen saldırılarda öldürülenlerden biri de Alâ Abdullah Kaddum isminde 5 yaşında bir kız çocuktu. 

İşgalci siyonistin sürekli arkasında duran ABD emperyalizminin, bu korkunç saldırı karşısında yine İsrail’in kendini savunma hakkı olduğu iddiasını gündeme getirmesi ne kadar taraflı ve iki yüzlü olduğunu, siyonist işgalciden çok daha siyonist ve vahşi olduğunu gözler önüne sermiştir. Çünkü bu son olayların başlangıcında işgalci siyonistin kendini savunmasını gerektirecek herhangi bir gelişme olmamıştı. 

 

Yorumlar

(5)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali Uygur

11 Ağustos 2022 19:56

Yahudi gavuru çok akıllı isteseler ekonomik,askeri bir gücü olmayan Filistini tamamen yok eder.Ama o zamanda o topraklarda barınamaz. Simdi dunyanin gözünü boyamayı,vahşetini "kendini savunma hakki"ďiyerek meşru olduğunu dünyaya anlatabiliyor.O zaman kendi vatandaşlarına bile anlatamaz. Dostlar Filistin davası ölmüştür bundan sonra yapacağımız Filistinlilerin insanca yaşaması için haklarını elde etmesine yardımcı olmaktır. Bu utanç bütün İSLAM alemine yeter yarın ahrette CENAB"I ALLAHa hesabını veririz.Tabi verebılisek

Merhaba

11 Ağustos 2022 18:04

Gücün, ahlaksızın, kâfitin elinde olduğunda dünyânın ne hale geldiği 200-300 senelik süreçte görülmekte. Rabbim bu şeytanlaşmış haydut devletlerin hakkından gelsin. Âmin.!

Antikemalist Akpartili

11 Ağustos 2022 12:16

İşgalci israil tüm seçimlere, Gazze’de katliam yaparak gidiyor! Yine seçim var yine katliam! İsrailli politikacılara göre ne kadar Müslüman kanı akıtırsan ne kadar çocuk, kadın katledersen o kadar oy! Kim veriyor bu katillere oyları? Kim azmettiriyor bunları? Uzaylılar değil israilliler! İsrailde erkek kadın herkes askerdir! Bir çoğu silahlıdır, ellerinde Filistinli çocukların kanı ile geziniyor!İsraillilerin tamamı işgalcidir. Faraza Türkiye gidip Gürcistan’ı işgal etse biz de gidip oraya yerleşsek İşgalci değil miyiz? Tüm işgal ve suça ortak değil miyiz? Arap devletlerin yönetimine düzgün insanların gelmesini engelleyen de israil, iç karışıklıkları ve darbeleri körükleyen israil. Müslüman yöneticileri kendisi için en büyük tehdit görüyor! M.Mursi’yi kim devirdi? Ömer el Beşir’i kim devirdi? İsraille ilişkiye geçen darbeciler tabi!

Anladım Ccanımm

11 Ağustos 2022 10:36

Mizan kardeşim, doğru söyledin, hatta bu konuyu genişletebiliriz de.. Ama inananlar isek bilmemiz gerekir ve olması gereken şudur ki RABBİMİZİN(CC) yardımı yakındır ve çok kolaydır. Ama önce o yardıma layık olmamız gerekirken, bunun için de önce kendimizi düzeltmeli, ALLAH'ın(CC) emrettiği gibi kullar olmalı, olabilmeliyiz, İnşaALLAH(CC).. Pekiii:Öylemiyiz??

mizan

11 Ağustos 2022 06:38

Şahsen anlamakta zorluk çektiğim konu şu ki : Zalim abad olmaz, sonu yakın olur denilir lakin hem O ABD gâvuru hem doğuda Çin yamyamları uzun senelerdir müslüman halklara (Filistin, Doğu Türkistan) nice zulümler ediyor, edenleri koruyup kolluyor fakat hâlâ daha şeytani kuvvetine kuvvet katıp katmerli cürümleri işlemeye iştahla devam ediyor. Biz de Adalet-i İlahiye`yi görmek istiyoruz.

Ahmet Varol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle