• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

Muhtelif konular

29 Ağustos 2026
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

Muhtelif konular
AHMET VAROL 

Bugünkü yazımızda üç konuyu birleştirerek ele alacağız. Çünkü bunların hiçbirini atlamamak gerektiğini gelecek haftaya bırakılması durumunda da gündemin dışına çıkmış olacağını düşünüyorum. O yüzden bu konuların her biri hakkında sadece özet bilgiler vermekle yetinmek durumundayız. 

Seyyid Kutub’u anıyoruz: 29 Ağustos önemli bir ilim ve dava adamı, mücadelesiyle ve kararlı duruşuyla sonraki nesillere örnek olmuş kıymetli insan Seyyid Kutub’un şehit edilmesinin yıl dönümüdür. 

O, 29 Ağustos 1966 tarihinde yirminci yüzyılın Firavunlarından diktatör Cemal Abdünnasır’ın adamları tarafından idam edildi. Hukuk mantığına göre suç sayılabilecek herhangi bir fiilinden dolayı değil sadece inanç ve düşüncesinden dolayı idama mahkum edilmişti. Oysa inanç ve düşünce hiçbir hukuk sisteminde bizatihi suç değildir. Eğer sahip olduğun inanç ve düşünce seni hukuki anlamda suç sayılabilecek bir fiili işlemeye sevk ederse o zaman mahkum edilmeni haklı çıkaracak bir sebep oluşmuş olabilir. Ama Seyyid Kutub sadece inancından, düşüncesinden, inanç ve düşüncesini savunan eserler yazmasından dolayı idama mahkum edilmiş ve hakkındaki karar infaz edilmiştir. 

Zulüm rejimi her ne kadar onu idam ettiyse de eserlerini ve fikirlerini idam edemedi. Bilakis fikirleri ve eserleri daha geniş kitleler tarafından ilgi gördü ve eserleri çok farklı dillere tercüme edilerek yeni nesiller tarafından okundu, değerlendirildi. 


İşgal rejiminin Kalendiya’daki UNRWA enstitüsüne el koyması: Kalendiya, işgal altındaki Kudüs’ün kuzeyinde Ramallah ile Kudüs arasında yer alan ancak idari açıdan Kudüs’e bağlı bir kasabadır. Burada aynı zamanda 1948’de işgal edilmiş bölgeden çıkarılanların yaşadığı Kalendiya Mülteci Kampı var. Kısa adı UNRWA olan BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı bu bölgedeki mültecilere hizmet amacıyla bazı kurumlar inşa etmişti. Bunlardan biri de Kalendiya Mesleki Eğitim Enstitüsü idi. Siyonist işgalciler 6 Ağustos Perşembe sabahı burayı bastı, söz konusu enstitünün tüm yerleşkesini gasp etti; buradan hizmet alanların ve çalışanların tümünü çıkardılar. 

Normalde BM kararlarında siyonistlerin Kalendiya’daki varlığı işgal olarak tanımlanıyor. UNRWA ise uluslararası bir kurum ve ona bağlı bir eğitim kurumunun kapatılması, yerleşkesinin gasp edilmesi tüm uluslararası yasalara aykırı. Ancak ne yazık ki başta BM olmak üzere uluslararası kurumların hiçbiri siyonistlerin bu azgınlığına dişe dokunur bir tepki göstermedi. Siyonist katillerin bu kadar azgınlaşmalarının sebebi de budur. İşgal rejimi UNRWA’nın işgal altındaki topraklarda faaliyetlerini sürekli kısıtlamaya ve böylece bu topraklarda yaşayan mültecilerin insani yardım, sosyal destek almasını engellemeye çalışıyor. 



SDG’nin kendini feshetmesi: Bu örgütün kendini feshetmesi aslında küresel emperyalizmin ve işgalci siyonist rejimin Suriye’yi bölme planının tutmadığını ortaya koyması açısından anlamlıdır. Bunda tabii ki örgütün Türkiye kanadının silah bırakmayı kabul etmesinin de önemli rolü olduğu açıktır. 

Suriye’de, bu örgütün devletin kurumlarına karışmasının ve liderlerinin devlet mekanizmasında yer almasının kabul edilmesi de bir ödüllendirme değil bir çözüm formülüdür. Bu formülle örgüt bir bakıma etkisizleştirilmiş, devlet mekanizmasına karşı savaşan değil bu mekanizmayı sahiplenme ve onun için çalışma ihtiyacı duyan bir yapıya dönüştürülmüştür. Bu şekliyle örgüt liderlerinin idari kadrolarda yer alması herhangi bir risk oluşturmayacaktır. 

Ancak Suriye’de Baas diktasını deviren kadronun Suriye’nin yeniden yapılanmasında etkin konumunun korunması konusunda hassasiyetin ehemmiyetinin de gözden uzak tutulmaması gerekir. 

Kürt toplumunun Baas diktası döneminde verilmemiş haklarının verilmesinin ise zaten yerine getirilmesi gereken bir insani sorumluluk olduğunu, siyasi uzlaşma planlarıyla doğrudan ilişkisinin bulunmadığını, Suriye’deki mevcut yönetiminin de bu konuda bir sıkıntı çıkarma taraftarı olmadığını bilmek gerekir.


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23