Faydalı tâtil: Yaz Kur’an Kursları
Faydalı tâtil: Yaz Kur’an Kursları
Ahmet Talip Çelen
Yaz geldi, okullar tâtile girdi.
Şimdi birçok âile imkânı ölçüsünde bir tâtilin hayâli ve plânı içinde. Tâtil anlayışımızın da gözden geçirilmesi lâzım aslında. Mutlakâ gezmelere çıkılacak, mutlakâ deniz kıyılarında bir vakit geçirilecek, maddî imkânlar zorlanarak mümkün mertebe lüks mekânlarda kalınacak, eğlenilecek, kredi çekerek de olsa para harcanacak… Deniz-plaj, müzik, eğlence ve para harcama üzerine kurulu bir tâtil anlayışı sorgulanmayı hak etmez mi? Bu anlayışın ne kadarı bizden, ne kadarı yabancıdandır?
“O hâlde boş kaldığın zaman, hemen (başka bir işe giriş) yorul!” (İnşirâh, 7) buyuran bir Kitab’ın muhâtabının tâtil anlayışı nasıl olmalıdır? Tâtil mutlakâ boş eğlencelerle geçirilmesi gereken bir zaman aralığı mıdır? Yoksa Allah’ın bir nîmeti olarak çok iyi değerlendirilmesi gereken bir fırsat mıdır? Yorulan insanın dinlenme ihtiyâcı tabiîdir. Ama tâtili dinlenmeden öteye de geçip bir eğlence yorgunluğu hâline getirmek doğru değil. Boş kalınca faydalı başka bir işle meşgûl olmak da dinlendiricidir. Buna iş değiştirerek dinlenme diyorlar. Bir işten yorulunca başka bir işe geçtiğinde önceki işin yorgunluğunu atıyorsun. Şu hâlde hepimizin şuur altına işlenen günümüz tâtil anlayışını gözden geçirmekte ve kendimize uygun bir tâtil anlayışı geliştirmekte fayda var.
Birçok âile deniz, plaj, müzik, eğlence dolu bir tâtil hayâli kurarken bir kısım âileler de okullarda bir türlü doyurucu bir şekilde verilemeyen dînî bilgileri çocuklarına aldırma derdine düşüyor. Bu kaygı ve çabaya hürmet etmemek mümkün değil. Evet, okullarda dînî tedrîsât tam olarak verilemiyor maalesef. Din dersleri hem sayı olarak hem de keyfiyet olarak yetersiz. Müfredât bir Müslüman’ın dînini yaşayabileceği şekilde ayarlanmamış. Bilhassa dîni ciddîye alma ve sevdirme bakımından büyük bir boşluk olduğunu görüyoruz. Okullarda din dersine verilen değer/sizlik/i eğitimle bir miktar ilgilenen herkes bilir. Çocuklar da bunu bildiğinden onu kıymet listesinin en altına yazar. Böyle bakılan bir dersin mevzûuna da çok kıymet verilmeyeceği, onun ciddîye alınmayacağı bellidir. “Çocuklarımız dinden uzaklaşıyor; ateist, deist oluyor.” sızlanmalarının en mühim sebeplerinden birisi budur. Yani okullardaki din derslerinin sayı, müfredât, keyfiyet ve öğretmen bakımından yetersizliği…
Vaziyet bu olunca çocuklarının dînî bilgi yetersizliğini bir şekilde gidermek isteyen âileler yaz tâtilini bir fırsat olarak değerlendirmek istiyorlar. Bu endîşe ve gayretleri için tebrîk etmek lâzım. Başkaları denizli, müzikli, eğlenceli, lüks harcamalı tâtiller peşinde iken aynı zaman dilimini çocuklarına dînini Kurân’ını öğretmek için kullanmaya çalışmak takdîr edilecek bir fedakârlıktır. Hem âile için hem çocuklar için… Bilhassa çocuklar için. Çünkü dindar âilelerin çocukları da okul devresinde aynı şekilde yoruldular ve onlar da dinlenmeyi hak ettiklerini düşünüyorlar. Hepsinin şuur altı aynı tâtil anlayışıyla dolu olarak… Birçok arkadaşının nasıl bir tâtil yaşayacağını bildiği hâlde kendisi bir câmide veyâ bir vakıf veya derneğin organizasyonunda yeniden eğitime başlayacak. Bu âileler ve çocuklar takdîr edilmesin de kim edilsin?
Okul devresi çalışma-yorulma devresidir. Bir gerilim ritmi dönemi. İnsan sürekli gerilim ritminde yaşayamaz. Mutlakâ bir gevşeme-rahatlama ritmine girme ihtiyâcı duyar. Ders saatlerinin arasına teneffüs aralıklarının konulması bu ihtiyâca binâendir. Hiç teneffüs verilmeseydi çocukların öğrenme faaliyetleri çok eksik kalırdı. Teneffüslerdeki dinleniş yeni derslerde bir tâzelik ve canlılık sağlar. Yaz tâtilini de uzun eğitim-öğretim devresinin gevşeme ritmi sayabiliriz. Yukarıda dediğimiz gibi tâtil, mutlak olarak “boş” geçirilmesi gereken bir zaman dilimi değildir. Tâtile faydalı faaliyetler de konulmalıdır. Yaz Kur’an kursları da bunlardan biridir. Yalnız bu kursların, çocukların zâten bir eğitim faaliyeti döneminden geçtikleri, yoruldukları ve bir dinlenme ihtiyâcı ile birlikte bu kurslara geldikleri unutulmadan plânlanması, iyi yetişmiş elemanlarla yürütülmesi gerektiği de unutulmamalıdır.
Çocuklarımızı bu kurslara verirken seçici olmak zorundayız. Eğitim formasyonu yetersiz veyâ hiç olmayan elemanların eline verilen çocuklar, dînini sevsin-öğrensin derken, bir de dinden nefret eder hâle gelmesin. Yorgunluğun üstüne verilecek dersler ilgi çekici ve dinlendirici olmalıdır. Çocuk psikolojisi gözetilerek ölçüsü kaçmamış eğlenceli programlar yapılmalıdır. Çocuklarımızı teslîm edeceğimiz eller böyle eller olmalıdır.
Bu işi çok iyi yapan, iyi yetişmiş ve istekli elemanları olan vakıflar, dernekler var. Arayan her vatandaşımızın ulaşabileceği vakıf ve dernekler.
Aslında en ideali sayı, müfredât ve öğretmen bakımından okullardaki din derslerinin bir Müslümanın dînini sevebileceği ve yaşayabileceği bir hâle getirilmesi ve bu işin de diğer dersler gibi okul mevsiminde bitirilmesidir. Din dersleri okul-câmi birlikteliği ile uygulamalı olarak verilmelidir. En güzeli, vatandaşı, daha yeterli bir din dersi için yaz tatiline mecbûr etmemek, din derslerinin okullardan yaz tâtiline itelenmemesini sağlamaktır. Bu iş okullarda hâlledilince çocuklarımız daha güzel bir tâtil geçirebilir, seviyelerine uygun küçük iş ve faaliyetlerle hayâtı öğrenebileceği bir zaman dilimi yaşayabilir.
Bütün çocuklarımıza ve âilelerine güzel ve faydalı bir yaz tâtili dilerim. Yaz Kur’an kurslarına gidecek çocuklarımıza da verimli dersler diler bu fedâkârlıklarını tebrîk ederim.