CHP’li Özgür Özel’in 4-6 yaş arasındaki çocukların yetiştirildiği Kur’an kursları ile ilgili ‘Orta Çağ zihniyeti’ sözlerini talihsizlik olarak nitelendiren Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, çocuklara verilen dini eğitimin bilimsel veriler gözetilerek hazırlandığını belirterek, “Yavrularımızı anne şefkatiyle yetiştiriyoruz” dedi.
Gazetecilerle bir araya gelen Ali Erbaş, gündeme dair önemli açıklamalarda bulunurken, çocuklara verilen dini eğitimin hassasiyetle yürütüldüğünü, CHP’li Özgür Özel’in skandal açıklamasının ise talihsiz olduğunu belirtti. Erbaş ayrıca Diyanet olarak FETÖ, DEAŞ ve PKK gibi terör örgütleri başta olmak üzere din istismarcılığına soyunan yapılanmalarla mücadele etiklerini vurguladı. Erbaş, Diyanet gibi stratejik bir kurumun din düşmanı kesimler tarafından kurulduğu günden bu yana hedef tahtası haline getirildiğini vurguladı.
Anne şefkatiyle yaklaşacaklar
Çocuklara verilen dini eğitimin bilimsel verilere gözetilerek hazırlandığına değinen Prof. Erbaş, “2011 yılına kadar sınıf sınırlandırması vardı. 5. Sınıfı bitirmeyenler Yaz Kur’an Kurslarına kayıt olamıyordu. 8 sınıfı bitirmeyenler de yatılı Kur’an kurslarına kayıt yaptıramıyordu. 2011 yılında bu engel kaldırıldı. Kaldırıldıktan sonra, o zaman ben Eğitim İşleri Müdürü idim. O zaman dedim ki, ‘bizim çocuklarımıza sahip çıkmamız lazım. Biz sahip çıkmazsak merdiven altı dediğimiz yerlerde çeşitli isimlerle çocuklarımıza din eğitimi verilir.’ Hemen harekete geçtik. Hazırlığımız 2 yıl sürdü. Önce Program Geliştirme Daire Başkanlığımız iki yıla yakın Milli Eğitim Bakanlığından çocuk gelişim uzmanları davet edilerek Diyanet İşleri Başkanlığı dört kitap hazırladı.
İkisi öğretmenlere, ikisi ise çocuklara yönelik. Sonra, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile 380 saatlik sertifika programı hazırladık. 4-6 yaşa yönelik açmış olduğumuz sınıflarda öğretici olarak bu 380 saatlik sertifikayı alma şartı koştuk. Şu anda bu sınıflara giren bütün öğreticilerimiz hem sertifika sahibidir, hem de annelik şefkatiyle yaklaşsınlar diye kadın öğreticilerden, hanım hocalardan oluşmaktadır” dedi.
4-6 yaş eğitimine önem veriyoruz
Evlatlarımıza verilen dini eğitimin toplumun geleceğini şekillendireceğine değinen Erbaş, “4-6 Yaş kursları bizim hakikaten önem verdiğimiz bir eğitim alanı. Çünkü hepimiz biliyoruz ki çocuklarımıza küçük yaşlarda değerlerimizi öğretmemiz lazım. Sevgi nedir, saygı nedir, sadakat nedir, dürüstlük nedir, yaşlan söylemenin kötülüğü nedir, doğru söylemenin güzelliği nedir? Anne babaya saygı, büyüklere saygı, Kur’an-ı Kerim’in, en azından harflerinin tanıtılması, abdest nasıl alınır, namaz nasıl kılınır. Bizim yaptığımız herkesi din konusunda aydınlatmaktır” şeklinde konuştu.
Orta çağ Batı'yı temsil eder
CHP’li Özgür Özel’in açıklamaların talihsiz olarak nitelendiren Erbaş, “Siyasi kişiler zaman zaman kendi anlayışları doğrultusunda açıklamalar yapıyorlar. Bu husustaki açıklamayı öyle değerlendiriyorum. Talihsiz bir konuşma olmuştur. Orta Çağ’a benzetilmiştir. Orta Çağ karanlığı hemen arkasından gelir ki bu İslam medeniyetiyle alakalı değildir. Tamamen Batı’nın bir tanımlamasıdır. Batı adeta o dönemde İslam dünyasında ilmi gelişmeler zirveye tırmanırken, Orta Çağ’da Batı’da büyük bir karanlık yaşanıyordu. Çocukların din eğitimini Orta Çağ zihniyetine benzetmek kabul edilebilir bir şey değil. Zaten milletimiz büyük tepki gösterdi. Biz de tepkimizi çeşitli vesilelerle gösterdik. Gönül ister ki hiç kimse bu tür yorumlarla milletimizi rahatsız etmesin” değerlendirmesinde bulundu.
Deizm istatistiklere bile girmiyor
Kendi yaptırdıkları araştırmalarda deizm ve ateizmin oranlara bile girmediğini söyleyen Erbaş, “Ateizim konusu çok eskiden beri gündemde ve kendileri kendi çaplarında propaganda yapan bir kurumdur. Dernekleri de var. Bununla mücadelede, doğru dini bilgiyi sünnet çizgisinden anlatmaktan geliyor. Ne kadar çocuğumuza ulaşabilirsek onları bu ateizmden uzak tutmuş oluruz. Biz vazifemizi yaparız gerisini Allah’a bırakırız. Verilen rakamlarının doğru olmadığını söylemek isterim. Deizim konusu gündemimize getirildiğinde bir kanala çıkmıştım ve şöyle söylemiştim: Deizm konusu özellikle imam hatip okullarında arttı denmişti. Bundan 6 ay kadar önce yaptırdığımız araştırmada deist misin sorusuna cevap, orana bile girmedi” dedi.
Allah devletimize zeval vermesin
‘Araç alamıyoruz’ açıklamasının da çarpıtıldığını belirten Erbaş, “Araç konusu tabi bizi üzen bir konu. Zannediyorum 7 sene kadar önce önceki başkanımız Mehmet Görmez Bey’i de son derece üzmüştü belli kesimler. O da kendisine tahsis edilen aracı iade etmişti. Biz ondan sonra mevcut araçlarımızla idare ediyoruz. Bu hususlar yetkililerle görüşülebilir. Devletimize Allah zeval vermesin. Bu konuda idare etmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
3000 FETÖ’cü, PKK'lı ihraç ettik
Dini istismar eden yapılanmalarla amansız bir mücadele verdiklerini kaydeden Erbaş, “Diyanet İşleri Başkanlığından, PKK’ya müzahir 200 kişiyi ve toplamda 3 bin FETÖ’cüyü ihraç ettik. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün en önemli konularından birisi FETÖ, DEAŞ ve PKK gibi terör örgütlerin din istismarcılığına karşı mücadele ve bununla ilgili yayınlar yapmaktır. Burada yaptığımız pek çok yayın var” açıklamasında bulundu.
Gassallık çok önemli bir vazife
İBB’de istihdam edilen DİAYDER’li gassallar ilgili soruya ise Erbaş şu sözlerle cevap verdi, “Terör örgütüne müzahir kişilerin hiçbir kurumda olmaması gerekir. Sizler gibi bizler de milletimizin hangi kurumda olursa olsun terör örgütüne müzahir kişilerin olmasının çok yanlış olduğunu düşünüyoruz. Özellikle gassallık gibi çok önemli bir vazifede” dedi.
Dinler arası diyalog olmaz
Üniversitede görevli olduğu dönemde YÖK’ten gelen ders programında ‘Dinlerarası Diyalog’ dersleri olduğunu söyleyen Erbaş, “Ben o dönemde bile ismini değiştirmiş, ‘Din Mensupları Arasında İlişkiler’ halinde programa koymuştum. Dinler arası diyalog olmaz. Din mensupları arasında ilişkiler, görüşmeler her zaman olabilir. ‘Lekum dinukum veliye din’ bizim önümüzdeki en büyük rehber. ‘Sizin dininiz size benimki bana’ demiş, Peygamber Efendimiz. Dolayısıyla itikadi olarak böyle bir şeyin olması mümkün değil” şeklinde konuştu.
LGBTİ kabul edilebilir değil
LGBTİ’nin kabul edilebilir olmadığını kaydeden Erbaş, “LGBT konusu tabii ki bir Müslüman olarak kabul edilebilecek bir şey değil. Biz de okuyanlarız bizim amacımız doğruyu anlatmaktır. İnsanların bunu kabul edip etmemesi kendilerine kalmış bir şeydir. Neyin doğru neyim yanlış olduğunu İslamiyet penceresinden anlatmak zorundayız. Bu bizim vazifemiz. Nitekim 2020 yılı 24 Nisanında Hacı Bayram Veli Camii minberinden okuduğum hutbemde amacım, bu işi insanları bazı haramlar konusunda uyarmak idi ve bu uyarılarımıza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.