Cevdet Yılmaz açıkladı: Gıda ve sulamaya dev yatırım
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gıda arzını artırmaya yönelik yatırımların yoğunlaştırıldığını belirterek, “Bu çerçevede sulama yatırımlarını ciddi ölçüde artırmış durumdayız” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Sulama başta olmak üzere gıda üretimini, arzını artırıcı yatırımları çok daha yoğun bir şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu çerçevede sulama yatırımlarını ciddi ölçüde artırmış durumdayız" dedi.
Yılmaz, il ziyareti kapsamında, bir otelde düzenlenen "Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı"na katıldı.
Burada konuşan Yılmaz, dünya ekonomisinin, jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve içe kapanmacı eğilimlerin güçlendiği bir dönemden geçtiğini, öte yandan yeşil ve dijital dönüşümün tüm dünyada tartışıldığını söyledi.
Böyle bir ortamda Türkiye'nin politikalarını güçlü bir şekilde hayata geçirmesinin önemli olduğunu belirten Yılmaz, "Bütçe açığımız ve cari açığımız yönetilebilir seviyelerde. Geçen yıl depremle ilgili harcamalara rağmen bütçe açığımızın milli gelire oranı yüzde 2,9 olarak gerçekleşti." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, cari açığın geçen yıl yüzde 1,9'a geldiğini anımsatarak, "Bu da birkaç sene önce yüzde 5'ler, yüzde 6'lar civarındaydı. Dolayısıyla ciddi anlamda cari açığımızın da geriye geldiğini, çok daha yönetilebilir seviyeye geldiğini söyleyebilirim. Son dönemdeki savaş ve bunun enerji maliyetleri üzerindeki etkisi bu sene bir miktar cari açığımızı artıracak ama yine yönetilebilir bir seviyede kalacağına inanıyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif olarak yüzde 19, Türkiye ekonomisinin ise yüzde 35 büyüdüğünü kaydetti.
Yılmaz, temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 278 milyar dolara ulaştığını, hizmet ihracatıyla birlikte toplam ihracatın 401 milyar dolara çıktığını bildirdi.
Merkez Bankası rezervlerinin 7 Ağustos itibarıyla 178,4 milyar dolar olduğunu aktaran Yılmaz, birkaç yıl önce 700 seviyelerine kadar çıkan Türkiye'nin kredi risk priminin (CDS) ise 220 civarında bulunduğunu söyledi.
"GELİŞMELER IŞIĞINDA MAKRO RAKAMLARIMIZI GÜNCELLEYECEĞİZ"
Enflasyonu öncelikli bir konu olarak gördüklerini vurgulayan Yılmaz, 2024'te yüzde 75'i aşan seviyelerden başlayan kademeli düşüşün sürdüğünü dile getirdi.
Temel mallardaki yıllık enflasyonun temmuzda yüzde 16,8'e gerilediğini anımsatan Yılmaz, hizmet enflasyonunda da düşüş eğiliminin başladığını ve oranın ilk kez yüzde 40'ın altına indiğini ifade etti.
Yılmaz, şunları söyledi:
"Enflasyon genel oranda yüzde 31,75 biliyorsunuz. En son Merkez Bankamız bir rapor yayınladı, yıl sonu itibarıyla yüzde 28. Orta Vadeli Programımızda işte tüm bu rakamları yeniden gözden geçireceğiz. Dünyadaki, Türkiye'deki gelişmeler ışığında makro rakamlarımızı güncelleyeceğiz ve toplumla, iş dünyamızla paylaşacağız. Enflasyonla mücadelemizde bütüncül bir strateji izliyoruz. Bir taraftan para politikası, diğer taraftan maliye politikası. Bunların birbirine güç verdiği bir program. Bunları da destekleyecek şekilde yapısal dönüşümler, arz yönlü politikalara da çok büyük önem veriyoruz. Sadece para politikasıyla olmaz. Maliye politikası ve arz yönlü politikalar da çok önemli."
"GIDA İLE İLGİLİ ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR YAPACAĞIZ"
Arz yönlü politikalarda gıda, sosyal konut, enerji ve lojistiği öncelikli alanlar olarak sıralayan Yılmaz, gıda arzının artırılmasının hem vatandaşlar için hem de enflasyonun düşürülmesi açısından önem taşıdığına işaret etti.
Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:
"Sulama başta olmak üzere gıda üretimini, arzını artırıcı yatırımları çok daha yoğun bir şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu çerçevede sulama yatırımlarını ciddi ölçüde artırmış durumdayız. Yine geçenlerde Gıda Komitemizi topladık ve çeşitli kararlar aldık. Artık haftalık bazda fiyat gelişmelerini takip edip, bununla ilgili gerekli birtakım tedbirleri, arz talep gelişmelerini ön uyarı sistemiyle öngörerek, hareket edeceğimiz bir patikada gıda ile ilgili yine önemli çalışmalar yapacağız."
Enerjide yerli ve milli üretimin artırılması, enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi ve lojistik maliyetlerinin düşürülmesinin de programın arz yönlü unsurları arasında bulunduğunu aktaran Yılmaz, "Enflasyon bizim için öncelik olmaya devam ediyor. Kararlı bir şekilde bu politikaları izliyoruz ve bütüncül bir anlayışla bunu hep birlikte başaracağız inşallah. Dışsal koşullar, etkiler olabilir. Bir miktar hedeflerimizden bizi uzaklaştırmış olabilir gerçekleşmeler. Ama bunları zaman içinde telafi edip, çok daha güçlü bir fiyat istikrarını hep birlikte sağlayacağız." dedi.
"YENİ FİNANSAL PAKETLER ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ"
Bu süreçte özel sektör için en kritik meselelerden birinin finans olduğunu belirten Yılmaz, şunları söyledi:
"Şunu düşünüyoruz, bir taraftan bu genel iyileşmeyi sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü bu genel iyileşme olmadan hiç kimseye bir fayda olmaz. Yani fiyat istikrarını sağladıkça, riskleri düşürdükçe finansal maliyetler de genel olarak aşağıya doğru gelecektir. Ama bunu yaparken kritik gördüğümüz alanlarda da seçici desteklerle, seçici politikalarla bu süreci yönetiyoruz. Nedir bu seçici politikalar? İşte çiftçilerimize, esnafımıza sübvansiyonlu kredi sağlıyoruz. Reeskont kredileri, 24'ün altında bir oranda. Yani genel faiz oranlarını burada uygulamıyoruz. Devlet desteğiyle, devletin sübvansiyonuyla daha düşük finansal maliyetler oluşturmaya çalışıyoruz. Sanayicimiz, KOBİ'lerimiz için yeni finansal paketler üzerinde yine sürekli çalışıyoruz."