• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Suriye’nin altındaki dev servet için Türkiye devrede! 2 milyar tonluk stratejik rezerv

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Suriye’nin altındaki dev servet için Türkiye devrede! 2 milyar tonluk stratejik rezerv

Türkiye ile Suriye arasında imzalanan yer bilimleri ve madencilik mutabakatının ayrıntıları dikkat çekti. Humus-Palmira hattında yaklaşık 2 milyar ton seviyesinde olduğu belirtilen fosfat rezervinin çıkarılması, işlenmesi ve dünya pazarlarına ulaştırılması için Ankara-Şam hattında yeni bir dönem başlıyor. Gübre üretiminin temel ham maddelerinden olan fosfat, küresel gıda güvenliği açısından da stratejik önem taşıyor.

Türkiye ile Suriye arasında ekonomik iş birliğini yeni bir boyuta taşıyacak önemli bir adım atıldı. Yer bilimleri ve madencilik alanında imzalanan mutabakat zaptıyla Suriye'nin yeraltı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması için iki ülkenin ortak projeler yürütmesi hedefleniyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın Mayıs 2025'te Şam'a gerçekleştirdiği ziyaretle başlayan sürecin ilk somut sonuçlarından biri olan mutabakat; kritik madenlerin aranmasından çıkarılmasına, işlenmesinden taşınmasına ve ihracatına kadar geniş bir alanı kapsıyor.


Türkiye-Suriye hattında yeni dönem

Diplomatik kaynaklar, Ankara'nın Suriye ile ilişkilerinde yalnızca güvenlik başlıklarına odaklanmadığına dikkat çekiyor.

Türkiye'nin enerjiden ulaşıma, sağlıktan eğitime kadar birçok alanda Suriye'nin yeniden ayağa kalkmasına destek verdiğini belirten kaynaklar, madencilik alanındaki yeni adımın ekonomik ilişkiler açısından stratejik sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor.

Kaynaklar, “Masada çok kritik bir madenin çıkarılması, işlenmesi, lojistiği ve ihracat zincirine kazandırılması var” değerlendirmesinde bulunuyor.


Gözler Humus-Palmira hattında

Anlaşmanın en dikkat çekici ayağını ise fosfat oluşturuyor.

Suriye'nin özellikle Humus-Palmira çevresinde yaklaşık 2 milyar ton seviyesinde fosfat rezervine sahip olduğu belirtiliyor.

Uzun yıllar devam eden savaşın üretim kapasitesini ciddi biçimde düşürdüğü Suriye'de, Türkiye'nin devreye girmesiyle fosfat üretiminin yeniden yükselmesi hedefleniyor.

Planlanan model yalnızca madenin topraktan çıkarılmasını da kapsamıyor. Türkiye ve Suriye'nin fosfatın aranması, işletilmesi, işlenmesi, taşınması ve ihraç edilmesine uzanan bütün değer zincirinde birlikte hareket etmesinin önü açılıyor.

Türk şirketlerine ortak proje kapısı

Mutabakat kapsamında maden kaynakları ve enerji ham maddelerinin aranmasında ortak çalışmalar yürütülecek. İki ülke arasında arama teknolojileri ve yöntemleri paylaşılacak.

Jeotermal enerji, fosfat, endüstriyel ham maddeler ve nadir toprak elementleri alanlarında arama, araştırma, işletme ve uç ürün geliştirilmesine yönelik ortak projeler gündeme gelecek.

Fosfat projelerinin finansmanı, inşası ve işletilmesinde ise Türk kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları ile Suriyeli kuruluşların ortak girişimler oluşturması desteklenecek.

Suriye'de üretilecek kritik ham maddelerin taşınması için ihtiyaç duyulan altyapının kurulması da planın önemli ayaklarından birini oluşturuyor.

Gıdanın geleceğinde kritik maden

Fosfatı stratejik hale getiren temel unsurlardan biri, tarım ve gübre üretimindeki rolü.

Küresel gıda arzının giderek daha kritik bir güvenlik meselesine dönüşmesi fosfat rezervlerinin önemini de artırıyor.

Sektör kaynakları, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki krizlerin önemli üretici ve ihracatçı ülkelerin bulunduğu tedarik zincirlerini daha kırılgan hale getirdiğine işaret ediyor.

Bu nedenle Suriye'deki rezervlerin yeniden üretime kazandırılması yalnızca Ankara ve Şam açısından değil, bölgesel tarım ve gübre piyasaları açısından da önem taşıyor.

Türkiye hem ortak hem müşteri olabilir

Ankara'nın planının Suriye'nin kendi fosfatını çıkarabilmesi, işleyebilmesi ve uluslararası pazarlara ulaştırabilmesini sağlayacak sürdürülebilir bir sistem kurulmasına dayandığı belirtiliyor.

Kaynaklar, yol haritasının başarıyla uygulanması durumunda Türkiye'nin üretim ve altyapı tarafındaki ortaklığının yanı sıra Suriye fosfatının müşterilerinden biri haline gelebileceğine de dikkat çekiyor.

Böylece kurulacak sistemin iki ülke açısından karşılıklı ekonomik fayda üretmesi hedefleniyor.

Suriye'den Irak'a bölgesel kalkınma vizyonu

Türkiye'nin Suriye'deki hamlesi, Irak ile geliştirilen bölgesel kalkınma projeleriyle birlikte değerlendiriliyor.

Ankara'nın komşu ülkelerin yeraltı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması, ulaşım ve enerji altyapılarının güçlendirilmesi ve bölgesel ticaretin artırılması üzerinden yeni bir ekonomik entegrasyon alanı oluşturmayı hedeflediği belirtiliyor.

Diplomatik kaynaklar bu yaklaşımın “kazan-kazan” modeli üzerine kurulduğunu vurgularken, Suriye'nin yeniden inşasıyla Türkiye'nin sanayi, madencilik, lojistik ve enerji kapasitesinin birbirini tamamlayabileceğine işaret ediyor.

Başarıyla uygulanması halinde 2 milyar ton seviyesinde olduğu belirtilen fosfat rezervi, Türkiye-Suriye ekonomik ilişkilerinde yeni dönemin en stratejik başlıklarından biri haline gelebilir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

The

Fosfat para etmiyor her yerde var
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23