Gıda fiyatlarında görülen aşırı artışlar, yerel perakendeciyi de tedirgin ediyor. İstanbul Perakendeciler Derneği (İSTPERDER) tarafından fiyatları kontrol altına almak için monopolleşmenin engellenmesi, üretim planlamasına gidilmesi, gıdada yerlilik oranının yukarıya taşınması tavsiyelerinde bulunuluyor.
Buğra Kardan
Paketli ve paketsiz gıda maddelerine art arda gelen zamlar, rahatsızlık uyandırıyor. Yerel perakendeci, zamlardan dev market zincirlerini sorumlu tutuyor.
Tekelleşmenin önüne geçilsin
İstanbul PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güzeldere, gıda ürünlerinde fahiş fiyat artışlarıyla ilgili yakınmaların arttığına işaret etti. Güzeldere, “Sektör monopolleşmeye gidiyor. Ne yazık ki 5 büyük grup, sektörü domine ediyor. Ülkenin bütün noktalarına giriyor, üreticiye ve tedarikçiye baskı uygulayıp ürün fiyatını tayin ediyor. Bir an evvel monopolleşme girişiminin önüne geçilmeli, rekabet korunmalı” dedi.
Zincirin son halkasıyız
Güzeldere, “Gıda fiyatlarında gözlenen yükselişlerden biz de şikâyetçiyiz. Müşterimize cevap vermekte zorlanıyoruz. Günah keçisi gibi algılanıyoruz. Esasında biz, zincirin son halkasıyız. Fiyatı belirleyen merci değiliz ama yine de müşterimizi zamlara karşı korumak için tüm imkânlarımızı kullanıyoruz. Kâr marjlarımız minimize ediyoruz” diye konuştu. Perakende Kanunu tasarısının artık yasalaşması gerektiğini de vurgulayan Güzeldere, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bizim önerilerimize kulak verilmeli, taleplerimiz karşılanmalı. Bir defa toplam içinde private label ürünlerin payı yüzde 25’e indirilmeli. Küçük üreticinin de ürünlerini raflara sokmasına olanak tanınmalı. Gramaj hileleri önlenmeli. Örneğin bir ürün aynı ambalajla bir markette 750 gram, başka bir markette 630 gram olarak satışa sunuluyor. Bu yanıltıcı, aldatıcı eyleme son verilmeli. Fiyatı sabit tutup gramajı indirenler çok. Bunlara karşı tedbirler alınmalı. Gramaj standardı oluşturulmalı. Örneğin bir paket bakliyat 900 ya da 800 gram olarak değil de 1 kilo veya 2 kilo olarak satılmalı. Yuvarlak rakamlar konulmalı. İlaveten bir ürünün ana kimliği barkod olmalı. Firma, farklı gramajda üretim yapmak için barkod almalı. Şu da hakikat ki farklı farklı gramajlar mevcut. Doğal olarak tüketicinin kafası karışıyor. Burada bir yalınlaşmaya gidilmeli. Denetimler de yaygınlaşmalı.”
Kritik çağrı
Güzeldere, market açılış kriterlerinin kurala bağlanmasını talep etti. Vergi konusunda da adım atılması çağrısında bulunan Güzeldere, şunları söyledi: “KDV giriş ve çıkış tutarsızlıkları önemli bir sorun. Sebzenin, bakliyatın yüzde 1 KDV’yle girdiği marketten yüzde 8 KDV’yle çıkması tüketiciyi de bizi de sıkıntıya sokuyor. KDV denkleştirilmeli. Ancak bu şekilde fiyatlar geriye gelir.
Dışa bağımlılık uyarısı
Ayrıca üretim planlamasına gidilmeli. Gıda, tarım ve perakende stratejik sektörlerden. Bu sektörlerde yerlileşme oranı arttırılmalı. Savunma sanayiinde ortaya koyduğumuz iradeyle yerlileşmede epey ilerleme kat ettik. Gıda, tarım ve perakende sektörlerinde de aynı hamleyi yapmalıyız. Dışa bağımlılığı aşağıya çekmeliyiz. Rafları ithal yerine yerli ürünlerle doldurmalıyız.”
Güzel sınav verdik
İstanbul PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Güzeldere, pandemi döneminde yerel market zincirlerinin iyi bir sınav verdiklerini savundu. Güzeldere, “Ülkemizde ilk vakanın görülmesinin ardından kuru gıda fiyatları uçtu. Biz, hemen duruma el attık ve ‘Ey vatandaşımız stoklarımız yeterli. Ortada problem yok. Fahiş fiyata satanlardan ürün almayın’ dedik. Hatırlanacağı üzere o dönemde Avrupa’da marketler yağmalandı, raflar bomboş kaldı. Şükür ki ülkemizde böyle bir sorunla karşı karşıya kalınmadı. Vatandaşımız, ‘İhtiyacın kadar, uyguna al’ davetimize icabet etti” ifadelerini kullandı.