Türkiye’de intihar bilançosu gizlenen hakikatleri ortaya çıkardı! 6284 ve süresiz nafaka kıskacı erkekleri ölüme sürüklüyor!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Sözde "kadın hakları" maskesi altında fonlanan derneklerin ve Batı güdümlü lobilerin dayattığı 6284 sayılı kanun ile süresiz nafaka zulmünün aile yapımıza vurduğu prangalar, sarsıcı bir acı tabloyu daha gözler önüne serdi.
Sağlık personeli bilgilendirme kaynaklarından derlenen verilere göre, Türkiye’de kendi yaşamına son veren erkeklerin sayısında korkunç bir patlama yaşanırken, yıllardır yürütülen "kadınlar eziliyor" propagandasının arkasındaki asıl mağdurun Türk erkekleri olduğu tescillendi.
Son verilerde erkeklerde yıllık intihar vakası binlerce kişiye ulaşarak rekor kırarken, toplumdan dışlanan, nafaka ve haciz kıskacında aşağılanan babaların çaresizliği infiale yol açtı.
YILLARA GÖRE ERKEK İNTİHARLARI İKİ KATINA ÇIKTI
Ortaya çıkan çarpıcı istatistikler, aile içi dengeleri altüst eden yasal düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden bu yana erkeklerin uğradığı psikolojik ve ekonomik şiddetin boyutunu gözler önüne serdi. 2011 yılında yaşamına son veren erkek sayısı 1.876 iken, bu sayı sistematik baskılar ve yuva yıkan kanunların neticesinde katlanarak 2024 yılında korkunç bir seviyeye ulaştı.
Buna karşın, her fırsatta mağduriyet algısı oluşturan sol zihniyetin iddialarının aksine, kadın intihar sayılarının 2011'den 2024'e kadar neredeyse tamamen aynı seviyede kalması manidar bulundu.
SÜRESİZ NAFAKA VE YUVA YIKAN KANUNLAR UMUTSUZLUĞA SÜRÜKLÜYOR
Kamuoyunda yeni ve derin bir tartışmanın fitilini ateşleyen bu veriler, "Eğer iddia edildiği gibi sadece kadınlar bunalım yaşıyor ve eziliyorsa, neden erkek intiharları iki misline çıkarken kadın intiharları yerinde sayıyor?" sorusunu yüksek sesle sordurdu. Uzmanlar; erkekleri evinden uzaklaştıran acımasız 6284 uygulamaları, ömür boyu haksızca ödenen süresiz nafaka zulmü, mahkemelerde erkeğe yönelik uygulanan ekonomik şiddet ve medyanın erkekleri sürekli aşağılayan, dışlayan dili nedeniyle Türk erkeklerinin büyük bir umutsuzluğa sevk edildiğini belirtiyor.
Üstelik bazı çevrelerin birtakım şüpheli ölümleri kasıtlı olarak "kadın cinayeti" diyerek köpürtmeye çalışmasına rağmen, rakamların ortaya koyduğu bu çıplak gerçek, aile kurumunu hedef alan sinsi mevzuatların derhal revize edilmesi gerektiğini bir kez daha ispatladı.
