• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Pakistan'dan ABD'ye Keşmir resti! Maslahatgüzarı bakanlığa çağırdı

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Pakistan'dan ABD'ye Keşmir resti! Maslahatgüzarı bakanlığa çağırdı

ABD’nin Hindistan Büyükelçisi’nin Jammu ve Keşmir’i “Hindistan’ın bir parçası” olarak nitelendirmesi Pakistan’ı ayağa kaldırdı. İslamabad yönetimi, ABD maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığına çağırarak diplomatik nota verdi. Pakistan, Keşmir’in uluslararası alanda tanınmış bir ihtilaf bölgesi olduğunu vurguladı.

Pakistan ile ABD arasında Jammu ve Keşmir gerilimi yaşandı. ABD’nin Hindistan Büyükelçisi’nin bölgeye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında kullandığı ifadeler İslamabad yönetiminin sert tepkisine neden oldu.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD’li Büyükelçinin Jammu ve Keşmir’i “Hindistan’ın bir parçası” olarak nitelendiren açıklamalarının ardından İslamabad’daki ABD maslahatgüzarının bakanlığa çağrıldığını duyurdu.


ABD'ye diplomatik nota

Bakanlıktan yapılan açıklamada, ABD maslahatgüzarına Pakistan’ın resmi protestosunun iletildiği ve diplomatik nota verildiği bildirildi.

Pakistan yönetimi, ABD Büyükelçisi'nin Keşmir'in statüsüne ilişkin ifadelerini “gerçek dışı” olarak nitelendirerek sert biçimde kınadı ve reddetti.


Pakistan: Keşmir ihtilaflı bölgedir

İslamabad yönetimi, Jammu ve Keşmir’in uluslararası alanda tanınmış bir ihtilaf bölgesi olduğunu vurguladı.

Bölgenin nihai statüsünün tek taraflı açıklamalarla belirlenemeyeceğine işaret eden Pakistan Dışişleri Bakanlığı, çözümün ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve Keşmir halkının iradesi doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini belirtti.


“Washington'ın tutumuyla çelişiyor”

Pakistan, ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarının Washington'ın Keşmir meselesinde uzun süredir benimsediği tutumla da çeliştiğini bildirdi.

Bakanlık, söz konusu ifadelerin ABD'nin uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na bağlılık yönündeki tutumuyla da tutarlı olmadığına dikkat çekti.

İslamabad yönetimi, ABD tarafına Jammu ve Keşmir'in tartışmalı statüsünü dikkate alma ve bundan sonraki kamuoyu açıklamalarını bu çerçeveyle uyumlu şekilde yapma çağrısında bulundu.

Pakistan'ın ABD maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığına çağırarak resmi protestoda bulunması, Keşmir konusunda geri adım atılmayacağına yönelik Washington'a verilen güçlü bir diplomatik mesaj olarak değerlendirildi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Güç Yanılsaması ve Bölgesel Huzursuzluğun Mimarı: ABD’nin Keşmir Çelişkisi! Uluslararası siyaset sahnesi, uzun yıllardır kendi sınırlarının binlerce kilometre uzağındaki topraklarda hak iddia eden ya da hakemlik rolüne soyunan bir gücün müdahalelerine şahitlik etmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın dört bir yanında sergilediği üstüne vazife olmayan konularda fikir beyan etme ve yön verme alışkanlığını bu kez Keşmir üzerinde denemiştir. ABD’nin Hindistan Büyükelçisi’nin Jammu ve Keşmir’i fütursuzca “Hindistan’ın bir parçası” olarak nitelendirmesi, sadece diplomatik bir nezaketsizlik değil, aynı zamanda küresel barışı hiçe sayan bir aymazlıktır. Pakistan’ın bu pervasızlığa karşı ABD Maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığına çağırarak diplomatik nota vermesi, egemen bir devletin haklı ve yerinde bir refleksidir. Keşmir, on yıllardır Birleşmiş Milletler kararlarıyla tescillenmiş, uluslararası alanda tanınmış bir ihtilaf bölgesidir. Washington yönetiminin, tarihi ve hukuki gerçekleri görmezden gelerek masa başında harita çizme gayreti, gittiği her coğrafyaya yalnızca kaos, gözyaşı ve istikrarsızlık götüren o tanıdık "huzur bozma sanatının" son perdesidir. Tarihsel gerçekler, Keşmir'in okyanus ötesinden yapılan günübirlik siyasi açıklamalarla geçiştirilemeyecek kadar derin bir yara olduğunu açıkça göstermektedir. İngiliz sömürge yönetiminin 1947 yılında alt kıtadan çekilirken arkasında bıraktığı bu çözümsüz kördüğüm, nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan bir halkın iradesinin gasp edilmesiyle başlamıştır. Bölge halkının kendi geleceğini tayin etme hakkı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin tarihi kararlarıyla da uluslararası koruma altına alınmıştır. Özellikle 21 Nisan 1948 tarihli ve 47 sayılı BMGK kararı, Keşmir’in askerden arındırılmasını ve nihai statüsünün doğrudan halkın katılımıyla yapılacak özgür ve tarafsız bir plebisit (halk oylaması) yoluyla belirlenmesini açıkça emretmektedir. Takip eden onlarca BM kararına ve uluslararası hukukun açık ilkelerine rağmen Hindistan'ın bu oylamadan kaçması ve bölgeyi baskı altında tutması asıl hukuki ihlaldir. ABD diplomasisi ise bu net hukuki arka planı yok sayarak, küresel kurumların itibarını kendi eliyle bir kez daha ayaklar altına almaktadır. Ancak beyaz saraydaki karar vericilerin anlamakta direndiği çok temel bir gerçek bulunmaktadır. Dünya artık eski dünya değildir ve küresel güç dengeleri hızla değişmektedir. Bugün yeryüzündeki birçok bağımsız güç ve yükselen blok, ABD’nin tek taraflı dayatmalarını, buyurgan kararlarını ve bencilce ortaya koyduğu görüşlerini açıkça hiçe saymaktadır. Kendi iç yapısal krizleriyle boğuşan, borç batağında yüzen ve ahlaki üstünlüğünü çoktan kaybetmiş bir Amerika'nın, Güney Asya gibi hassas bir bölgenin dengeleriyle oynamaya ne gücü ne de meşruiyeti yetebilir. Pakistan’ın sergilediği bu dik duruş, Amerikan hegemonyasının kâğıttan bir kaplandan ibaret olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Kendi sömürgeci geçmişlerinin vizyonuyla hareket eden Amerikan diplomasisi, bu sert kayaya çarpışıyla birlikte uluslararası arenada ne kadar yalnızlaştığını ve sözünün ağırlığını ne denli kaybettiğini acı bir şekilde öğrenmek zorundadır. Keşmir halkının kaderi, okyanus ötesinden dikte edilen çıkarlarla değil, uluslararası hukuk ve adaletle belirlenecektir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23