Osmanlı mirasına Yunan gaspı: Tarihi camiyi kilise müzesi yapıyorlar
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yunanistan, ecdad yadigarı vakıf eserini aslından kopararak Batı Trakya’da kültürel gaspını sürdürüyor... Atina yönetimi, Gümülcine’deki asırlık Gazi Evrenos İmareti ve bünyesindeki camiyi 100 yıllık ihmalin ardından kilise müzesi ve sergi alanına dönüştürüyor.
TAHSİN HAN
Yunanistan yönetimi, Batı Trakya’daki Osmanlı-Türk İslam mirasını sistematik olarak yok etme, tahrif etme ve aslından koparma politikalarına bir yenisini daha ekledi. Gümülcine’nin tam merkezinde yer alan 14. yüzyıl Osmanlı mirası tarihi Gazi Evrenos Bey İmareti ve bünyesindeki cami, Atina hükümeti tarafından Hristiyanlaştırılarak açıkça gasp ediliyor. Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni’nin Gümülcine’de gerçekleştirdiği denetimlerin ardından yaptığı hezeyan dolu açıklamalar, tarihi Osmanlı eserlerinin restorasyon kılıfı altında nasıl bir kimlik kıyımına ve asimilasyona uğratıldığını tüm çıplaklığıyla bir kez daha gözler önüne serdi.
Gümülcine’yi fetheden efsanevi akıncı beyi Gazi Evrenos Bey tarafından 1365-1370 yılları arasında inşa ettirilen ve Rumeli coğrafyasındaki en eski Osmanlı vakıf eserlerinden biri olan tarihi imaret, 1920’li yıllardaki işgal ve mübadele süreçlerinden bu yana yaklaşık bir asırdır (100 yıldır) atıl bırakılarak yıkıma terk edilmiş ve asıl işlevinden tamamen koparılmış durumdaydı.
BUZ FABRİKASI BİLE YAPILMIŞTI
Yüzyıla yakın bir süredir harabeye çevrilen, geçmişte bir dönem buz fabrikası yapılarak hatırası aşağılanan ve atıl vaziyette çürümeye terk edilen bu mukaddes vakıf eseri, şimdi ise Yunan Kültür Bakanlığı eliyle tamamen Ortodoks-Hristiyan kimliğine büründürülmek üzere sözde bir “restorasyon” projesine tabi tutuluyor.
Atina rejimi, asırlık tarihi yapıyı Müslüman Türk azınlığın ibadetine ve vakfiye hukukuna uygun kullanımına teslim etmek yerine; binayı kilise müzesi, Hristiyan koleksiyon alanı, sergi salonu ve gösteri mekanı olarak kullanmak amacıyla restore ettiğini açıkça ilan etti.
Yunan Kültür Bakanı Mendoni, tarihi imaretin sağ ve sol kanatlarının tamamen “kilise tarihi sergi alanı” (eklesiyastik alan) olarak kurgulanacağını açıklarken; yapı bünyesindeki tarihi camiyi ise geçmişteki “buz fabrikası” adı olan “Pagopiio” kelimesiyle anarak “cami” ifadesini kullanmaktan dahi özenle kaçındı.
İbadethane olan camiyi ve Osmanlı vakıf binasını Hristiyan ikonalarının sergilendiği bir gösteri ve sergi salonuna çevirme planı, Atina’nın Batı Trakya’daki Türk varlığına ve İslam mirasına duyduğu derin hazımsızlığı bir kez daha ortaya koydu.
TÜRK İZLERİNİ YOK ETME ÇABASI
Batı Trakya’daki Türk-İslam mimarisinin izlerini silmeyi hedefleyen bu asimilasyon hamlesi, açıkça bir tarihi hafıza ve mülkiyet gaspıdır. Yunanistan, yaklaşık yüzyıldır bakımsız bırakıp atıl vaziyette tuttuğu ecdad yadigarı Osmanlı eserini aslına ve vakfiye amacına uygun restore etmek yerine; Ortodoks kilisesinin ve Yunan kültürünün bir parçası gibi göstererek tahrif etmektedir. Türk azınlığın dini haklarını hiçe sayarak tarihi eserleri Hristiyanlaştıran bu kirli kültürel tasfiye operasyonu, Atina idaresinin bölgedeki Osmanlı-Türk izlerini tamamen silme politikasını açıkça ortaya koyuyor.


